Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Hatip İle Muhatap

Yayınlanma Tarihi : 17 - 09 - 2014 : 08:57
Hitabet hassas eylemdir. Bilgi ister, tecrübe ister, maharet ister, birikim ister.
Siyaset lisanında birisi istiyor diye muhatap olunmaz.
Çünkü muhatap, ancak seçilir...
Nasıl mı?
Bakın anlatayım...
*
Hitabet, aslında sıcakkanlı ve davetkâr bir münasebettir. 
Bir hatibi, bir de muhatabı vardır. 
Eylem olarak faydalıdır. 
Mahiyet olarak etkin anlam taşır.
Keyfiyet olarak yararlı ve tesirlidir.
*
Her hitabetin bir “hatibi”; bir de “muhatabı” vardır.
“Muhatap olunmaz; muhatap seçilir” sözümün işaret ettiği siyaset nüktesi burada yatmaktadır. 
Mesela, kişi “beni muhatap al” diyerek hatip aramaz.
Ama hatip, muhatabını seçer. Seçmemişse açıkça söyler, “sen benim muhatabım değilsin” diyerek kişiyi saf dışı bırakır.
*
Bazen de hatip, muhatabını şarta bağlayabilir.
Şimdi böyle bir örnek yaşıyoruz.
Davutoğlu başbakan olunca, kamuoyuna bir açıklama yaparak, “bütün sözler ve eylemler için sadece kendisinin muhatap olduğunu” açıkladı.
Yukarıda belirttiklerimin aksine bir olayla karşılaştık: Yani muhatap, hatibini seçmeye niyetlendi.
*
Kemal Bey, geleneksel görünümü içinde ve sakin tabiatıyla başbakanı cevapladı: “Davutoğlu’nun ben ülkeyi yönetmeye talibim, karar ve sorumluluk bende demesini ve bunu eyleme dönüştürmesini bekliyorum: bunu yaptığında muhatabımız olacaktır” dedi.
Görülüyor ki, bu sözlerin gerisinde, başbakanın özgür hareket imkânına sahip olmadığını ima eden bir siyasi itham var: Bunun en hafif hali, “serzeniş” olabilir.
Ama okuyunca anlıyorsunuz ki, Kılıçdaroğlu ifadede imaya, kinayeye, tarizeye yer vermiyor.
Dokundurmalar ve taşlamalar yaparak dikkat de çekmiyor.
Yani her şeyin açık seçik olmasını öne çıkarıyor.
Kemal Bey açıklamasında, Davutoğlu’nun cumhurbaşkanından direktif almasını yanlış bulduğunu belirtiyor. 
Kendi iradesiyle karar alır ve sorumluluk üstlenirse başbakanı muhatap alacağını söylüyor.
Buna karşılık Davutoğlu, “benim Kılıçdaroğlu icazetine ihtiyacım yok” diyor.
Doğru! Talimatın verildiği zeminde, icazete elbette ihtiyaç yoktur. 
Zaten, Kılıçdaroğlu’nun eleştirisi de bu hususa işaret etmektedir...
Eskiler derdi ki, “zihinde fatanet varsa, eylemde icazete hacet yoktur.” 
Fatanet, Peygamberlik vasfıdır. Bir idrak isabetidir. İradeyle tezahür eder.
*
İşin özü şudur: Hitabet, sıcakkanlı ve davetkâr bir münasebettir. 
Bir hatibi, bir de muhatabı vardır. 
Eylem olarak faydalı, mahiyet olarak manalı ve keyfiyet olarak yararlı ve tesirlidir.
Her hitabetin bir “hatibi”; bir de “muhatabı” vardır.
İşte, “muhatap olunmaz; muhatap seçilir” sözümün işaret ettiği mana burada yatmaktadır. 
Özgür irade kullanamıyorsa, (makam ne olursa olsun) işin erbabından değil, sadece makamın isminden söz ediliyor demektir... 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN