Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Ya Yasayı Uygulayın Ya da Yırtıp Atın

Yayınlanma Tarihi : 03 - 09 - 2014 : 09:16
Dün gazetemizde verdiğimiz “Şezlongu Kaldır, Havlumu Sereceğim” hareketinin fikri harika, sloganı güzel, ama güzellikten öte çok haklı ve çok yerinde bir eylem..
Sahillerin işgal edilmesine gösterilen tepkilerden bahsediyorum.
Tümüne de sonuna kadar katılıyorum.
Çünkü, artık elini-kolunu sallayarak denize girebilmek, sahillere gidebilmek mümkün değil.
Önünüze ya özel plaj, ya şezlong-şemsiye ekibi, ya da özel bir tesis çıkıyor.
Ve hepsi de para talep ediyor.
Sitelerinin dibinden denize gireceklerden bile ücret isteniyor.
Oysa, bu işlemlerin hepsi hukuksuz, geçersiz, yasa dışıdır.
Çünkü kanunlara göre sahiller, kumsallar, plajlar, kıyılar halka aittir.
Hiç bir şekilde tel örgüyle çevrilemezler, kapatılamazlar, özelleştirilemezler, halkın girişini engelleyemezler.
İster otel olsun, ister özel tesis olsun, ister özel mülk olsun, ister restoran olsun, ister bilmem ne işletmesi olsun, kimse sahilleri vatandaşın serbest girişine kapatamaz.
Yasa böyle emrediyor çünkü..
Kıyı Kanunu’nun 6. maddesinde aynen şöyle deniyor:
- Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiç bir yapı yapılamaz, duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz.
Bu kanuna uymayanların suç işleyeceği ve cezalandırılacağı da belirtiliyor.
*
Ama gelin görün ki kanuna ne uyan var, ne de uygulatan..
Yasayı uygulayan olmazsa dinleyen de olmuyor tabii ve sahillerde ciddi engelleme yapılıyor.
Sahil işgalinden en çok şikayetçi olanların başında gelen Muğla Akyaka halkı, geçtiğimiz hafta isyan bayrağını açtı ve eylemlere geçti.
Akyakalılar’ın “Şezlongunu kaldır, havlumu sereceğim” sloganlı eylem tarzını beğendim ve destekliyorum.
Deniz kıyılarının işgallerden kurtarılmasını ve Kıyı Kanunu’nun gereklerinin yerine getirilmesi gerektiğini savunuyorum.
Eğer kanunda denilen doğruysa, bu yapılmalıdır.
Yok değilse, o zaman o kanunu yırtıp atsınlar, biz de boşuna uğraşmayalım.
 
Bu Savaşta İZSİAD’ın Yanındayız
İzmir Sanayici ve İşadamları Derneği (İZSİAD) çok önemli bir hareket başlatıyor.
Son dönemlerde oldukça yaygınlaşan ve ölümlere sebep olan sentetik uyuşturucu bonzaiye karşı “Deneme, Ölme” sloganlı mücadeleye girişiyor.
Kampanyanın amacı gençleri ve aileleri bilinçlendirmek, doğru bilgilerle onları uyuşturucu belasından uzak tutmayı sağlayabilmek.
*
Bunları da, İzmir Emniyet Müdürlüğü’nün desteği ve ilçe belediye başkanlarının belirleyeceği yerlerde düzenleyeceği konferanslarla gerçekleştirecek.
Dernek Başkanı Hasan Küçükkurt ve yönetici arkadaşları dün ziyaretime gelip, konuyla ilgili ayrıntılı bilgiler verdiler.
Onları can kulağıyla dinledim.
Doğrusu, projeleri çok hoşuma gitti.
Madem amaç gençlerimizi ve çocuklarımızı kötülüklerden korumak ve kurtarmak, o zaman İZSİAD’ın başarılı olması için hepimiz elimizden geleni yapmalıyız.
*
Bonzai kullanım yaşının 11’e kadar düştüğü, her yerde çok rahat bulunduğu ve oldukça ucuza satıldığı söyleniyor.
Bu korkunç ve ürkütücü bir tablo.
O nedenle, bu önemli savaşta İZSİAD’ı yalnız bırakmamamız gerekiyor.
Ben şahsen buradan söz veriyorum.
Habertürk Egeli olarak tüm gücümüzle bu kampanyanın destekçisi olacağız.
 
Canavarı Tanıyın Ggençler
Etrafınızda cellat gibi kol gezen Bonzai illeti, 2010 yılında ülkemize girdi.
Ucuz olması dolayısıyla bir anda hızla yayıldı.
1 litre sıvısından 200 binin üzerinde paket imal ediliyor.
1 litre sıvı da internet üzerinden gümrüksüz gelebiliyor.
Onun içerisine ilave ettikleri katkı maddeleri de kullananları öldürüyor.
Fare zehri, aseton, florosan tozu gibi maddeler katarak etkiyi artıyorlar.
Uzmanlara göre bonzai, kullanıcıların merkezi sinir sistemine doğrudan etki yapıp, beyni çürütüyor.
Tüm organları yok etmeye başlıyor.
Fare zehrinin yaptığı etkiyi yaparak, kullanıcıları fare gibi öldürüyor.
*
Çocuklar, Gençler..
Bunları bilin, kendinizi koruyun ve dikkatli olun lütfen..
 
Çeşme Kampanyası Biraz Laz İşi mi?
Çeşmeliler’e “artık çok geç değil mi” diye sormuş dünkü köşesinde Milliyet Ege’nin Yayın Yönetmeni Hamdi Türkmen..
Çok doğru bir soru yöneltmiş.
Eğlence mekanlarından yayılan gürültüye isyan eden Çeşmeliler, “gürültü terörünün bitmesini istiyoruz” diyerek, sosyal medyada kampanya başlattılar son günlerde..
İyi de, güzel de..
Tam sezonun bittiği tarihte kampanya mı olur?
Çeşme’de bu saatten sonra gürültü yapacak yer kalmadı ki, kime yüklenecekler?
Mekanların çoğu tek tek kapanıyor.
-
Türkmen de zaten buna takılıp Çeşmeliler’e “isyanda çok geç kalmadınız mı? Bu tarihten sonra kime isyan edeceksiniz, kimden şikayetçi olacaksınız, merak ediyorum” diye soruyor.
-
Vallaha haklı..
Bu kampanya biraz laz işi mi oldu ne!..
 
Hatalı İsyan
- Aliağa plajı ‘Miss Exclusive Of The World Yarışması’na katılan güzeller için paravanla çevrilince, halk isyan etmiş.
- Hiç buna isyan edilir mi ya.. Ayağınıza yüzlerce güzel gelmiş, kıymetini bilmiyorsunuz. Dalarsınız paravanın yanından, olur biter!
 
Saksı Yetmez mi?
- Araştırmalara göre, iş yerinde saksılarda bitki yetiştirmek verimliliği yüzde 15 arttırıyormuş.
- Bizde bitki yok ama saksı çok.. Verimliliğimiz ne kadar artar acaba!..
 
Dinlemeye Önlem
- Bizimkiler, dinleme olaylarını Amerika ve Almanya ile konuşacaklarmış.
- Bence konuşmayın, el işaretleriyle, dumanla falan anlaşın. Çünkü o konuşmaları da dinlerler, ona göre!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN