Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Delegenin “İşe Yarama” Dönemi...

Yayınlanma Tarihi : 06 - 12 - 2014 : 09:07
Şahsi kanaatimdir; CHP seçim kazanmış partilere özene özene, kuruluş ilkelerini bir kenara atarak, birilerine benzeye benzeye kaybediyor. Sonuçta da ortaya biraz ordan, biraz bundan adeta bir hilkat garibesi çıkıyor; ne tam sosyal demokrat, ne tam muhafazakar, ne de tam liberal ne de tam demokrat...
 
Şimdilerde parti yönetimi, 12 Eylül Darbesi ile tarihe gömülen ön seçim sistemini, parti tabanının ve parti düşünürlerinin önerisi ile yeniden gündeme getiriyor. Milletvekillerinin, “gerçek milletvekili olması”nın, kendilerini işaretleyen genel merkez yönetimlerine değil, kendilerine oy veren vatandaşa hesap vermesinin, seçmenden puan olmasının ya da “başarısızların çizik yemesi”nin yolu açılıyor. 
Eski dönemlerden hatırlarız ki; önseçim her ne kadar demokrasinin en önemli kurallarından biri olsa da kolay bir süreç, göründüğü kadar basit bir uygulama değildir. Hele Türk insanının, Türk seçmeninin “siyasi anlayış ve kişisellikten kurtulamamış” beklentileri ve hesaplarının ağırlığı ile hareket etmesinin kesinliği dikkate alındığında...
 
Bunun da kaçınılmaz kavgalar çıkaracağı, yumruklaşmalara kadar uzanacağı, her ön seçim bittiğinde kavganın da bitmeyeceği yeni parti içi düşmanlıklara yol açacağı kesin. Bu kavgalı-gürültülü dönemi, siyaset söylemlerini CHP düşmanlığı üzerine oturtmuş bazı partililerin, tepe tepe kullanacağından da eminim.
 
CHP “Master Parti” Olmalıdır...
Ancak önseçim, “demokratlık” iddiasında bulunan her siyasi partinin geçirmesi gereken bir süreçtir, erken başlayan da yol alacaktır. Çeşitli beklenti ve hesaplar içinde “aile fertlerinden her birinin, kendilerini değişik partilerde üye ve delege yazdırdıkları, kim seçim kazanırsa o yöne ağırlık verme gerçekliği de bir seçmen veya vatandaş kalitesi” olarak karşımızda dursa da...
Partinin yaşını başını almış, makam ve mevkilere doymuş, parti içinde “seçim kazanan”lara benzeme gayretleriyle tezgaha konan eksen kaymasından rahatsızlık duyan aydınlar da ön seçimin şart olduğuna inanmaktadır. Onların da gönüllerinde yatan, Yüce Atatürk’ün mirası olan, ilkeleri kesin çizgilerle belirlenmiş, 6 okla sembolleştirilmiş CHP’nin, demokrasi uygulamalarıyla başka partilere de örnek olacak bir “master parti” durumuna dönüşüdür.
Ege’de Son Söz Haber Portalı muhabirlerinden Fatih Yapar, CHP içinde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından resmen ilan edilen “ön seçim” değerlendirmesi için, milletvekilliğine, bakanlığa, parti meçlisi üyeliğine kadar yükselmiş “ön seçim ürünü” eski tüfeklere mikrofon uzatmış.
 
 
Çocukları, Torunları Düşünme Zamanı...
Örneğin; hileli, oy pusulalarının çöp konteynırlarında uçuştuğu bir “kirli bir seçimi” kaybettikten sonra aktif siyasetten çekilen eski bakan, eski milletvekili, eski belediye başkanı Yüksel Çakmur gibi bir ülke aydınının tespitleri dikkate değer cinsten:
Türkiye’nin ihtiyacı olan demokrasi, özgürlüktür. Çıkıp ‘halk bilmez, taban bilmez’ fikri sona erdirilmelidir. Toplumsal değişim şart. Partinin kayıtlı üyeleri var. Üyelerin bir görevi var. Bu da yargı güvencesinde tüm üyelerin sandığa gitmesidir. Milletvekili listesini örgüt yapmalıdır. Dört yıl sonra değişimi yine taban yapsın. Tepeden kimse değiştirmesin. Önseçim örgütü ayağa kaldıracaktır.
Makamların tamamı kendilerini oraya getirenlere minnet borcu ödeme yeri değildir. İşte gerçek demokrasi de budur.
Çıkıp nasıl önseçim yapılacağı tartışmak doğru değildir. Türkiye zor günlerden geçiyor. Halka inanmak gerekiyor. Ben evlatlarımı, torunlarımı düşünüyorum. Türkiye’nin geleceği için, karanlıktan aydınlığa çıkmayı düşünüyorum.
Artık 34 yıldır bir işe yaramayan parti üyesinin, parti delegesinin kıymete binme zamanı. Türk demokrasisine hayırlı olsun... 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN