Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Emel ve Zaman

Yayınlanma Tarihi : 20 - 09 - 2014 : 09:23
Siyasette zaman, emelin işlevi olarak belirlenir.
Halkın dilindeki “sabırla koruk üzüm olur” lafına denktir.
Bu nedenle asıl hedefin kamuoyuna duyurulması ve buna göre sistem geliştirilmesi, kesin ve peşin hüküm olarak değerlendirilemez. 
Etrafta dolaşan dedikodular (eğer niyet samimiyse) gizlenmiş bir takım emellerin muhtemel hedefler olabileceğini ifade edebilir.
Bu anlamda bir örnek, önceki gün siyaset gündeminde değerlendirildi.
***
Onbirinci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yeni parti kuracağı iddialarını yalanladı ve “Cumhurbaşkanı ve Başbakanımıza yardımcı olacağım” dedi.
Eğer gelecek için emeliniz yoksa bu sözün anlamı nedir?
Bu üslup siyasette gelenekseldir. Yani gizli emellerin zamana yayıldığı anlamına gelir
Abdullah Gül, “siyasete dönecek misiniz” sorusu üzerine, “Bazen yeni parti kuracağım gibi söylentiler duyuyorum... Bunların hiçbirinin aslı yoktur” diyor.
***
Cumhurbaşkanlığının son aşamalarında Abdullah Bey’in, tekrar partiye dönüp birkaç günlük bekleyişten sonra AKP’ye genel başkan seçilmeyi ne kadar arzuladığı herkes tarafından biliniyor.
Hatta bütün detaylarıyla olayın siyasi özü, halkın bütün kesimleri tarafından biliniyordu.
Bir bölüm yurttaş Abdullah Bey’in on ay sonraki seçimde milletvekili olarak meclise girmesini ve başbakan olmasını arzuluyordu.
Bu isteğin karşısında tek karar otoritesi vardı: Recep Tayyip Erdoğan...
***
Sonuçta, Tayyip Bey’in dediği oldu. 
24 saatlik bir tolerans bile göstermedi. 
Mikrometrik hesaplanmış bir planlama ile “kardeşim” dediği Gül’ü saf dışı bıraktı.
Daha ileri gidebileceğinin yöntemleri ve tesirleri hakkında ima cümleleri kurdu ve arzuladığı sonuca ulaştı.
***
Şimdi Gül, “sadakat” hamlesi yapıyor.
Siyasetin en kurnaz hamlesi bu sadakat ifadesi ve tekrarıdır.
Yeni başbakan henüz kamuoyunda tam istenen ölçekte kabul görmedi. 
Tayyip Bey’in halefi olarak görünmüyor: Çünkü siyaset hakkında açıklama yaparken çok uzun konuşuyor. Kendini sıklıkla tekrar eden siyasetçinin ikna edicilik itibarı sarsılmaya başlar.
***
Dokuz ay sonraki seçimde Abdullah Bey’in daha önce yaptığı başbakanlık yaptığı o günleri hatırlayacak tek kişi çıkmayacaktır. Bu nedenle maharetini ileri süremez.
Ancak maruz kaldığı haksızlığın adaletini ileri sürerek oy isteyebilir.
***
Dokuz ay sonraki siyasette üç sima öne çıkacaktır. 
Aranan ve bilhassa önem taşıyan sima Kemal Kılıçdaroğlu’dur. 
Çünkü AKP’nin taht savaşlarının başladığı bu ilk zaaf döneminde, varlık kanıtlama fırsatını çok isabetli ve derinlikli kullanmalıdır.
Tek başına iktidar fırsatının kaçtığı zeminde AKP etkinliği çok ciddi bir iç kararlılık zaafı yaşamaya başlar.
İkinci önemli isim Tayyip Bey’dir. Çünkü bu stratejinin rejisörü ve “jönü” yani başoyuncusudur. Afişlerdeki en büyük puntoyla sadece onun ismi yazılır.
Üçüncü isim Gül’dür. Şimdilik net tanımlama kriteri yoktur.
***
Bu gelişmelerin hüküm cümlesi şudur: Türkiye’de siyasi gebelik çok zor iştir. Bu dönemde halk çok sabırlı ve sakin tavırla doğumu bekler...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN