Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Güven Dolu Aptallık

Yayınlanma Tarihi : 12 - 11 - 2014 : 17:54
BEN HABER GAZETESİ 26.SAYI
 
 
‘Güvenmek’ en gerçek duygulardan biri olmalı. Yalın ve samimi. Güvenmek, mimari yapının harcı gibidir. Bu mimari yapının harcına sevgi, alışkanlık, bağlılık ve bir parça fedakarlık katılarak ince ince örülür. Başkalarına duyulacak güven duygusunun temelinde kendine güven duymak yatar. Güvenmek risk taşısa da temizlik, saflık ve doğallıktır. 
 
Birilerine güven duymak bir ihtiyaç, hayatın zorluklarına karşı bir emniyet sigortasıdır. Güvenmek beklentiyi arttırır ama artan beklentiler de mutsuzluğu tetikler! Bir yerlerde çelişki var değil mi? ‘Sana güveniyorum' demek, 'beni incitmezsin, her zaman yanımda olursun' beklentisi doğurur. Mutluluğun en önemli kuralı ise, kimseden beklentimizin olmamasıdır. 
 
Tanıştığı insanlara güvensiz ve mesafeli yaklaşanlar yalnız kalıyor. Mesafeli duruş, seçilen kelimeler veya verilen tepkiler karşı taraftan hemen algılanıyor. 'Bana güven duymazsan, ben de sana duymam' kuralı devreye giriyor ve olası güven duygusu daha ilk anlardan kendini yok ediyor. Bu nedenle tanıştığım herkese aksi bir durum olmadıkça güvenmeyi tercih ederim hep. Karşımdakine maksimum kredi verdikçe, kazanç her defasında kayıptan daha fazla oluyor. Başta ne kadar yüksek kredi ile başlasan da, güven aslında kazanılan bir şey. Kaybetmesi de bir o kadar kolay. Tek bir yalan veya hareketle harç ince bir cam gibi parçalanıp mimari yapı yerle bir oluyor.
 
Günümüzde herkesin artık ortak düşüncesi neredeyse ''bu devirde kimseye güvenilmez'' cümlesi. Peki, sen kimseye güvenmezsen, başkaları sana neden güvensin? Daha da garibi "bu devirde babana bile güvenme" diyen insanların da etrafında tonla insan var. Her şeyinle tüm insanlara güven duy demek istemiyorum ama bir nebze iyi niyet kalmalı insanda. Tadında olan güven güzeldir. Sana güvenilmeyi de öğretir. Bu seni iyi niyetli yapar, hata yapmanı engeller. Güvensizlik insanı gereksiz düşüncelere sürükler, hırpalar, içini kemirir durur. 
 
Bir kişiyle en yüksek mutlulukla ilişkiye başlayıp, mutsuzluk verecek seviyeye kadar düşmenizin sebebi nedir hiç düşündünüz mü? Sevdiğiniz kişinin kötü yanları, sizin korkularınızla tetiklenir ve tanıdığınız o kişiden farklı davranışlar sergilemeye başlar. İşte o anda hangi duyguya sahipseniz o tavırlarla karşılık verirsiniz. Ya onun davranışlarından etkilenmeden, kendi içinizde saf sevgi ve güven bağına tutunarak ilişkinizi yüksek seviyelere taşımak ya da onun davranışlarının etkisiyle, kendi korku ve öfkenizle cevap vermek. Siz onunkine karşılık kendi kötü yanlarınızı ortaya çıkardığınızda, artık güven bitmiştir. Artık tek yön iniştir. Kötülüğe kötülükle karşılık vermek işte bu yüzden her iki taraf için de yenilgidir aslında. Oysa tek yapmamız gereken, korkmadan sevgiye, güvenle cevap verebilmektir. 
 
Bir iki kez hayal kırıklıklarınızın olması her türlü ilişkiye güvensiz, hatta korkuyla yaklaşmanız gerektiği anlamına gelmez. İlk yapmanız gereken sonsuz güveninizden biraz kısıp, karşınızdaki kişinin ne kadar güven hak ettiğini hesaplayarak davranmak. Tamamen birine güvenip sırtınızı o kişiye yaslayabilmek bir ilişkide sahip olunabilecek en güzel duygudur. İlişkide güveni bu şekilde bir kere tattıktan sonra, kurduğunuz her ilişkinin olmazsa olmazı güven duygusu olacaktır. 
 
Şöyle bir ilişkilerime baktığımda, güven stoklarımı tüketmeden yaşadığımı, insanlara güvenmeyi tercih ettiğimi görebiliyorum. Birçoğumuza göre saflık, hatta aptallık bile olsa, güvenmek her zaman hoşuma gitmiştir. Ne mutlu böyle aptallığa!
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN