Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Güç Kaynağı

Yayınlanma Tarihi : 05 - 09 - 2014 : 09:20
Türk siyasetinde bütün başbakanlar benzer bir talih dönemi yaşadılar. Siyasi ve idari güçlerinin etkinliğini oturdukları koltuktan aldılar. 
Erken dönem cumhuriyet yönetiminde tek parti etkinliği, bütün başbakanları bu çerçevede önemli ve kuvvetli adam yaptı.
Celal Bayar, Refik Saydam, Şükrü Saraçoğlu, Recep Peker, Hasan Saka ve Şemsettin Günaltay bu üslubun seçkin örnekleri olarak tezahür ettiler.
Bu dönemsel karakter 12 yıl sürdü ve başbakan başına yaklaşık iki yıllık bir dönem yaşandı.
Bu dönemde başbakanların hiçbirisi, cumhurbaşkanına diklenecek cesareti ve siyasi direniş niteliğini kazanamadılar.
***
Sonra erken dönem cumhuriyet yönetimini bitirdik. Arkasından hemen erken dönem demokrasiye geçtik.
Erken dönem demokrasi on yıl sürdü ve dönemde beş kez aynı kişiyi başbakan yaptık. Böylece cumhurbaşkanı Celal Bayar, bir başbakan efsanesi yarattı.
Menderes bu üslubun simgesidir ve cumhurbaşkanına diklenme cesaretinin ilk ve etkin örneğidir.
Daha sonra cumhurbaşkanlarına diklenen başbakan örnekleri gördük. Hatta Yıldırım Akbulut, Zonguldak işçi hareketi nedeniyle Turgut Özal’a kafa tuttu...
***
Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesiyle sistemde önemli bir konumlandırma farkı yaşandı. 
Tayyip Bey, başbakanlığın bütün yetkilerini koruyarak Çankaya’ya çıktı. Cumhurbaşkanlığının yetkileri ile kendini ilaveten donattı.
Türk siyasetinde hiç kimse bu ölçekte siyasi kudreti haiz otorite ve irade kazanmadı.
Çankaya’ya gelince; o da konum değerini değiştirdi. Ama yeni konumunun içini nasıl dolduracağını açıklığa kavuşturmadı. İstediğini uyguladı ve buna “konum değeri” dedi.
Tayyip Bey sorunu kısa sürede çözdü. AK Parti kongresine tek aday çıkardı. İstediğini seçtirdi. Etkinliğini arttırdı. 
Kendisiyle ilgili konum tariflerine göre o eski etkin ve bağımsız başbakan modelini rafa kaldırdı.
Şimdi “her şeye hâkim ve müessir” bir cumhurbaşkanı var. Her konuda kudretli ve her alanda etkin görünüyor.
Peki, bu çözüm mü?
Ya da sorun mu?
Şu anda çözümden söz edemiyoruz. Şu anda sorundan da söz edemiyoruz.
Ama AK Parti içinde hemen başlayan kıpırdanmalara bakarak diyebiliriz ki, bir çatlama hızla devreye girmiş görünüyor. 
***
Tayyip Bey, gücünü 12 sene oturduğu koltuktan almadı. Ama o koltuğu kullanarak kendisi için özgün ve etkin bir güç kaynağı yarattı.
Böylece Davutoğlu’nun görev tariflerinin bütün unsurlarını ele geçirdi. 
Şimdi yeni bir tarif zamanı geldi. Buna göre, bir başbakan başlangıçta belki, ama zaman içinde asla, bütün iplerin başka elde olmasına izin vermez. 
Başbakan bir gün yanlış bir manevra yaparsa bu uyumlu yönetim ilk darbeyi alır. Çok derin bir yarayla sarsılır.
Cumhurbaşkanı bir gün yanlış bir manevra yaparsa uyumlu görünen bu yönetim daha ağır darbe alır.
Başta Abdullah Gül olmak üzere, kurnaz metodolojiyle saf dışı bırakılan bütün AK Parti’li kadrolar hemen taraf belirler...
Ve Türk siyasetinin geleneksel dağılma gidişatı görülür.
Hem de değişmez bir kural olarak...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN