Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


İnsaf ve Eyvah

Yayınlanma Tarihi : 28 - 10 - 2014 : 09:02
Osmanlı, “idare-i maslahâtçı” anlayışın çok üzerinde bir yönetim hukuku ve ahlakı sergilerdi. 
Bu yüzden hemen her vesileyle giriştiği eylemlerinde yanlış iş yapardı. Yıprandı, örselendi ve sonunda Sevr ile karşılaştı.
En önemli zaaflarından birisi, döneminin evrensel değerlerini kavramakta karşılaştığı zorluktu. İşin asıl gerçeğini kavrayamıyordu.
***
Sonra Atatürk disiplini içinde bir kültürel yapı benimsendi. Buna cumhuriyet dedik. Çok başarılı uygulamalar içinde evrensel ürünlerle ulusal kültürümüzü, uluslararası kültürle birleştirdik ve bütünleştirmeye çalıştık. 
Bu girişimi çok yüksekte gerçekleştirdiğimizi söylemek mümkün değildir. Ama evrensel kültür varlığını, envanterini Türk kültü içinde önemli ölçülerde yaydık, sevdirdik, uyguladık.
***
Şimdi garip örnekler zuhur etmeye başladı. 
Böyle bir örnek Trabzon’da yaşanıyor. Neyse ki aklı başında Trabzon basını, olayı halka yansıtarak bu hayret verici müdahalenin abes niteliğini gündeme getiriyor.
Trabzon Müftüsü, Cuma hutbesinden önce yaptığı konuşmada gençlerin spor salonlardan toplanarak, camilere getirilip vakitlerini ibadete tahsis etmelerini istiyor.Bu amaçla, komiteler kurarak bu işe hızla müdahale edilmesini öneriyor.
***
Bu yetmezmiş gibi bir olay da Adana’da patlak veriyor. 
Bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen Uluslararası Tango Festivali, “Uslu Adana Platformu” tarafından “zina festivali” ilan ediliyor.
Sosyal medya üzerinden örgütlenen ve kimlerden oluştuğu bilinmeyen platform, en son yayımladığı bildiride festivalin halka açık yapılmasının engellenmesini istiyor.
***
Cumhuriyeti ilan ettiğimizde temel kültür politikası olarak, çağdaş dünya kültürünü benimsemiştik. 
Cumhuriyetin kurucu kadrosu, Batı’dan koparak ve uygarlıkla çatışarak çağdaşlaşmanın mümkün olmadığını görmüştü. 
Laik ve bilimsel yaklaşım olmadıkça çağdaşlaşmanın mümkün olmadığını görmüştü. 
Eğitim laikleştirilmedikçe çağdaşlaşmanın mümkün olmadığını görmüştü. 
Cemaat kültürünü aşıp, eğitimin millîleştirilmesi gerçekleşmedikçe, laik kültürün tek başına yetmeyeceğini görmüştü. 
Eğitimin bütün topluma yaygınlaştırılması sağlanmadıkça, çağdaşlaşmanın gerçekleştirilemeyeceğini görmüştü. 
Bütün bunlar için kaynak, gelir ve hukuk düzeniyle bütünleşmiş, bir ekonomik yapının zorunlu olduğu gerçeğini görmüştü.
***
Toplumların canlı tuttuğu özlemleri vardır. Uluslar, refah içinde güçlü, barış içinde etkin olmayı isterler. 
Uluslararası ilişkilerde sözü dinlenir, eğitim seviyesi yüksek, sağlık koşulları mükemmel, kültür varlıkları gurur verici bir toplumun üyesi olmak isterler. 
Ulusların heyecanını ve önemini kaybetmeyen özlemleri vardır ve özlemlerini gerçekleştirecek fırsatları değerlendirirler. 
Türkiye, bu hedefi gerçekleştirirken, ihtiyacı olan yönetim kararlılığını, Atatürk’ün gerçekçi yaklaşımından ve uzlaşmacı özünden almış olmalıdır. 
Bunlar aklın ve vicdanın sağlam ahlak içinde edepli ve estetik bulduğu değerlerdir ve gençliğin terbiyesinde vazgeçilmez değerleri içerir.
Şimdi müftülerin verdiği fetvalara bakın.
Şimdi düşünce platformları dediğiniz toplulukların söylediğine bakınız...
İnsaf ve eyvah dediğimiz şey budur işte...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN