Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Köyde Tarihi Hasat Günü...

Yayınlanma Tarihi : 06 - 11 - 2014 : 09:12
Ayvalık Zeytin Hasat Günleri’nde bu yıl yoğun bir program var... İkinci günün ilk etkinliği Cunda Kültür Merkezi’nde yapılacak, İtalya’dan ve İspanya’dan iki uzman bayan konuşmacının da katılacağı “Zeytinyağı, Hayat Bağı” konulu panel...
Dinleyiciler arasında, artık Ayvalık Zeytin Hasat Günleri’nin müdavimleri arasında yer alan İzmirli iki eski bakan, zeytinyağının tarihinin yazıldığı yer olan Urla’yı yaşam yeri olarak seçmiş Yılmaz Karakoyunlu ile zeytin ağacı fotoğrafları ve zeytin ağacı üzerine yazdığı şiirleri ile ünlenmiş Prof. Dr. Suat Çağlayan da var...
Panelin içeriğini, gazetelerde bu konuda bol bol haber yer aldığı için atlayıp, sözü sunucu bayanın okuduğu, dinleyicilerin büyük beğenisini kazanan “isimsiz bir şair”e ait zeytin ağacı şiirine getirmek istiyorum.
Sunucu, anlatımına renk katmak üzere o şiiri bir yerlerden alıp okumaya değer bulmuş, ama şairinin ismini almaya gerek duymamış. Oysa o şiir, dinleyiciler arasında bulunan, sunucunun karşısında oturan sevgili Suat Hoca’ya aitti...
Burada amacım; asla sunucu bayanın eksiğini yüzüne vurmak değil, yapılacak her alıntıda mutlaka kaynak gösterme zorunluluğu olduğunu hatırlatmak içindir.
 
Ayvalık Zeytin Hasat Günleri’nin gelenekseli, “zeytin bahçesinde hasat” için Murateli Köyü’ne doğru yola çıkıyoruz... Köy yolunda daha 100 metre bile ilerlememişken yoğun trafiğe takılıp kalıyoruz. Önümüzdeki tepenin arkalarına doğru uzanan konvoy... 
Araçlardan inip yürümeye başlarken, öğreniyorum ki; köy en az 3 km. uzakta... 
Dinlene dinlene ulaştığımız Murateli Köyü, her halde tarihinde böyle bir kalabalık görmemiştir. Ayvalık ilkokullarında okuyan 7-9 yaşındaki çocuklardan oluşan Zeytin Çekirdekleri isimli müzik grubu, önlerindeki mini davullarla ortalığı inletiyor...
 
 
Murateli Köyü’nden Firar Etmek...
Bizden önce gelenlerin anlattığına göre; bu “bitirimler grubu”, davullarını az önce protesto amaçlı da kullanmış, karınlarının acıktığını belirtmek için “Yemek!... Yemek!” diye tempo tutmuşlar. Organizasyon ekibi yanlarında hazır bulundurdukları kumanyaları dağıtarak susturabilmiş.
Dedim ya; ortam çok kalabalık... Becerikliler, yemek konusunda başının çaresine bakarken, benim gibiler, kalabalıklarda bile yalnız kalabiliyor...
Derken, uzaklarda bir el-kol işaretini fark ediyorum... Bu, akşamdan beri defalarca telefonla görüştüğümüz halde buluşamadığımız sevgili Aylin (Onart)... Oraya ulaşmayı başarıyorum. Aylin yanındaki genç ve güzel bayanla tanıştırıyor; Ayvalıklı arkadaşım Yeşim... Zeytin yeşili gözlü Yeşim, tanınmış Cömert Ailesi’nin kızıymış... Aylin gibi o da can dostu... Ayvalık’a dönmeyi düşünüyoruz ama, biliyoruz ki yollar kapalı... Ama bizim zeki kızlar kafa kafaya verip kısa sürede çareyi buluyor... Yeşim’in babası Ali Bey bizi alternatif yollardan dolaştırıp, Ayvalık’a ulaştıracak... O önde, biz Yeşim’in otomobili ile takipte... Ana yola çıkıp Cunda’da bir kafeye oturunca rahatlıyoruz.
 
 
Başkanlıktan, Başkanlığa...
Akşama, Ayvalık Belediyesi’nin eski Kırlangıç Zeytinyağı Fabrikası’nda kokteyli var... Ayvalık Ticaret Odası’nın kıdemli başkanı Rahmi Gençer, belediye başkanı olarak karşımızda... Odayı ise deneyimli bir isim Benhan İbrahim Kantarcı’ya emanet etmiş...
Geçtiğimiz yıl da denize sıfır konumdaki bu tarihi binada kokteyle katılmış, restorasyonda mutlaka ilerleme kaydedilmiş olabileceğini, en azından kokteyl alanı ana binada bir şeyler yapılmış olduğunu düşünmüştük.
Ancak “her şey yerli yerinde” duruyor. Ama Başkan Gençer mikrofonu eline alıp, heyecan verici ciddi restorasyon projesinde sona gelindiğini söyleyince, onun kadar olmasa da Ayvalıklılar adına ben de sevindim.
 
Yarın: Bu Kırlangıç mutlaka uçmalı...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN