Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Kim Haklı

Yayınlanma Tarihi : 17 - 10 - 2014 : 09:45
Tayyip Bey’in başbakanlığı döneminde dış politika açıklamaları, ilginç manzaralar gösterirdi. Müdahale biçimleri gerçekten şaşırtıcı olurdu. 
Örneğin Şimon Perez’e yönelik sert müdahalesi, alışılmış bir dış politika lisanı değildi. Tayyip Bey de, bir dış politika figürü olarak görülmemişti. Çünkü Tayyip Bey’i yeni yeni tanımaya başlıyorlardı.
Bu müdahale biçiminin siyasi faturası Türk dış politikası açısından ağır yükler getirdi.
Bugün bile bu üslubun, siyasi, ekonomik ve sosyal alanlardaki sıkıntılarını çekiyoruz.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta Amerika olmak üzere, Batılı emperyalist devletlerin Orta-Doğu üzerindeki emellerini tartışırken, yine dış politika açısından bir yeni dil sorunu daha yaşadı.
Erdoğan, Orta-Doğu’da yaşanan siyasi ve askeri operasyonları değerlendirirken, görüşünü açık ifadeyle belirtti ve şaşırtıcı tesirler yarattı: “Buralarda, 100 milyonlarca dolarlık bombaları atmak zannediyor musunuz ki barış içindir? Sanıyor musunuz ki, uçaklarıyla, füzeleriyle burada bulunmalarının sebebi insanidir? 
Tayyip Bey, kendi sorduğu soruya kendisi cevap vererek fiili durum tespitine mana kazandırmaya çalıştı. 
Cevabı açıktı: “Hayır! Amaçları bellidir. Bu bölgede bulunmalarının sebebi, Orta-Doğu’daki petrol yataklarını ve mevcut petrol kuyularını ele geçirmek arzusuyla ilgilidir” dedi...
Tayyip Bey’in bu konudaki görüşünün Amerikan dış politikası açısından nasıl değerlendirildiği ve nasıl bir yorum sonucuyla hükme bağlandığı merak ediliyordu.
Tayyip Bey’in yaptığı “barış için değil, petrol kuyuları için vuruyorlar” açıklaması Amerika Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jen Psaki’ye soruldu.
Psaki, Amerikan Dış İşleri Bakanlığı’nın tecrübeli sözcüsüdür. Önce sorunun asıl amacına göre algılanmasına özen gösterir. 
Doğru algılamakla yetinmez, cevaplarında Amerikan çıkarlarının doğru algılanmasına bilhassa özen gösterir. Ülkesinin amaçları doğrultusunda cevapların saptırılmasına vesile yaratır ve bu konuda kesin doğruluklar bulunduğu izlenimi yaratmada çok mahirane başarılar gösterir.
Çünkü siyasette bazen inanabileceklerinizin çok üstünde doğrular vardır. Aynı anda yanlışlar yer alır... Bu farkın ayrımına çok dikkat eder.
Nitekim Tayyip Bey’in açıklamaları karşısında, Psaki’nin verdiği cevaplar, kendi ülkesini zora sokmayacak özellikler içinde dünya kamuoyuna sunuldu:
“Hava saldırılarına yönelik amacımızı açıkça belirttiğimizi düşünüyorum. 
O da IŞİD tehdidiyle başa çıkmak. Bu amaç öteki koalisyon ortaklarımız için de geçerli olmalıdır” dedi.
Gazetecilerin bu konuda ikna olmamış hassasiyetleri vardı: Bunlar sorulduğunda, en tutarlı cevap olarak bakanlık görüşünü tekrar ile yetinerek sonuçlandırdı. Yani kurnazlığı iyi biliyordu.
 
Psaki’nin sözleri, normal bir bakanlık sözcüsünün bütün hassasiyetlerini taşıyor. Ama gerçeği ne kadar yansıttığı net olarak anlaşılamıyor.
Bu telaşsız görünen cevap sistematiği için Amerikan   Dışişleri’nin, hassas bir geçiştirme merakı olduğu hemen anlaşılıyor.
O zaman denebilir ki, Tayyip Bey’in cümlelerindeki hassasiyetler, gerçek durumu yansıtan isabetli siyasi tespitlerdir.
Benim kanaatim bu yolda...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN