Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Diyet Borcu

Yayınlanma Tarihi : 03 - 09 - 2014 : 09:16
Hükümet kuruldu. Programı Meclis’e sunuldu. Henüz görüşülüp güvenoyuna sunulması bile yapılmadı. Ama iki başbakan yardımcısı arasında bir ihtilaf var ki hayret yaratıyor.
Yalçın Akdoğan bu kabinede “Tayyip Bey’in prensi” olarak seçkin konumlu bakan hüviyetiyle yer alıyor.
Diyet Borcu isimli makalesinde Tayyip Bey’in danışmanlar kadrosunun kimseye diyet borcu olmadığına işaret ediyor.
Makaleyi okudum; öyle önüne gelen herkesi, kendi hizmetlerine tavır takınmış partililer gibi yorumlayıp azarlamıyor.
Sadece bir genel anlatım içinde, kendi varlığını ve çevresindeki kadrosunu öne çıkaran bir öğünme sergiliyor.
*
Buna karşılık AK Parti’nin kurucu kadrosundan Bülent Arınç, kabine arkadaşı Akdoğan’ın bu makalesi üzerine bir cevap verme ihtiyacı duyuyor: Diyor ki “bizim kimseye diyet borcumuz” yoktur.
Sonra olayı kişisellikten çıkarıp bir dava direnci içinde ele alarak, bir hüküm cümlesi kuruyor: “Bu davanın diyet borcu olmaz” diyor...
Bunu anlatırken de biraz “tezyif lisanı” denilen üsluba itibar ediyor.
Sonra hitabet ahenginin usta üslubunu, yani “telmih sanatını (imalı söz söyleme sanatını) kullanarak, “bizim sadece Allah’a şükür; millete teşekkür borcumuz vardır” diyor...
*
Yalçın Bey, yazısında bütün itibarları Tayyip Bey’in üzerinde yoğunlaştırıyor. Diyor ki, “Biz ‘Yeni Türkiye’ idealinin ve Erdoğan’ın yanındayız. Erdoğan’a ve bu ideale karşı çıkan her kim olursa olsun, biz daima ona karşı oluruz.”
*
Bülent Bey’le, Yalçın Bey’in bir fikrin iki tarafında farklı siyaset tavrı sergilemeleri (inkâr edilemez ölçüde görülüyor ki), parti içinde bir ihtilaf başladığını göstermektedir. 
Daha hükümet güvenoyu alamadan bu ihtilafın çıkması manidar değil midir?
*
Hüseyin Çelik’in kinayeli açıklamaları, Beşir Atalay’ın sakin manzaralı, ama iç isyanlı konuşması yakında yaygınlaşabilir.
Siyasette manzara farklı, mana farklı şeylerdir.
Tıpkı şairin dediği gibi:
“Kızgın değilim derse eğer; kanma sakın;
Sakin görünür çehresi kırgın olanın...”
 
Caka Satmak ve İsabet Etmek
Siyasetçinin caka satmak merakı, siyaset mesleğinin bizatihi tarifinde yer alır.
Ve siyasetçi cakayı gerçekten güzel satar. Örneğin, muhatabını görmezden gelir. Kürsüde ona cevap veren bir konuşma yapıyorsa, arkasını döner. Yani adam yerine koymadığını hissettirir...
*
Danıştay Başkanı Zerrin Güngör de, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nu görmezlikten gelmiş. 
Salona girmiş. protokol sırasında bulunan bütün davetlilerin ellerini sıktığı halde, sadece Metin Beyin elini sıkmamış; merhaba dememiş...
Zerrin Hanım protokolde kendine ayrılan yere oturunca; bu kez Metin Bey yerinden kalkarak, Danıştay Başkanının yanına gelmiş ve elini sıkmış.
Peki, Zerrin Hanım neden elini sıkmamış?
Belli ki Danıştay Başkanı, Feyzioğlu ile Erdoğan arasında yaşanan tartışma sonrası açıklama yapmış, Feyzioğlu’nu eleştirmişti. 
Bu asabiyeti hala sürdüğünü göstermek istemiş.
Bana göre haksız da sayılmaz...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN