Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


EKUT’lar, MUKUT’lar Neredesiniz

Yayınlanma Tarihi : 04 - 10 - 2014 : 09:57
1999’da yaşadığımız büyük depremde AKUT’un çalışmalarını görenler, bu kurumu örnek almışlardı.
O yıldan sonra, Ege’nin her köşesinde AKUT benzeri kurtarma ekipleri kurulmuştu.
Bu kurumlara her kesimden vatandaşlar gönüllü katılmışlardı.
***
İzmir’de önce İZAKUT (İzmir Arama Kurtarma ve Acil Yardım Grubu) oluşturulmuştu.
Peşinden AKAY (Acil Kurtarma ve Yardım Derneği) örgütlenmişti.
***
Denizli’de AMOK (Afetle Mücadele Organizasyon Komitesi) toplanmıştı.
***
Biga’da BİGAKUT (Biga Arama ve Kurtarma Derneği) yaratılmıştı.
***
Muğla’da MUKUT (Muğla Arama ve Kurtarma Derneği) yayılmıştı.
***
Edremit’te EKUT (Edremit Arama ve Kurtarma Derneği) gelişmişti.
***
Manisa’da MAK (Manisa Arama ve Kurtarma Derneği) yapılanmıştı.
***
Bodrum’da BAB (Bodrum Afet Birimi) şekillendirilmişti.
***
AKUT hevesi o kadar yüksekti ki, diğer yörelerde de bunlara benzer kurtarma birimleri oluşturulmuştu.
O günlerde bu tür birimlerin kurulması hoşumuza gitmişti.
Fakat, aradan zaman geçtikçe sesleri solukları duyulamaz oldu.
Hala yaşıyorlar mı, küçüldüler mi, büyüdüler mi, ne durumdalar, hepsine bayramdan sonra tek tek bakmak niyetindeyim.
Hangileri ayakta kalabildi, merak ediyorum doğrusu..
 
 
Şirketler Değişecek Değişmesine de..
Dün kendisinden biraz bahsetmiştim.
Alman işadamı, felsefe ile uğraşan, “Kariyer ve Varoluş” kitabını yazan Daniş Navaro, işadamlarına konferans vermek için Antalya’daydı.
Navaro konuşmalarında farklı konulara değindi.
İlgimi çeken bazı bölümlerini dün aktarmıştım.
Bugün de “postmodern yeni şirketler nasıl olacak” başlıklı sözlerini iletmek istiyorum.
***
1- Şirketin amacı, özel çıkarlarını kamu yararı için kullanmaktır.
2- Şirketler yatırımcılar için adil karlar ayıracak, ama bunu yaparken diğer paydaşların meşru çıkarlarını feda etmeyecek.
3- Şirketler gelecek nesillerin gereksinimlerini feda etmeden, mevcut neslin gereksinimlerini karşılamak üzere sürdürülebilir şekilde faaliyet gösterecektir.
4- Şirketler servetlerini, bu servetin yaratılmasında katkısı olan herkese eşit olarak dağıtacaklar.
5- Şirketler katılımcı, şeffaf, etik ve hesap verebilir şekilde yönetilecektir.
6- Şirketler gerçek kişilerin kendi kendilerini yönetme hakkını ve diğer evrensel insan haklarını ihlal etmeyecektir.
***
Eğer bütün bunlar gerçekleşecekse, yeni nesil çok daha iyi şartlarda ve sosyal varlığa dönüşecek şirketlerde çalışacak demektir.
Tabii, sözkonusu adımlar bizimkileri de kapsar mı, orasını bilemem!..
 
 
İlk Gazozu Kim İçirdi
İzmir’in “ilk”lerinde artık son bölüme geldim.
Yangından gazoza, vebadan depreme hepsi var bu bölümde..
***
—İ.Ö. 7. yüzyılın ikinci yarısı Helen dünyasının en eski geometrik planlı kenti İzmir’di.
—Helen dünyasının en eski kent duvarı (İ.Ö. 7-6) Bayraklı’dadır.
—Kentin büyük bölümünün yıkılmasına neden olan ilk deprem 1025 yılında oldu.
—30 bin kişinin öldüğü ilk veba salgını 1676’da yaşandı.
***
—İzmir’in yarısının yandığı ilk büyük yangın 1742’de meydana geldi
—İlk itfaiye 1880’de İngiliz sigorta şirketi tarafından kuruldu.
—İzmir’e ilk palmiye 1932’de dikildi.
—İlk gazoz 1932’de Ahmet Yalçıner tarafından Tire’de imal edilip satışa sunuldu.
***
(Bu bilgileri derleyen İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi dergisi “Haber”e teşekkür ederim.)
 
 
Oraya Koyarsan Çalarlar Tabii...
İnsanlar çıplak fotoğraflar çektirip internette, cep telefonlarında neden saklarlar, anlamış değilim.
Hele ünlülerin bunu yapması çok daha tuhaf..
O fotoğrafların günün birinde bir bilgisayar korsanı tarafından çalınması an meselesiyken, niye böyle davranırlar, bilemiyorum.
Ama bildiğim bir şey var ki, malum fotoğraflar korsanlar tarafından ele geçirildikten ve sanal ortamda paylaşıldıktan sonra çıkardıkları yaygara hiç samimi gelmiyor bana..
Madem bu kadar hassastınız, o zaman o fotoğrafları niye korumasız ortama koydunuz?
Bu konuda en güzel cevabı, Avrupa Komisyonu’nun Alman üyesi Günter Oettinger verdi onlara..
- Ünlü biri çıplak fotoğraflarını internette saklayacak kadar aptalsa, bizim korumamızı beklemesinler.
Doğru söze ne denir..
 
 
İyi Bayramlar
—Az trafik kazalı..
—Hayvanlara az işkenceli..
—Az kanlı görüntülü..
—Az kavgalı..
—Bol sağlıklı..
—Bol keyifli..
—Bol kahkahalı..
Bayramlar dilerim.
 
Ya Biz Ne Olacağız?
—Çocuk tacizcisi Hüseyin Üzmez, psikolojik sorunları nedeniyle cezaevinden tahliye edilmiş.
—Bu adamın tahliyesi şimdi de bizim psikolojimizi bozacak. Bu durumda ne yapacağız peki!..
 
 
İstemem, Yan Cebe Koy mu?
—Milli sörfçü Bora Kozanoğlu, Etiler’de yeni sevgilisiyle gazetecilere yakalanınca, sandviç büfesine saklanmış.
—Madem yakalanmak istemiyorsun, Etiler’de işin ne? Madem büfeye saklanacaktın, sokakta el ele işin ne?
 
Atma Bre İskender
—Devran İskender isimli yeni yetme arabeskçi, “türkücüler ve arabeskçiler birbirine karşı daha saygılı, popçular saygısız” demiş.
—Bu arkadaş Nihat Doğan’ı, İsmail Türüt’ü, İbrahim Tatlıses’i hiç tanımıyor galiba!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN