Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bir müzenin düşündürdükleri...

Yayınlanma Tarihi : 08 - 11 - 2014 : 09:01
Akşama, “rakı-balık-ayvalık” faslı için yine Bay Nihat’tayız... Benim kişisel sloganım ise, “Şarap-balık-Ayvalık...” Ama elimizdeki program çok daha zengin bir mönüye işaret ediyor:
“Ayvalık topraklarının ve denizinin bizlere sunduğu birbirinden leziz deniz mahsulleri ve otları ile hazırlanan yeni mahsul Ayvalık zeytinyağının harmanladığı meze ve yemekler...” 
Ortam, restoranın ilave salonları bile dar gelecek kadar kalabalık... Ama yönetim ve deneyimli personel o kadar hazırlıklı ki...
Gecenin geç saatlerine kadar yıllanmış dostlarla hasret giderip, yeni dostluklara yelken açarken, açık havada duvara asılı elektrik sobasının altındaki sohbet, Başkan Rahmi Gençer’in ceketinin “nazar boncuğu”na kadar uzanıyor. Başkan, özellikle hanımların merakı üzerine açıklama yapıyor; Bunu seçim çalışmaları sırasında şu an üzerimde gördüğünüz ceketi hiç çıkarmadım. O sıralar yanıma yaklaşan bir hanım, “size nazar değecek” diyerek bu boncuğu yakama iğneledi. O zamandan bu yana da bu ceketten bu boncuğu hiç çıkarmadım. 
 
Neleri Iskalamışız, Neleri...
Rahmi Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı’nın aslına uygun olarak restore edip, Ayvalık’ın kültür hayatına müze olarak kazandırdığı tarihi mekanlardan birisi de Cunda’daki Taksiyarhis Kilisesi...
Aslında burası özenle oluşturulmuş bir teknoloji müzesi... Bugün günlük hayatımızdaki kullandığımız bir çok aletin ilkleri ile yüksek teknolojinin rafa kaldırdığı sayısız alet, edevat, makine, motor, hatta oyuncak... Ve de çoğunun oyuncak ya da maket halleri... Bu kadar tarihi parçayı bir araya getirenler ve sergileyenler ne büyük emek ve paralar harcamış... Emeği ve parası geçenlere sonsuz saygılar...
Belki yeri değil ama; bu müzeyi gezerken, bunca aleti yaratan ustalara, mühendislere minnet hisleri ile dolarken, içlerinden bir tanesinde bile Türk imzasının veya markasının bulunmamasından duyduğum üzüntüyü, ezikliği ve biraz da öfkeyi sizlerle paylaşmak istedim...
Avrupa’nın Rönesans’ından, Reform’undan, devrimlerinden, sanayi ataklarından, fiziğinden, kimyasından ülkemiz insanını “özenle koruyan”, Almanya’da icat edilen matbaayı 200 yıl sınırlarımız içine sokmamayı başaran, Avrupalı yeni dünyalara yelken açarken, kendi hakimiyet alanlarını bile koruyamaz duruma düşen, aldıkları borç parayla İstanbul’a “prestij sarayları” dikmeyi tercih eden yöneticilerimiz, bu alanda da insanlarımızı sınıfta bırakmışlığının resmi geçidi bu müzede sergileniyor... 
Milli duygusallık bir yana; Ayvalık’a yolunuz düşerse, ya da düşmüş de bu müzeyi gezmeyi ihmal etmişseniz, bir dahaki gidişinizde mutlaka gezin derim...
 
 
Suzan Hanım’dan “Katkı” Yemeği
Ayvalık Zeytin Hasat Günleri’nin sonuncu programı, yine Cunda’nın ünlü restoranlarından Boncuk’ta öğle yemeği... Cunda Adası’nın kuzey uçlarında uzak bir noktada konuşlandırılmış Ayışığı Manastırı’nı ayağa kaldıran isim olan Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, etkinliklere katkı amacıyla konuklara verilecek son öğle yemeğini üstlenmiş... İşte bu yemek o yemek...
Rüzgarın sakinleştiği, güneşin alabildiğine parladığı bir öğle sonrasında, yemeğini bitirenlerin “bir dahaki hasat günlerinde buluşmak üzere” içerikli vedalaşma kucaklaşmaları da başlıyor.
 
Yarın; bir-iki fotoğrafla birlikte toparlama yapıp, zorunlu olarak sıkıcı ülke ve kent gündemine dönüş yapacağım. 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN