Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Zeytinyağı, Hayat Bağı...

Yayınlanma Tarihi : 05 - 11 - 2014 : 13:28
Bu yıl 10’uncusu düzenlenen ve uluslararası kimliğe kavuşturulan Ayvalık Zeytin Hasat Günleri için Cuma akşamı üzeri yola çıkıyoruz. Düşünüyorum; Turistik ilçede bu güne kadar düzenlenen hasat günlerinden 8’ine katılmışım... Düzenleyicileri ve yerli katılımcıları saymazsak, “en kıdemli konuk katılımcı”lar arasındayım... 
Her yıl Ayvalık’tan en az 5 yazı yazdığıma göre, 8X5 eder 40... Demek ki; katılımcı gazeteciler arasında da en çok yazı yazan da ben olmalıyım...
Her Günleri’nin perdesini ayrı bir sloganla açan Ayvalık Ticaret Odası bu kez “Zeytinyağı, Hayat Bağı” ile yola çıkmış...
Çok anlamlı 3 kelime...
Ayvalık’ta bizi oldukça soğuk bir hava karşılıyor... Sert rüzgar insanın içini titretirken, kaptanımız Ege İhracatçı Birlikleri Basın Danışmanı sevgili Murat Demircan, Alibey Adası’nın en yeni turistik tesislerinden Esen Otel’e ulaştırıyor.
Yarım saat sonra “Ayvalık Kızı” Ümit Boyner ile “Ayvalık Damadı” Cem Boyner’in, Hasat Günleri’ne katkı amacıyla evlerinde düzenlediği yemek var.
Boynerler’in adresine 15 dakikalık gecikmeyle ulaştığımızda resmen “insan taşan bir ev”le karşılaştık. Sert rüzgarın da kovalamasıyla kendimizi kapıdan içeriye attık ama ilerlemek mümkün değil... İnsanlar omuz omuza, sırt sırta, nefes nefese... Hani, çok uzaklardan akrabalık için söylenen “dar köprüden geçerken birbirine değenlerin akraba olması” gibi bir hikaye var ya... Bu anlamda, birbirini tanımayan bir çok insanın Boynerler’in evinde “akraba olduğu”nu söyleyebilirim.
Santim santim ilerleyerek kendimi yan bahçeye açılan kapıdan, bu kez dışarı taşmış kalabalığın içine atıyorum.
Soğuğu dikkate alan ev sahipleri her türlü önlemi alıp, adım başı tüplü açık hava sobası yerleştirmiş, özenle çeşit çeşit mezeler, yemekler hazırlatmış...
İçimi ısıtacak bir içecek almak üzere bara yaklaştığımda çoğunluk “Cem kokteyl” istiyor, barmen de önündeki kocaman buz kovasından aldığı kar kıvamındaki pembe maddeden bir kaç kaşık geniş ağızlı, ayaklı bir bardağa tepeleme dolduruyor.
 
 
Cem Boyner’in Son İcadı...
Konuklar da bardağın içindeki “kar” eridikçe suyunu yudumluyor.
Bu tür enteresanlıklarına iki yıl önce katıldığımız yemekte de rastladığımız Cem Boyner’in “son icadı” ilgimi çekse de, buz gibi havada buzlu bir içkiye cesaret edemedim. Ama, kısa ve kaba tarifini almayı başardım.
Taze sıkılmış nar suyunun üzerine Meksika’nın milli içkisi Tekila’dan boca edip iyice karıştırdıktan sonra buz haline getirip rendeliyorsunuz. Kar pekmezi kıvamındaki buz eridikçe içiyor, ya da kaşıklıyorsunuz. Nar suyu-Tekila dengesini ayarlamak size kalmış. Geceyi “Cem Kokteyl”le tamamlayanların anlattıklarına göre nefis oluyormuş.
 
 
Soğuktan Kaçış ve “Eski Bir Hesap...”
Buzsuz bir kadeh viski ile durumu idare etmeye çalışırken, bizim Murat “Cunda’ya dönüyoruz, gelmek ister misin?” demez mi... Elimde viski bardağı, içimde ev sahiplerine bir “merhaba” bile diyememenin ezikliği ile kendimi Akhisar’da tanıma şansına eriştiğim Gürkan Renklidağ’ın (Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı) Cunda’nın ünlü restoranlarından Bay Nihat’taki masasında buldum.
İçki bardağı ile geldiğim için, gide gele dost olduğumuz restoranın kıdemli personelinden ve Gürkan Bey’den özür dileyerek...
Başkan, masadaki genç ve zarif bayanı “eşim Seda” diye tanıtırken, “biz tanışıyoruz” sözü ile kala kaldım... Seda Hanım şaşkınlığımı fark edip anlattı “Ben EBSO Meclisi üyesiyken, size bir şey anlatmış, siz de bana biraz sertçe, ‘öyle olmaz, böyle olur’u anlatmıştınız...”
Ne hale geldiğimi tahmin edersiniz herhalde...
Neyse; Gürkan Renklidağ’ın “dişi kavun-erkek peynir” muhabbeti ile renklenen gecenin ardından, Ayvalık Zeytin Hasat Günleri’nde yeni bir etkinliğe uyanmak üzere otellerimizin yolunu tutuyoruz.
 
Yarın: Murateli Köyü’nde tarihi hasat günü...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN