Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Dostlar Kutlamada Görsün

Yayınlanma Tarihi : 05 - 12 - 2014 : 09:06
Acil olarak bir günü ya da haftayı kutlamak istesek, bizim takvimde asla yer bulamayız.
Baktım, bütün günler dolmuş, bütün haftalar parsellenmiş.
O kadar çok kutlamamız var ki, her şeye bu denli duyarlı olmamız insanı duygulandırıyor doğrusu!
***
l Sessiz Dünya Sakinleri Günü’nden, Dünya Kıble Günü’ne..
l Dünya Sulak Alanlar Günü’nden, Dünya Aşk Günü’ne..
l Dünya Güneş Günü’nden, Dünya Kaynanalar Günü’ne..
l Dünya Fakirler Günü’nden, Dünya Ruh Sağlığı Günü’ne dek her sene 130’a yakın kutlamamız bulunuyor.
***
Bunların işe yarayıp yaramadıkları önemli değil.
Mühim olan kutlamak..
Fakat, benim tuhafıma giden nokta şu..
Biz neyi kutlasak, o alanda aslında perişanları oynuyoruz.
Bırakın o günleri kutlamayı, normalde ağlaşmamız lazım..
***
—Mesela Dünya Engelliler Günü..
Nüfusun yüzde 12’sinin engelli olduğu ve engellilerin yaşamakta bile zorlandığı ülkemizde neyi kutluyoruz?
—Mesela Öğretmenler Günü..
Onbinlerce öğretmenin açıkta, işsiz ve parasız olduğunu bildiğimiz halde, neyi kutluyoruz?
—Mesela Organ Bağışı Haftası..
Bu alanda gelişmiş ülkelerin en altında yer aldığımız halde, neyi kutluyoruz?
—Mesela Dünya Kadınlar Günü..
Kadına şiddette, kadın cinayetlerinde bir numarayken, neyi kutluyoruz?
—Mesela Trafik Haftası..
Her sene en az 10 bin kişi trafikte ölürken ve bu alanda dünya şampiyonuyken, neyi kutluyoruz?
—Mesela Dünya Çevre Koruma Günü..
Her türlü yeşil alanı, tarım arazisini inşaata çevirirken, zeytinlikleri bile yok ederken, neyi kutluyoruz?
—Mesela Gazeteciler Günü..
Yüzlerce gazeteci kovulurken, yüzlercesi hapis yatarken, neyi kutluyoruz?
—Mesela İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası..
100 bin çalışan başına ölümlü iş kazalarında Avrupa birincisi, dünyada ise üçüncü sıradayken, neyi kutluyoruz?
—Mesela Dünya Çocuk Hakları Günü..
Çocuk işçilerimiz, çocuk gelinlerimiz, çocuk tacizleri, çocuk istismarı, çocuk şiddeti önümüzde duruyorken, neyi kutluyoruz?
Neyi..
 
 
O Lekeyle Başbaşa Kaldı
Şarkıcı Yavuz Bingöl bugünlerde konuştukça batıyor, battıkça konuşuyor.
Daha doğrusu, uzun süreden beri zaten batıktı, şimdi ise iyice dibe vurdu.
Hürriyet’te Ahmet Hakan’a verdiği röportajda, 16 yaşındaki Berkin Elvan’ın katledilmesini neredeyse onaylıyor, Berkin’in annesinin mitingte yuhalatılmasını da doğru buluyor.
Sözleriyle büyük tepki çeken şarkıcı aynen şöyle diyor:
***
—Erdoğan, Berkin Elvan’ın annesini yuhalattı, çünkü onun da ölmüş annesine küfredilmişti. Burada Tayyip Bey’in duygusallığı rol oynuyor. Sokaklarda ölmüş annesine küfredildiği zaman ertesi gün o da Berkin Elvan’ın annesini yuhalattı. Bu çok insani bir şey.
***
Gezi eylemlerinde takındığı şaşırtıcı tavırlardan ve ettiği laflardan sonra, başta Alevi semtlerinde olmak üzere, Yavuz Bingöl’ün ismi pek yerden, parktan, sokaktan, tabeladan silindi.
Bu röportajla birlikte ise, kalplerden ve vicdanlardan da tamamen silinmiş oldu.
Artık ne yapsa kendini aklayamaz, parçaladığı gönülleri yeniden kazanamaz.
Hele kardeşinin kendisine verdiği “ah anacım, bir gün alzheimer olduğuna sevineceğim hiç aklıma gelmezdi” tepkisini nasıl hazmedecek bilemem.
Bu lekeyle başbaşa kaldı.
 
 
Taraftar Haklı Çıktı
Bu sezon futbol maçlarındaki seyirci sayısı yok denecek kadar azaldı.
En önemli karşılaşmalarda bile tribünler dolmuyor, çok az sayıda seyirci maça gidiyor.
Geçen sezonlar ile arada dağlar kadar fark var.
Artık tribünleri dolu dolu görmek pek mümkün değil.
***
Futbol izleyicileri büyük boşluğun sebebi olarak, bu sezon çıkartılan “Passolig” uygulamasını gösterdiler hep..
Sistemin seyirciyi azaltmak için kasıtlı yaratıldığını, Passolig ile fişlenme yapıldığını ileri sürdüler.
O yüzden de maçlara gitmediklerini açıkladılar.
 
Futbolu yönetenler bu iddiayı her seferinde reddetseler de, dün baklayı ağızlarından kaçırdılar.
Üstelik, bunu yapan da futbolun en tepedeki patronuydu.
Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, Spor Bakanı ile birlikte 1. Lig kulüplerinin başkanlarını ağırladıkları toplantıda, Passolig sayesinde “istemedikleri seyircilerin maçlara gelmediğini” itiraf etti.
“Seyirci ortalamasında istemediğimiz seyirciyi çıkartırsanız aslında düşüş yok” diyerek de, Passolig’in amacına ulaştığını anlattı.
***
Bu açıklamaya bakıldığında, taraftarların iddiasının doğru olduğu ortaya çıkıyor.
Demek ki Passolig bilinçli olarak getirilmiş, seyirci sayısı da isteyerek ve bilerek düşürülmüş.
Garip ama gerçek..
 
 
Yalakalık Bulaşıcı mı?
—NASA’nın Mars’a gönderdiği uzay aracının çektiği fotoğraflarda, bir kaya parçasının görüntüsü Obama’ya benziyormuş.
—Ben de bu durum sadece bize özgü sanıyordum. Meğer “yalakalık” koskoca NASA’ya bile sıçramış!..
 
 
Sağcı-Solcu Ayrımı Yok
—Araştırmalara göre, solaklar, aynı işte çalıştıkları sağ elini kullanan kişilere oranla yüzde 12 daha az kazanıyorlarmış.
—Bu araştırmanın Türkiye’de geçerliliği yok. Bizde nereni kullanırsan kullan fark etmez, hep az kazanırsın!..
 
Kocaya Bak Eşini Al
—Galatasaraylı Sabri’nin eşi, Lamborghini’siyle Nişantaşı sokaklarını inletmiş, ters yollara girip trafiği kilitlemiş.
—Ne var bunda canım.. Sabri de yıllardır futboluyla ve yaptığı ortalarla G.Saray’ı inletiyor, ondan örnek almıştır!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN