Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


IŞİD İçin Son Eşik

Yayınlanma Tarihi : 29 - 09 - 2014 : 09:11
Amerikan ordusu, günlerdir IŞİD mevzilerini bombalıyor. Kamuoyuna yansıyan sonuç açıklamaları hangi ölçüde hedefe ulaşıldığını açıklamıyor. Ama müdahalenin giderek hızlandırılacağı da ortada... Bu beklemenin gerisinde Türkiye’nin takınacağı tavrın merakı var.
Amerika öncülüğündeki müdahalede Arap âleminin ufak tefek devletleri de sembolik katkılarda bulunarak IŞİD’in dünya üzerindeki itibarsızlaştırılması girişimine genişlik ve derinlik katıyor.
Bu bölgede beklenen ana ve etkin müdahale unsuru Türkiye idi.
49 yurttaşımızın IŞİD elinde mahsur kalmasının yüklediği ciddi bir karar sıkıntısı yaşadık.
Bu dönemde, bu rehinelerimizin kurtarılması yolunda Batının etkin siyasi ve askeri güçlerinin çok dikkat çeken ölçeklerde katkılarda bulundukları söylenemez.
Hatta ihmalleri olduğu açıkça söylenebilir.
Bu konumda Türkiye’nin, Amerika’nın IŞİD imha planına (bırakınız etkin ölçekli sorumluluk almasını) sıradan bir katkı vermesi bile söz konusu olmadığı söylenebilir.
***
Amerika’nın IŞİD politikası, Türkiye’nin vazgeçilmezliğini öngörüyordu. Bu nedenle Türk kamuoyunu rahatlatacak bir müdahale planlaması ile 49 yurttaşımızın Türkiye’ye getirilmesi sağlandı.
Böylece Türkiye’nin IŞİD müdahalesine direniş gerekçesi ortadan kaldırıldı.
Daha sonra Birleşmiş Milletler toplantısının getirdiği yakın temas ve ikna yönteminin faydası harekete geçirildi.
Obama ve Biden’in doğrudan müdahaleleri Tayyip Bey üzerinde yoğunlaştırıldı. Adeta, başka muhatap kabul etmeyen bir yöntem ile Tayyip Beyin ikna edilmesinin Türkiye’nin IŞİD savaşına katılması için yeterli gerekçe olarak değerlendirilmesine geçildi.
Açıkçası Ankara devre dışı bırakıldı. Her şey, Tayyip Bey Washington’da iken sonuca bağlanmak istendi.
Şimdi bu noktadayız. Amerika, her fırsattan yararlanma stratejisini adım adım ama iyi hesaplanmış etkinliklerle kullanıyor.
***
Görünen husus şudur: Washington görüşmelerinde Tayyip Beyin ileri sürdüğü hususların büyük bölümünde haklılık olduğu kabul edilmiş izlenimi var.
Bu izlenim Meclis’ten tezkere çıkarılması çalışmalarına kadar ve çalışmalar aşamalarında daha da derinleştirilerek netleştirilebilecektir.
Ha burada hiç kuşku yok ki Amerika, Suriye ile ilişkilerini iyileştirme adımlarını hızla atarak dünya dış politikasında Esat için olumlu ve kapsamlı bir güven zemini de yaratmış oldu. Bu husus, Türkiye’nin şimdiye kadar uyguladığı Esat politikasına tam denk düşmese bile bir sorun yaratmayacağı şeklinde yorumlanmaya çalışılıyor.
Tayyip Bey, bundan sonra benimsenecek stratejik ve taktik planlamanın Meclis görüşmelerindeki esaslara göre belirleneceğini söylüyor.
Peki, o zaman 2 Ekim’de yapılacak tezkere görüşmelerinde Meclis’e neler anlatılacaktır?
Muhalefet hangi strateji üzerinde görüş belirleyecek ve tartışmaları yönlendirecektir?
Bu konuda bir Çankaya zirvesi toplayarak muhalefet liderlerine ayrıntılı bilgi sunulur mu?
Tayyip Bey bu hususu demokrasi bakımından ilginç bulabilir. Ancak mahiyet ve niyet tartışmaları için bu bahse itibar edeceğine çok az ihtimal verilmekte...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN