Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Spor Bakanı’na İzmir Turu Attırmak Lazım

Yayınlanma Tarihi : 19 - 11 - 2014 : 13:37
Çünkü, açıklamalarından kenti hiç tanımadığı ve bilmediği belli oluyor.
 
Ona sunum yapanların, İzmir’in sorunları ve isteklerı hakkında yarım yamalak bilgiler ilettikleri açıkça anlaşılıyor.
Son TBMM Bütçe Komisyonu’ndaki konuşmasında, Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç’ın Atatürk Stadı hakkında söyledikleri, kendisine ne kadar eksik ve yanlış bilgi verildiğinin son kanıtıdır mesela...
 
Bakan Bey, Atatürk Stadı’nın şu anda kullanımda olduğunu ve bakımının bittiğini duyurdu o konuşmasında..
Çünkü kendisine öyle anlattılar.
 
Ama eminim ki, stadın bakımı biten halini ve saha zeminine yapılan cılız müdahaleyi kendi gözleriyle görseydi, böyle bir cümleyi asla kurmazdı.
 
Atatürk Stadı’nın hiç bir sorunu yokmuş gibi bir duruş sergilemezdi.
Bakan Bey’e bilgi aktaranlar..
Atatürk Stadı’nın, depreme dayanıksız raporu verilen Alsancak Stadı’ndan beter olduğunu..
Tribünlerinin döküldüğünü..
Duvarlarının çürüdüğünü..
Tuvaletlerinin rezil halde bulunduğunu..
İçinin leş gibi koktuğunu..
Her yerinin aktığını..
Zemininde amatör maçların bile oynanamayacağını..
Söylemiyorlar tabii..
O yüzden diyorum ki..
Ay sonunda İzmir’e gelmesini beklediğimiz Bakan Kılıç’a, öncelikle geniş çaplı bir İzmir turu yaptırılsın.
Mevcut bütün stadların yeri gösterilsin, doğru bilgilerle donatılsın.
Yeni stad için önerilen bölgeleri de görsün, incelesin.
Ama siyasi gözlerle değil, gerçekçi olarak..
Hatta, bence bu geziyi uzmanlarla ve Kocaoğlu ile birlikte yapsınlar.
Yanlarına başka kimse almasınlar.
Bu turdan sonra, Bakan Bey’in İzmir’i çok daha iyi anlayacağını ve kavrayacağını düşünüyorum.
 
Bilime Güvenirsek Siyasiler Ne Yapacak
 
Ege Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Mustafa Güçlü son zamanlarda hep aynı vurguyu yapıyor:
Kardeşim, İzmir’de sürekli gerginlik çıkarmaktan vazgeçelim.
Barış ve uyum içinde çalışalım.
Stad, çöp, liman vs. gibi tartışmalarda bilimsel verilere göre hareket edelim.
Güçlü şahane bir konuya değiniyor ve tüm bu sıkıntılardan kurtulmak için çözüm yolunu da gösteriyor.
Her konuşmasında “bilim, bilim, bilim” önerisi getiriyor.
Kendisiyle aynı fikirdeyim, yüzde yüz katılıyorum.
Çöp tesisinin nereye yapılması gerektiğini..
Stadların hangi bölgelere inşa edilmesinin doğru olduğunu..
Kruvaziyer limanının nerede daha uygun çalışacağını..
Bilim adamlarından, uzmanlardan daha iyi kimse bilemez.
Fakat, Güçlü’nün atladığı bir nokta var.
Biz bu işleri akıl, mantık yoluyla  çözersek eğer..
Biz bu meselelere bilimsel verilere dayanarak yaklaşırsak eğer..
Biz bu problemleri sağlıklı yöntemlerle yürütürsek eğer..
O zaman siyasiler ne yapacaklar?
Olayın bu tarafını hiç düşünmüyorsun Mustafa Abi!..
 
Çürütmeyin, meslek okuluna dönüştürün
Bütün resmi açıklamalardan anladığım şu ki..
 
Biz dün o haberi yayınlamasaydık daha senelerce kimsenin kılı kıpırdamayacaktı.
47 yıl eğitime hizmet verdikten sonra 4 yıl önce kapatılan Çanakkale’nin Çan ilçesi Kirazlı Köyü’ndeki yatılı okul, herkesin gözü önünde çürütülmeye devam edilecekti.
 
16 derslikli, iki katlı, lojmanlı dev bina içindeki eşyalarıyla, sıralarıyla, kara tahtalarıyla, yataklarıyla, ranzalarıyla tamamen kaderine bırakılacaktı.
 
Neyse ki, Milli Eğitim’deki sorumsuzluğu ve savurganlığı ucundan yakalamayı başardık.
Çanakkale’nin yeni İl Milli Eğitim Müdürü Zülküf Memiş en azından sıkıntıyı çözme gayreti içine gireceğini gösterdi.
Okulun Kirazlı Muhtarlığı’na devredilip, sosyal ve kültürel amaçlar için kullanılmasını gündeme getirdi.
Tabii Milli Eğitim Bakanlığı devir için izin verirse..
Ancak bizim bürokrasinin ne yapacağı belli olmaz.
Devir yerine okulu çürütme tercihi devam da edebilir, ki o karara da hiç şaşırmam!..
Aslında işin doğrusu, okulu yeniden açmaktır.
Mesela, burası gayet rahat bir meslek okuluna dönüştürülebilir.
Türkiye meslek okulu eksikliğinden inim inim inlerken, Kirazlı bu doğrultuda değerlendirilebilir.
Müdür Memiş’in daha çok bu yönde çalışmasını beklerim.
Gelişmeleri adım adım takip edeceğiz bakalım.
 
Uzmanları Çözemedim
 
Öfke, depresyon, sıkıntı, yalnızlık gibi negatif duygu durumlarında; ‘fazla yemek yeme’ davranışına giriyormuşuz.
Sinirli olduğumuzda aşırı yemek yiyormuşuz.
Stresliyken, rahatlamak için kabuklu ve ses çıkartan yiyecekleri tüketiyormuş.
Oysa bunlar yanlış hareketlermiş.
Rahatlamak için yemek yerine, sokağa çıkıp yürümeliymişiz veya dans etmeliymişiz.
Bu uzmanlar da bir alem vallaha..
Önerdikleri gibi kalkıp yürüyüşe çıksak; o sinirle sokakta ya birileriyle kavga ederiz ya da dalgınlık yüzünden bir arabanın altında kalırız.
Durduk yerde salonda dans etmeye kalksak; hamlık nedeniyle ya bileğimizi burkarız ya da dizimiz döner.
O yüzden..
Evde mis gibi çerez, cips dururken, bunlara gerek var mı!..
 
Dış görünüşe Aldanma
 
Şarkıcı Hadise, manken Özge Ulusoy’un eski sevgilisiyle “Gizli Kalsın” isimli mekanda yakalanmış.
Kaçamağı yapmak için mekanın adına güvenmiş ama tutmamış işte!..
 
Ne Yapsın Daha Amatör
 
Liverpool’un Türk oyuncusu Emre Can, görüntü alınmasını engellemek için cep telefonunun ışığını objektiflere tutmuş.
Buralara daha yeni düştü de ondan.. O da diğerleri gibi zamanla pişecek, değil cep ışığı, projektör tutsa fotoğraf çekimini engelleyemeyeceğini öğrenecek!..
 
Siz Nasıl İsterseniz
 
“Seni Seviyorum Adamım” filminde bol bol öpüşen başrol oyuncuları, “öpüşmek bizim için el sıkışmak gibi” demiş.
Vallaha sizin için öyleyse, bizim için hiç sorun yok.. Ne kadar el sıkışırsanız, o kadar hoşumuza gider ayrıca!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN