Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bedelli Askerliğin Adaleti Var mı?

Yayınlanma Tarihi : 05 - 12 - 2014 : 09:07
Başbakan Davutoğlu durup dururken, bütün kürsülerin en hassas konusunu sahipleniverdi. Sürpriz bedelli askerlik kararını kürsüden tebliğ etti. Bütün açıklama otuz saniye sürdü.
Bu çok ani ve şaşırtıcı bir düzenlemedir: Çünkü bizzat Başbakan’ın kendisi, çok kısa bir süre önce, fakirlik edebiyatının hassas tesirini ve ikna kıstasını kullanarak, bedelli askerliğin söz konusu olamayacağını söylemişti.
Parası olmayan fukara evladının, acıklı talihsizliğini ileri sürerek siyasal ve toplumsal duyarlılığın doruklaştığı ucuz siyaset modeline ahlaki ve insani ölçütler katmayı denemişti.
Şimdi tam tersine bir hükümet tebliğnamesi okur gibi “bedelli askerlik müjdesi” verdi.
Söylediğinin Türkçesi şudur: “Ey yurttaşlar, kör talihli dünyada parası olan düdüğünü çalar; olmayan ise milletin gözü önünde devletin bütün hizmetini üstlenir. Hay sen var olasın aslan yürekli Mehmet’im...” 
***
Peki, işin bir de “cihet-i askeriye” bahsi vardır. Ve bu cihetin bu bahisteki yeri nedir? Fikri nedir? Zikri nedir? Akıbeti nedir?
TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri), Suriye ve Irak’taki çatışmalar başta olmak üzere bölgesel risklerin arttığı bir dönemde bedelli askerlik olayına olumlu bakmıyordu. Bu konumu, önce Türk kamuoyuna, sonra da hükümet erkânına hissettirmişti. 
Bu tavrın etkinliğini sağlamak amacıyla halkın bilgilendirilmesini bilhassa çok önemsediğini öne sürmüştü. Şimdi aynı hassasiyeti pekiştiren açıklamalarla durum tahliline kolaylık getirmeye çalışıyor.
Yani diyor ki “bedelli askerlik” konusunda TSK’nın bir talebi ve/veya dahli yoktur. Hükümet bu işi tek başına düzenlemiştir (ya da halk diliyle tezgâhlamıştır) demeye getiriyor.
Hatırlayacaksınız, Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel, 30 Ağustos resepsiyonunda bedelli askerlikle ilgili sorulara, “bize yapılmış resmi bir müracaat veya bir çalışma yok şu anda” cevabını vermişti.
İşin aslındaki durum ise farklılık gösteriyor. Genel Kurmay Başkanlığı yaptığı değerlendirmeler sonunda, (açıkça anlaşılıyor ki) bedelli askerlikten yana değildir.
Ve bu yola gidilmesinin siyaset isabetsizliğini başbakanlık yolu ile hükümete ve cumhurbaşkanlığı katına iletmiştir.
***
Başbakan Davutoğlu’nun bu konuda yaptığı açıklamaya göre; toplanan para, (iddiaya göre) kuruşuna dahi dokunulmaksızın, savunma sanayi yatırımlarına aktarılacakmış.
İşin bu yanı, bu tür hassasiyetlerin teskininde sıklıkla kullanılan bir sakinleştirme yöntemidir. Ama halk biliyor ki, bu kavanoz dipli dünyanın düzeninde, parası olan arabasını dağdan aşırıyor, olmayan düz yolda şaşırıyor...
Bir zamanlar Davutoğlu “Fakir çocuğunun askerlik yapması, zengin çocuğun bedel ödeyerek askerlik yapmaması olmaz” ifadesini kullanmıştı.
Öyle anlaşılıyor ki, başbakanlığının kısa tarihi içinde kendini tekzip sanatının doruklaştığı örnek penceresinden geleceğe bakar, halimizin “vay ki, ne vay” olduğunu görüyoruz.
Hüküm cümlesi: “Kara bahtım, kem talihim! Ağustosta suya girsem, balta kesmez buz olur...”
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN