Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Kolyeli, Tişörtlü Taraftar Başkan

Yayınlanma Tarihi : 27 - 08 - 2014 : 09:36
Göztepe Başkanı Mehmet Sepil ve kurmaylarıyla önceki gün öğle yemeğinde buluştuk.
Davetli olan medya temsilcileriyle hem Urla’daki yeni tesisleri gezdik, hem de Sepil’le bolca sohbet ettik.
Ben Mehmet Sepil’in kişiliğini, başkanlık duruşunu şu şekilde gözlemledim:
 
Göztepe’ye ilk defa bu kadar rahat davranışlı, rahat giyimli bir başkan geldi.
Tişörtü, kot pantolonu, kolyesi ve bilezikleriyle farklı bir tarzı var.
Sesi gür, tok, ifadeleri net, samimi..
Hayalleri yüksek, ama hepsinin ayağı yere basıyor, uçmuyor.
Taraftara çok önem veriyor, kulübü taraftar gözüyle yönetmeye çabalıyor.
Londra’da da yaşadığından Chelsea, Manchester United kulüpleri ile Alman Borussia Dortmund’un yapılarını inceletiyor.
Göztepe’ye buralardan örnek model getirmeyi amaçlıyor.
Gürsel Aksel’in 15 bin kişilik bir stada dönüşmesinin uygun olmayacağını söylüyor.
Başka yere 25 bin kişilik yeni stad istiyor.
Gürsel Aksel’i de yenilemeyi ve Urla tesisleri gibi yapmayı hedefliyor.
Kendilerine darbe vursa da, Alsancak Stadı’nın kapatılmasını can güvenliği açısından doğru buluyor.
Kibiri, böbürlenmesi, dünyayı ben yarattım havası yok, fakat disiplini var.
İki aylık başkan olmasına rağmen, çocukluktan Göztepeli oluşu nedeniyle hiç bir şeye yabancı değil.
 
 
Göztepelilere Her Şey Var, O Yok...
Mehmet Sepil’in Göztepe’yi satın almasıyla gelinen nokta bu aslında..
Göztepe’yi Göztepeliler aldılar..
Neden böyle diyorum?
Çünkü, önümde bir sürü kanıt var..
 
Yeni formanın modelini taraftarlar belirledi.
Kombine ve maç biletlerinin rakamlarını taraftarlar saptadı.
Kulüp ve tesislerin kapıları taraftarlara sonuna kadar açıldı.
Deplasmanlara takımdan önce 4 kişilik taraftar komitesi gönderilmesi kararı alındı.
Bu komitenin, yerel makamları, rakip takım taraftarını, rakip kulübün başkanını Göztepe adına ziyaret edip, çiçek vermesi benimsendi.
Komitenin, maça kaç Göztepeli’nin girebileceğini, nerede oturacağını, hangi kapıyı kullanacağını diyalogla öğrenmesi öngörüldü.
Yeni sistemde, öncü komitenin maçların dostluk çerçevesinde olaysız geçmesi için çaba harcaması da onaylandı.
 
Bütün bunlara baktığımda, Mehmet Sepil’in Göztepeli taraftarlara güvendiğini ve onlara önemli görevler verdiğini görüyorum.
Ancak, taraftar adına atılan bütün bu olumlu adımların yanında, bir şey daha görüyorum:
 
Deplasman maçlarına kesinlikle taraftar otobüsü kaldırılmayacak.
Sepil bu tarzı sevmediği gibi, UEFA standartlarına göre yasak olduğunu da söylüyor.
 
Göztepeliler bu kararı da bilsinler de, sonra tatsızlık çıkmasın.
 
AK Parti-CHP-Altınbaş-Sepil
Federasyon-Taraftar işbirliği
Altınbaş Grubu’nun başlattığı, Mehmet Sepil’in tamamladığı Göztepe’nin Urla’daki Adnan Süvari Tesisleri dört dörtlük olmuş.
Profesyonel futbol takımının rahat etmesi, sürekli kamp yapabilmesi, futbolcuların her türlü ihtiyaçlarının karşılanması için tüm ayrıntılar düşünülmüş.
Tesiste saunadan masa tenisine, tek kişilik özel odalardan kondisyon salonuna kadar pek çok unsur bulunuyor.
Başkan Sepil, yaklaşık 6 milyon liraya malolan tesisin oluşumunu şöyle anlattı:
 
İzmir Büyükşehir Belediyesi çok yardım etti.
İnşaat, çevre düzenleme, yollar gibi desteklerle 1 milyon lira harcadı.
Arsa tahsisinde Ulaştırma eski Bakanı Binali Yıldırım’ın önemli rolü oldu.
Federasyon 1 milyon 275 bin lira katkıda bulundu. 
Taraftar cebinden 270 bin lira verdi.
Altınbaş Grubu 1.3 milyon lira harcadı.
Mehmet Sepil 2 milyon lira aktardı.
 
Önceki gün toplantıda en güzel sözü Teknik Direktör Suat Kaya söyledi:
Bu yılki en büyük transferimiz Adnan Süvari Tesisleri oldu..
Çok haklı..
Hiç bir şey, hatta hiç bir şampiyonluk bu yatırımın yerini tutamaz.
 
Okulsuz müdüre 100 puan..
Yeni düzende okul müdürlerine çeşitli birimler tarafından “not” veriliyor.
Belli oranı yakalayamayan müdürler görevlerinden alınıp, düz öğretmenliğe çekiliyor veya kızağa alınıyor.
Notların nasıl dağıtılacağına dair uzunca bir yönetmelik de var.
Orada her şey tane tane yazıyor.
Yazıyor yazmasına ama, kurala uyan kim?
Uyulmadığı kesin ki, notlardan sonra bütün Türkiye’de müdürler isyanda..
Çünkü, herkesin çalışkanlığıyla, başarılarıyla takdir ettiği yöneticiler “sıfır” puanda kalırken, yönetmeliğin hiç bir maddesine uymayanlar, hatta yıllardır o okula uğramayan müdürler bile “100” puan alabildiler.
Dolayısıyla ortada büyük bir çarpıklık var ve işin sonu mahkemelik gibi de görünüyor.
Çünkü..
 
Başarılı puan alan müdürler, aslında o okullara yıllardır uğramamışlar.
Oralarda başka yöneticiler görev yaptığı halde, kendileri bu puanları almışlar.
Değerlendirme ölçülerine girecek hiç bir uygulamaları yok.
Mesela 100 puan alan müdürlerin “bilimsel yayınları ve çalışmaları olması şart” diye bir kural var.
Ama, 100 puan alan 16 müdüre baktığımızda, hiç biri bu kurala uymuyor.
 
Peki..
Hiç olmayan, okullarda müdürlük yapmayan bu kişilere kim, neye göre puan verdi?
Milli Eğitim bu çarpıklığı nasıl izah edecek, merak ediyorum doğrusu..
 
 
Birileri Öğretsin
Konserde yakalanan yeni aşıklar Rıza Kocaoğlu ile Lal Denizli, “burada gazeteci olacağını tahmin etmemiştik” demiş.
Ah yavrum.. Bunlar daha çok toylar yahu!.. Tecrübeli aşıklar onlara biraz kurs versin bari..
 
Yeniyi de Kırarız
Türkler, kredi kartı borcunu ödememede haziran ayında rekor kırmışlar.
Merak etmeyin.. Ekonomi böyle giderse daha nice rekorlar bizimdir!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN