Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Atatürk Müzesi’ni Altınla Kaplıyorlar Herhalde...

Yayınlanma Tarihi : 13 - 11 - 2014 : 08:53
İzmir Atatürk Müzesi’ni aniden kapattıklarında şöyle bir duraksamıştık.
Kapatma gerekçesi olarak “restorasyon yapacağız, her şeyi pırıl pırıl hale getirip yeniden açacağız” dediklerinde ise sevinmiştik.
Gerçekten de müzenin bakıma ve onarıma ihtiyacı vardı.
Ancak gelin görün ki..
***
—Aradan bir yıl geçti, çalışmalar bitmedi.
—Aradan iki yıl geçti, çalışmalar bitmedi.
—Aradan üç yıl geçti, çalışmalar hala bitmedi.
***
Elalem üç yılda on defa uzaya gidip geliyor, ne icatlar geliştiriyor, ama biz daha küçücük bir müzeyi onarmayı başaramadık.
Bu arada, açılma tarihi olarak verilen sözler de hep boş çıktı.
Önce Kültür Bakanlığı duyuru yaptı:
—Müze 330 gün sonra, yani 10 Ekim 2014’te kapılarını açacak.
Ancak olmadı.
Peşinden, İzmir Valiliği devreye girdi:
—Meraklanmayın, müzemiz kesin olarak 10 Kasım 2014 günü yeni haliyle ziyaretçilerini karşılayacak.
O da tutmadı.
10 Kasım geçti, müze hala kapalı.
Bunun üzerine Kültür Bakanlığı son bir hamlede daha bulundu:
—Müzede çalışmalar gayet iyi gidiyor, bahar aylarında mutlaka açılacak.
***
Bu ifadelerden benim anladığım şudur:
Atatürk Müzesi’ni ya altınla kaplıyorlar ya da restorasyonu dünyanın henüz keşfedemediği çok çarpıcı bir yöntemle yapıyorlar.
Ufacık bir yerin dört yılda bitirilememesinin başka izahı yok çünkü..
 
 
İzmir-Selanik Birbirine Yakışır
Selanik’i gezdim, çok beğendim.
İzmir’in benzeri, hatta bazı bölgeleriyle daha güzeli..
Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş da 10 Kasım nedeniyle ve belediye başkanının davetiyle Selanik’teydi.
İki başkan ilişkileri güçlendirmek için görüştüler ve ortak proje yapma kararı verdiler.
Pekdaş, İzmir’de “Selanik Günleri” düzenlenmesini önerdi.
Yunan tarafı da karşılık olarak Selanik’te “İzmir Günleri” organize etme talebinde bulundu mu, onu bilmiyorum, ama muhtemelen karşılıklı bir planlama yapılacaktır.
Şekli nasıl olursa olsun, bu fikri tuttum.
Çünkü, İzmir ile Selanik kentleri birbirlerine çok yakışıyorlar.
Dokularıyla, uyumlarıyla, zihniyetleriyle, insanlarıyla, yaşam kültürleriyle ve de tabii ki Selanik’in Atatürk’ün doğum yeri olması sebebiyle, pek çok açıdan örtüşüyorlar.
O yüzden..
İzmir’e Selanik Günleri, Selanik’e de İzmir Günleri pek yakışır.
 
 
2015 Seçiminde Ne Değişecek?
Dün Rauf Tamer bu sorunun cevabını yazmış, “hiçbir şey değişmeyecek” diye..
Katılıyorum.
Hiçbir şey değişeceğe benzemiyor çünkü.
Seçime 6.5 ay gibi bir süre kaldı.
Ama gelin görün ki, bütün anketlerde partilerin oyları üç aşağı beş yukarı aynı..
Ne ciddi bir ilerleme, ne ciddi bir gerileme..
Demek ki, bildiğimiz filmi tekrar seyredeceğiz.
***
—Muhalefet partileri aynı lider, aynı kadro, aynı örgütle sahadalar..
—Keza iktidar partisi aynı lider, aynı kadro, aynı örgütle sahada..
—Formalar aynı..
—Hiçbir itirazı dinlemeyen hakem de aynı olduğuna göre..
***
Hayat da aynen devam edecek demektir.
Hatta muhalefette yine kurultay çağrıları olacak, ama onlar kendilerini seçimi kazanmış gibi göstereceklerdir.
Yenilik beklemeyin yani..
 
 
‘Depremi Unutma, Unutturma’ Palavrası
30 saniye süren 7.2 şiddetindeki Düzce depreminde..
***
—845 kişi öldü.
—4 bin 948 kişi yaralandı.
—12 bin 939 ev yerle bir oldu.
—2 bin 450 işyeri yıkıldı.
—Binlerce bina hasar gördü.
***
Aradan 15 yıl geçti.
Düzce Belediye Meclisi, her yıl 12 Kasım’da (ki dün yine gerçekleştirildi) “Depremi Unutma, Unutturma” adıyla yapılan anma töreni sırasında, 2 olan kat imar iznini 4’e çıkardı.
***
Efendim, bu karar şaşkınlık yaratmış, yaşananlardan ders alınmamış filan diyorlar.
Ben de şaşıranlara şaşırıyorum.
Asıl şaşkınlık..
***
—Eğer faciadan ders çıkarılsaydı..
—Eğer gerçekçi önlemler alınsaydı..
—Eğer depreme yönelik zemin etüdleri yapılsaydı..
—Eğer afet duyarlılığı görülseydi yaşanmalıydı.
***
Eğer bütün bunlar olsaydı, işte o zaman hakikaten şaşardım.
Ama şu kararların hepsi Türkiye için gayet normal!..
Ortada şaşacak bir durum yok!..
 
 
Daha Kolay Bir Yol Var
—İngiltere Savunma Bakanlığı, İngiliz ajanları “güzel Çinli ve Rus kadınlar yaklaşırsa kanmayın, onlarla sevişmeyin, çünkü sizi konuştururlar” diye uyarmış.
—Halbuki böyle uyarılar yerine, ajanlara “konuşmadan sevişmeyi” öğretseler daha kolay olmaz mı!..
 
 
Nedeni de Öğrensek
—“Gece” filminde, Mert Fırat ile Nurgül Yeşilçay’ın banyodaki sevişme sahneleri, daha film vizyona girmeden olay olmuş.
—Olayın sebebini kavrayamadım. Banyodayken sular mı kesildi, elektrik mi çarptı, sabun mu bitti, nedir yani!..
 
 
Bunun Maksi Olanı Nerede?
—ABD Dış İlişkiler Konseyi Başkanı, “Irak ve Suriye Kürtleri’nin kuracağı mini Kürdistan’ı destekliyoruz” demiş.
—Desteklediğinizi biliyoruz zaten de, ben “mini”yi anlamadım. Yoksa, bunun “maksi” olanı da mı var aklınızda!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN