Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


En Güzel Bayram Hediyem

Yayınlanma Tarihi : 28 - 10 - 2014 : 09:01
Türk Milleti’nin en büyük bayramı olan Cumhuriyet Bayramı’nın bu yılki en güzel hediyesini, Öner Akgerman’dan aldım.
Öner abi, Cumhuriyet’in ilanından 9 gün önce yayınlanan, ülkemizde az bilinen ve bu sürece içeriden tanıklıkla ışık tutan bir yazı, daha doğrusu çok hoş siyah-beyaz bir dergi-gazete gönderdi.
Cumhuriyet ilanına giden süreç öncesinde, Gazi Mustafa Kemal ile bir röportaj gerçekleştiren Amerikalı gazeteci Isaac Marcosson’un “The Saturday Evening Post” için kaleme aldığı kapsamlı makaleyi, orijinal hali ve Türkçe’ye çevrilmiş olarak bastırıp yolladı.
Öner Akgerman, gazete-derginin ön sözünde şunları  belirtiyor:
***
—Tarih söz konusu olduğunda yapılan en vahim hata, dönemin şartlarını görmezden gelerek, geçmişi bugünün verileriyle değerlendirmektir.
—Cumhuriyetin ülkemiz ve halkımız için getirdiği kazanımları değerlendirirken, sık sık bu yanlışa düşüldüğünü gözlemliyorum.
—Oysa, o dönem halkımızın hangi sosyoekonomik şartlar altında yaşadığı, uluslararası konjoktürün ülkemizi hangi şartlara zorladığı, cumhuriyeti kuran kadroların karşılaştığı güçlükler, bu güçlükleri aşmalarını sağlayan idealist tavrın halka dayanan etkisi, temelleri atılan devletin kuruluş prensipleri, ancak o dönemin koşulları içerisinden değerlendirildiğinde hakkıyla kavranabilir.
—Ülkemizin Cumhuriyet ve demokrasi konusunda derinlere uzanan köklerini bütün açıklığıyla ortaya koyan bu yazıyı ve çevirisini, Cumhuriyet Bayramımız münasebetiyle sizlerle paylaşmaktan büyük onur duydum.
***
Başta Öner Akgerman olmak üzere tüm Akgerman Ailesi, toplumun belleğine katkıda bulunacak çalışmalara imza atmayı önemsiyor.
Bu muhteşem Atatürk röportajı da onlardan biri..
Kendilerine tarihe, kültüre, sanata yaptıkları katkılardan dolayı kalpten ve kocaman teşekkürlerimi iletiyorum.
Bir solukta okuduğum röportajdan ve Amerikalı gazetecinin yorumlarından bazı ilginç paragrafları sizlere de aktarıyorum.
 
 
Türkiye Türklerindir
Amerikalı gazeteci Isaac Marcosson, röportajın girişinde “Yeni Türkiye”yi kendi yorumuyla şu şekilde tarif ediyor:
***
—Türkiye, uzun ve kanlı tarihinde ilk defa, belirli sınırlara, gerçek bir vatana ve müslüman dünyasının kaderine şekil verebilecek (bu arada Amerika’nın yakın doğudaki ticari özlemlerini de etkileyebilecek) bir milliyetçi hedefe sahip, homojen bir millet olarak ortaya çıktı.
—Yeni slogan “Türkiye Türklerindir”..
—Bütün bu hayret verici evrimin aracı ve ilham kaynağı Kemal Paşa’dır.
—1919’da Türkiye’nin, yenilgi ve iflas sonucu, olabileceği kadar düşkün olduğu hatırlanırsa, bu neredeyse bir mucizedir.
 
 
Kemal’in Çelik Gözleri
Marcosson, Mustafa Kemal ile karşılaşmasını şöyle anlatıyor:
***
-O, insanlara ve meclislere hakim olacak tipteydi.
-Bir insanda gördüğüm - ki ben, merhum J.P. Morgan, Kitchener ve Foch’la görüşmüştüm - en dikkate değer gözlerin esrarengiz kudretine sahipti.
-Kemal’in gözleri çelik mavisi, sert, taş gibi, affetmez olduğu kadar nüfuz ediciydi.
-Pek az kişi Kemal’i gülerken görmüştür.
-Kendisiyle geçirdiğim iki buçuk saat içinde hatları, ancak bir defa bir parça gevşer gibi oldu.
-Demir maskeli adama benziyordu, maske de, onun tabii yüzüydü.
 
Amerika ile Benzerlik
Amerikalı gazeteci, Mustafa Kemal’in Amerika’ya bakışını soruyor ve şu yanıtı alıyor:
***
—İlk onüç devletle yeni Türkiye arasında ilginç bir benzerlik vardır.
—Sizin atalarınız, İngiliz boyunduruğunu kaldırıp attı.
—Türkiye de, üzerindeki bütün rüşvet ve yiyicilikle birlikte taşıdığı eski imparatorluk boyunduruğunu, daha da kötüsü başka milletlerin bencil müdahalelerini kaldırıp attı.
—Biz şimdi, yeni bir milletin doğuşuna şahit olan bir doğum sürecinin içindeyiz.
 
 
İşte Yeni Türkiye
Gazeteci Marcosson’un “sizin için devlet yönetiminde ideal nedir” sorusunu, Mustafa Kemal böyle cevaplıyor:
***
—Demokrasi, insan ırkının ümididir.
—Bir Türk’ün ve savaş için yetişmiş benim gibi bir askerin böyle konuşması size garip gelebilir.
—Oysa, yeni Türkiye’nin temelindeki fikir aynen budur.
—Biz zor kullanma, fetih istemiyoruz.
—Yalnız bırakılmamızı ve kendi ekonomik ve siyasal kaderimizi kendimizin tayin etmesine müsaade edilmesini istiyoruz.
—Yeni Türk demokrasisinin yapısı bunun üzerine kuruludur.
—Bu demokrasi Amerikan düşüncesini de temsil eder, şu farkla ki, siz kırkiki devletsiniz, biz bir tek büyük devletiz.
 
 
Dünyaya Reçete
Amerikalı gazeteci, Mustafa Kemal’e “dünyanın bugünkü hastalığı için ilacınız nedir” diye soruyor, kısa ve net cevap alıyor:
—Aptalca şüphe ve güvensizlik değil, akıllıca işbirliği..
 
 
Alelade Bir İnsan Değil
Isaac Marcosson, röportajını şu ifadelerle bitiriyor:
***
—Mustafa Kemal’in alelade bir insan olmadığını şimdiye kadar anlamış olmanız gerekir.
—Kişiyi ve yöntemini incelediğinizde, onun hayret verici başarısının gerisinde iki niteliğin yattığını fark edersiniz.
—Biri, demir bir iradenin emrinde yürüyen şaşmaz bir gaye..
—Öbürü, kamuoyuna karşı derin saygısı..
—Gerçi halkı ona tapmaktadır ama, o başlangıçtan itibaren attığı her adımda halkına danışmıştır.
—Savaş meydanındaki ve toplum hayatındaki hayret verici başarısını, ekonomik kurtarıcı olarak da tekrarlayıp tekrarlayamayacağını görmek için beklemek gerekir.
—Kader onun için ne saklıyorsa saklasın, o çoktan çağının tarihine kendisini büyük harflerle yazdırmıştır.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN