Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Siyasette Kahkaha Hüzünleri

Yayınlanma Tarihi : 01 - 12 - 2014 : 09:03
Her kahkahada biraz hüzün vardır. 
Bazen kahkahada, haksızlığın sabrı boy atar. Bazen ıslak gözlerin ayıbını gizleyemeyiz. Bazen de kahkahada, adalet ihlalinin ayıbı ve acısı teşhir olunur. 
Tayyip Bey yaklaşık on iki yıllık başbakanlık tecrübesiyle ve rekor kıran siyasi hüviyetiyle cumhurbaşkanı seçildi: Cumhuriyetin otuzuncu başbakanı; bugün, cumhuriyetin on ikinci cumhurbaşkanıdır.
İlk tecrübesini; boşalttığı başbakanlık koltuğuna hangi siyasi ehliyeti, hangi makbul iradeyi, hangi makul tercihi ve hangi medeni nezaketi yerleştireceğinde gösterecekti. 
Tayin edeceği yeni başbakan ile dikkat çekecek ve siyasette en fazla aranan “eylemde isabet” bahsinin ustalığını bu mahiyet ve muhtevada sergileyecekti. 
***
Türk siyasetinde başbakanlık tayininin isabet tartışması bir süre yapılmaz. Tartışmalar geleceğe ertelenir. İşlerin gidişatı, adeta oluruna bırakılır. 
İlk iş olarak yeni atanan başbakanın önce ifadesine bakılır. 
Sonra ifadenin içeriğindeki iradenin mahiyetine bakılır. 
Sonra bu mahiyetin faaliyetine bakılır.
Sonra bu faaliyetin nezaketine bakılır.
Eğer bu silsile, düzgün ölçekli ve uygun zamanlı olarak yerine getiriliyorsa, başbakan tayininin “yerindeliği” kabul görmeğe başlar. Veya aksi olur...
Cumhuriyet doksan bir yıllık geçmişinde otuz başbakan gördü.
Bu başbakanların her biri, bu “muhteva silsilesinde” bir sırat köprüsünden geçer gibi geçtiler. Aldıkları notlarla, ebediyetin sabırlı tahlil sürecine terk edildiler...
Her sabırlı siyaset tahlili; başlangıçta çok hoşgörülü görünür; ama her “sabır” içten içe bir “tavır” takdirini harekete geçirir. 
Halkın daha sonraki iradesinin nasıl gelişeceğini bu tavra bakarak tahlil edebilirsiniz.
Eğer halk, bir başbakanı tavır ve karar bahsinde başarısız buluyorsa; bunun siyasi sorumluluğunun yarısı başbakana, diğer yarısı da onu bu göreve getiren makamın sahibine aittir.
Bu söz, tek parti iktidarlarında geçerlidir.
Ve Türkiye, on iki yıldır tek parti süzgecinden geçirilip bugüne getirilmiştir.
***
Peki, hangi olay Türkiye’de bu “muhteva silsilesinin” çok kısa sürede ağır aksak hale dönüştüğünü sergiledi?
Davutoğlu, İslami terminoloji ile siyasi rakiplerini sığaya çekmek merakını çok erken sergilemeye başlamıştı.
Bu sığaya çekmekte eğer maharet isabetli değilse, bizzat kendinizi zora sokmuş olursunuz.
Nitekim bu manzara Davutoğlu’nun kısa başbakanlık döneminde erken tezahür etti. İlk fire olarak 76 milyon seçmen, gözlem ve irade kantarında tartılmaya başlandı.
Örneğin siyasi rakiplerine kudret sergileme tuzağı kurmaya başladı. Devlet Bahçeli’ye adeta “sıkıysa Tunceli’ye git de görelim” dedi. Yani “sen Tunceli’ye gidemezsin” dedi. “Tunceli, seni sokağına adım attırmaz” dedi... 
***
Devlet Bey, refakatindeki siyasi kadroyla birlikte Tunceli’ye gitti...
Devletin simge şahsiyetini ziyaret etti. Kentin valisinin şahsında Tuncelililere Cumhuriyet Parlamentosu’nun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iftiharlı mensubiyetinin selamını sundu. Saygısını sundu...
Sonra ne oldu?
Davutoğlu hiç ihtimal vermediği bir ihtimalin tahakkuk yükünü omuzlayacağı yerde bu kez, farklı lisan ile güya ziyareti küçümsemeye başladı.
Zoraki istihza merakı kadar sahibini yanlışlığın karanlık dehlizine sokan kantar ve dirhem bütünlüğü yoktur.
***
Tayyip Bey başbakan iken rakiplerine, “Sivas’ın ötesine geçebiliyor musunuz” diye yüklenirdi. Bir tür siyasi mahiyeti sığ, “mesafat-ı baide bilmecesi” sorardı.
Başkasının deneyiminden yararlanmak aklın işidir. Ama bunun isabet hükmü, taklidine mana katmaz...
Davutoğlu da bu taklit merakında sorduğu soruya hiç beklemediği bir cevap alınca, siyaseten isabetsizlik patikasında zorlandı.
Gerçi yüzüne bir tebessüm sureti yerleştirmişti; ama o da biliyordu ki, her kahkahada bir hüzün vardır...
Şair diyor ki, 
 
“Hüznün bize bir zahmeti var; zulmete benzer...
Mana sunuyor sanma sakın; külfete benzer...”
Her kim ki gönül bahçesinin hakkını bilmez;
 Hikmet sanılan sözleri bir zillete benzer...” 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN