Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


30 Ağustos’u da Unutmayacağız...

Yayınlanma Tarihi : 30 - 08 - 2014 : 09:25
Bugün, bir şekilde  “önemsizleştirilmeye-sıradanlaştırılmaya” çalışılan milli günlerimizden 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 92. yıldönümü.
Bugün, işgalci güçler tarafından “ölüm raporu” yazılmış Osmanlı İmparatorluğu’nun, Yüce Atatürk önderliğinde bir avuç vatansever, evladının, Anadolu’nun yoksul insanlarından oluşturduğu yoksul ordularının, modern silahlarla donatılmış işgalci güçlere başkaldırısının kesin zaferle sonuçlandığı gündür.
Şimdilerde her türlü kazanımını tepe tepe kullandığımız, yine de “nankörlükten geri kalmadığımız” modern Türkiye Cumhuriyeti’nin doğumunu müjdeleyen şafağın söktüğü gündür.
Bugün, bazı yüz bulmuşların “anmaya değer bile bulmadığı” sıradan bir savaş değil, bir ulusun kurtuluşa giden kader anıdır. 
***
Büyük Önder, dünyanın saygın kuruşlarının “20. yüzyılın en büyük devlet adamı” ilan ettiği Büyük Devlet Adamı, Büyük Asker Mustafa Kemal Atatürk, zaferden iki yıl sonra, her saniyesini ateş altında yaşadığı, Türk insanının canıyla kaplanmış, kanıyla sulanmış Dumlupınar topraklarına dikilen Zafer Anıtı’nı açmak üzere yola çıkarken o günleri tekrar yaşar.
 
Virgülüne Dokunmaya Kıyamadım
Binlerce insanın katıldığı törende konuşmak için kürsüye gelen Büyük Önder, konukların nefessiz dinlediği, içinde tarihten felsefeye, bilimden sanayiye, gelecek hedeflerinden gençliğe öğütlere kadar, derin analiz ve sentezler barındıran uzun bir konuşma yapar.
Dün akşamdan beri, Atatürk’ün bazı cümlelerini sizlerle paylaşmak üzere tekrar tekrar okuyorum. Virgülüne bile dokunmaya kıyamadığım cümleleri “gaddarca” sile sile ilk çıkardığım özet, bu köşeyi tam 6 kez dolduracak kadar oldu.
Yarım asırlık meslek hayatında on binlerce metin kısaltmış, fikir özetlemiş birisi olarak itiraf edeyim ki, bu alanda bu kadar acze düştüğümü hatırlamıyorum.
Dünya tarihi her halde, böylesine ne dediğini, ne diyeceğini bilen, böylesine içerikli, böylesine içtenlikle gerçekçiliği buluşturabilen, bunları da şiirsel cümleler halinde sıralayabilen bir lider daha tanımamıştır.
En iyisi ben sizi, tam metnin yer aldığı internet derinliklerine yönlendirip, (googla’a 30 Ağustos Atatürk yazarak onlarcasına ulaşabilirsiniz) rast gele seçtiğim bir kaç cümleyi paylaşayım...
 
Ordular Değil, Milletler Çarpıştı
- Efendiler... Meydan savaşı yalnız karşı karşıya gelen iki ordunun çarpışması değildir; Milletlerin çarpışmasıdır. Meydan savaşı milletlerin tüm varlıklarıyla, ilim ve fen sahasındaki dereceleriyle, ahlâklarıyla, kültürleriyle, kısaca bütün maddî ve manevî güç ve iyi huylarıyla ve her türlü araçlarla çarpıştığı bir sınav sahasıdır. Bu sahada, çarpışan milletlerin gerçek kuvvet ve kıymetleri ölçülür. Sonuç yalnız beden gücünün değil, bütün kuvvetlerin, özellikle ahlâkî ve kültürel kuvvetin yükselmesini gerçekleşme derecesine vardırır. Bu nedenle meydan savaşında yenilen taraf milletçe ve memleketçe, bütün maddî ve manevî varlığı ile yenilmiş sayılır. Böyle bir sonun ne kadar korkunç olabileceğini tahmin edersiniz. Yok olup gitmek, yalnız savaş sahasında bulunan orduya ait kalmaz. Asıl ordunun ait olduğu millet, korkunç sonlara uğrar. Tarih, başlarındaki hükümdarların, hırslı politikacıların birtakım hayalî isteklerle, aracı yerine düşen işgalci orduların, işgalci milletlerin uğradığı bu şekil korkunç sonlarla doludur.
- Hükmedilmek istenmeyen bir milleti, esaret altında tutmayı başaracak kadar kuvvetli zorbalar artık bu dünya yüzünde kalmamıştır. Türk milleti son çarpışmalarıyla, özellikle burada kazandığı zaferle, kazandığı kararlılık ve irade ile herkesçe bilinen bu gerçekleri bir defa daha tarihin sinesine çelik kalemle kazımış bulunuyor.
***
Aziz şehit ve ve gazilerimize sonsuz rahmet, minnet ve şükran duygularıyla...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN