Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Düzeltme Varsa Gerçek Aşikâr Olur

Yayınlanma Tarihi : 25 - 10 - 2014 : 09:08

AKP iktidarlarının uygulamalarında “algı” kavramının yeni bir hüviyet kazandığını görüyorum. Yaratmak istediğiniz değer yargısı, sizin niyetinize göre biçim kazanırken, genel kabullerin zedelendiği örnekler yaşanıyor.

Siyaset modellerinin biçimlendirilmesinde Türk halkı bugüne kadar kendisi için özel üretilmiş algı kalıpları ile karşılaşmıştı.

Olaylar yaşanır ve halk bu gelişme içinde müphem kaldığı konuların açıklığa kavuşturulmasının talep, hatta ısrarında bulunurdu.

***

Cumhuriyetin tek başına (CHP) yönetiminde telkin vardı; ama saptırma yoktu. Ülke 25 yıl bu model içinde yönetildi.

Devreye Demokrat Parti girdi...

Sistemin ilk “allak bullak” oluşu böyle başladı. Demokrasi 1954’ten sonra “telkini”, “tertibe” çevirdi. Böylece saptırma biçim ve derinlik değişikliğiyle, sıradan uygulamaya dönüştü.

Sonra peş peşe darbeler yaşandı.

Buna “Ali kıran, baş kesen” dönemi de denebilir. Bu dönemde “tertip” tehdide dönüştü.

Ve tehdit, siyaset modelinden hiç çıkmadı.

AKP ile bir yeni kavram yaratıldı: Bunun adına “algı dönemi” denildi...

***

Şimdi bu dönem, (aslında bu yöntem) sık yanlışlıkların kaynağı oldu. İşe yarar sonuçlar sağlanınca, “algı yaratma” kavramı iktidar tercihi olarak öne çıktı.

Bazen de ciddi yanlışlıklar yarattı.

Örnek, Fazıl Say’ın eserlerinin adeta sansüre uğratıldığı algısının oluşması ve kökleşmesi oldu.

Ben de bu algı yanılmasının içine düşmüşüm.

Fazıl Say ile ilgili yazım üzerinde Kültür Bakanlığı’ndan bir açıklama notu aldım.

Bu not beni tashih ediyordu.

Bu yazıdaki açıklamaları kullanarak ben de kendimi tashih ediyorum. Kişisel tashih ihtiyacım, aslında Kültür Bakanlığını maruz bıraktığım yanlışlığımı düzelterek asıl gerçeğin ortaya çıkmasını sağlamaktır.

Kültür Bakanlığı Müsteşarı Haluk Bey önceki gün beni aradı. Fazıl Say’ın eserlerinin Kültür Bakanlığı CSO programı çerçevesinde ve içeriğinde her hangi bir yasaklamaya konu olmadığını belirtti.

***

2015 yılı programı düzeninde böyle bir yasaklama kararının akla, hayale bile gelmediğini anlattı. Fazıl Say’ın herhangi bir eserine yönelik sansür uygulanmasının, ya da eserlerinin programdan çıkartılmasının kesinlikle söz konusu olmadığını açıkladı.

Bu konuda bir basın bildirisi yayınlayarak kamuoyunun aydınlatıldığını söyledi.

Sanatçının 2013-2014 sanat sezonunda biri Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası tarafından olmak üzere, üç eserinin programa alındığını, iki eserinin icra edildiğini, kendisinin de 16 Mayıs 2014’te CSO’da solist olarak yer alacağı eserinin ise, Soma felaketi üzerine iptal edildiğini açıkladı.

Sanatçının son beş yılda on üç eserinin programa alındığını ve bunlardan üçüne CSO programlarında yer verildiğini belirtti.

Bir yanlış anlamayı bertaraf etmek için bu açıklamayı yapmayı ahlaki değerlerim gereği yerine getiriyorum.

Tashih varsa, gerçek aşikar olur...

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN