Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Dersim’e Bağ Bağışı

Yayınlanma Tarihi : 25 - 11 - 2014 : 09:14
Siyasetçinin hoş görünme merakı içinde olması sadece bize mahsus değildir. Dünyanın her ülkesinde bu üslup ve ifade tekrarı, siyaset bohçasının açıldığı her zeminde dikkat çeker. 
Davutoğlu, bu üslubun yoğun örnekleri ve vaat dizisiyle gündeme geldiği son Tunceli ziyaretinde bağış furyasıyla, hiçbir siyasetçinin gündeme getirmediği bir manzara değişikliği sergiledi.
“Siyaseten” bu bağış modelini anlayışla karşılamanız gerekir.
Peki, meseleye “hakikaten” bakarsanız aynı rahat düşünce ve ifade etkinliğinden söz edebilir misiniz?
Davutoğlu gezi programında bir “alevi açılımı” gerçekleştirmek istedi. Tunceli’yi bu amaçla uygulama alanı seçti: Çünkü CHP’ye yüklenecek en hassas konu olarak Tunceli’den daha iyisini bulamazdı.
Neden? Çünkü her vesile ile Dersim olayını katliam olarak takdim eden bir cinayet hesaplaşmasını gündemde sıcak tutuyordu. 
Kılıçdaroğlu’nun memleketi olması nedeniyle, bu emeli kaşıyarak, en önemli siyasi rakibini zora sokmanın kurnazlığını değerlendirmiş olacaktı. 
Bu amaçla ifade öncüllüğünü abartarak ve “Dersim, modern kerbaladır” diyerek hem dini, hem ırki bir muhasebeden kendisine uygun bir siyasi mizan çıkarmayı denemişti. 
***
Ama siyasette öyle bir eylem türü vardır ki, makul üsluba bu eylem türünü eklerseniz, işin ölçüsünü kaçırırsınız.
Önce gelin makul üsluptan maksadın ne olduğunu  anlatayım:
Başbakan’ın Tunceli ilinde cem evini ziyaret etmesi çok tabiidir. Kentin üniversitesini ziyaret etmesi de çok tabiidir. Orada konuşması da çok tabiidir. 
Hatta bu konuşmanın içine abartılı siyaset yerleştirmesi de mazur görülebilir.
Bay ve Bayan Davutoğlu ikilisinin Seyit Rıza’nın torunlarıyla sohbet etmesi de insani davranıştır.
Hazır fırsat eline geçmişken, bolca siyaset terkipleri vaat etmesi de hoş karşılanabilir.
Bağ bağışlar gibi her talebe evet diyen yaklaşımla kendine ve simgelediği siyasete taraftar kazanmak istemesi de makul görülebilir.
Ama ülkenin yerleşik siyaset değerlerini, eğitim önceliklerini ve kültürel varlığını bol keseden bağışlama sistemine kurban etmeye başlarsa, işin olmazlığını yavaş yavaş gündeme getirmeye başlamış olur ki, buna kimsenin itibarı olmaz.
***
Tunceli halkı da enayi değil ya, Başbakan dedi diye, her söylediğini gerçekleştirecek kadar kudretli olup olmadığını sıygaya çeker. Çünkü geçmiş deneyleriyle çok isabetli olarak ölçüp biçmiş ve işin doğrusunu öğrenmiştir.
Başbakan diyor ki, madem istiyorsunuz, üniversitenin adını da değiştireceğim. Artık Tunceli üniversitesi olmayacak; onun yerini “Munzur” üniversitesi alacaktır.
Bu üslup inandırıcı değildir. Çünkü ve acaba Davutoğlu Başbakan olarak Tunceli’ye bir daha ne zaman uğrayacaktır?
Takdiri ilahi her şeye hâkimdir. Kim bilir belki bir daha Tunceli’ye uğramak bile nasip olmayabilir.
Eğer, Tunceli Üniversitesi’ni, bünyesinde tıp ve hukuk eğitimi verecek kadar yüksek düzeyde ve derin etkinlikte bir eğitim seviyesi sağlayabiliyorsan makbul hizmet budur.
İsim değişikliğinin eğitim seviyesine hiç katkısı olmaz. 
Zaten akıllı Tuncelililer de bu baştan savmaya itibar etmez...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN