Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Tahtalı’nın Ankara’da Ne İşi Var?

Yayınlanma Tarihi : 15 - 11 - 2014 : 09:04
İzmir’in deneyimli politikacısı, CHP Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Aytun Çıray, İzmir’in en önemli su kaynağı Tahtalı Barajı çevresindeki kirlenmeyi ve kaçak yapılaşma iddialarını Ankara’ya taşımış ve Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin cevaplaması istemiyle sorular yöneltmiş;
 
Tahtalı Su Havzası’ndaki su koruma alanında, havzanın kirliliğine neden olacak kaçak yapılaşmalar yapıldığı iddiaları doğru mudur?
Tahtalı Barajı havzası içerisinde ÇED raporu olmayan kaçak, ruhsatsız ve izinsiz yapılmış kaç iş yeri bulunmaktadır?
Tahtalı Su Havza’sında ruhsatsız olarak faaliyet gösteren ve havzadaki içme suyunu yer altından çekerek yoğun miktarda su tüketip kirli sularını da havzaya boşalttığı iddia edilen firma tespit edilmiş midir? Tespit edilmiş ise bu işletmenin faaliyetleri durdurulmuş mudur?
Biliyoruz ki; Tahtalı Barajı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, dolayısıyla bağlı kuruluşu İzmir Su ve Kanal İdaresi’nin (İZSU) yönetim ve denetimi altındadır. Dolayısıyla Çıray’ın sorularının muhatabı da İzmir’dedir.
CHP Milletvekili’nin, İzmir’in CHP’li belediyesinin yetkililerine durumu anlattığı halde, ortaya koyduğu soruna gerekli ilgi ve alakayı göremediği için mi bir “adres şaşırması” yapmış, bunu henüz bilemiyoruz.
Ancak İzmirli başarılı gazeteciler, Çıray’ın soruları arasında yer alan “kirletici bir tesis”ten hareket ederek “kirletici odaklar” arasındaki o tesisi bulmuş ve İzmir’in suyu açısından dehşet verici gerçeklere ulaşmıştır.
Menderes İlçesi sınırları ve Tahtalı Barajı Mutlak Koruma Alanı içinde bulunun bir otomobil yıkama tesisi, havzadan çektiği suya çeşitli kimyasallar karıştırarak kullanmakta, atığını da baraj havzasına vermektedir.
 
Mühür Sökmek Ku Kadar Kolay
 
Devamı daha da dehşet vericidir:
Durumu bilen Menderes Belediyesi ve İZSU yetkilileri harekete geçiyor. Menderes Belediyesi, geçtiğimiz Ocak’ta söz konusu tesis hakkında kapatma kararı veren Menderes Belediyesi ekipleri, kapıyı da mühürlüyor.
Ekip gittikten sonra mühürü söküp atan işyeri sahibi, 11 aydır kirletmesini sürdürüyor.
Yasalara göre belediyenin yapacağı tek şey kalıyor; savcılığa başvurmak... O da yapılıyor ama henüz sonuç yok.
Belli ki, tesis sahibi “cezası neyse öderiz, kirletmeye de devam ederiz” anlayışında... Çünkü mevcut kanunlar böyle diyor...
Akla gelen; İzmir’in içme ve kullanma suyu havzasından çektiği suyu çeşitli yıkama kimyasallarıyla karıştırıp kullandıktan sonra aynı havzaya geri veren tesisin anında dozerlerle yok edilmesi, mühür sahibinin değil, tesisi başına yıkılan iş yeri sahibinin savcılığa başvurması...
 
Ama mevcut kanunlar bu hakkı belediyelere vermiyor...
Tıpkı, kanunsuzluklar zinciri ile, bir gecede 6 bin yetişmiş zeytin ağacını yok dozerlerle yok eden şirket yetkililerinin “bedeli neyse öderiz” demeleri gibi.
 
Tepeden gelen talimatlarla bir gecede içeriğini bile bilmedikleri torbalar, çuvallar dolusu taslağı, sorgusuz sualsiz kanunlaştıran “kanun makineleri”nden 3-5’i bir araya gelip, şu “mühür söküp suça devam, suç işler bedeli neyse öderiz”e de bir el atsalar diyorum.
 
Cevaplar, Sorudan da Ağır...
 
Gelelim Aytun Çıray’ın, sorularına muhatap aldığı Bakan Güllüce’nin cevabına:
Soruların muhatabı biz değiliz. CHP Milletvekili Çıray, aynı soruları İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU yetkililerine sorsun. Belediye mevzuatı gereği, belediye orada kaçak yapı yaptıramaz. Bu bir suç duyurusudur. Aslında bu suç duyurusu oradaki belediye başkanları için de suç duyurusu olmuştur. Savcıların işe el atması gerekiyor.
***
Bakalım; mühürü kırık tesis, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU ve başvurulan savcılıkın gözü önünde daha ne kadar İzmirli’nin suyunu kirletmeye devam edecek? İlgililer de bu pervasızlığa ne kadar seyirci kalacak?
Emek emek kurulmuş, dünyanın gıpta ile baktığı güzelim ülkemiz ne hale geldi...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN