Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Kendiniz Ettiniz Kendiniz Buldunuz

Yayınlanma Tarihi : 22 - 08 - 2014 : 09:17
İzmir’in stad problemi konuşulurken, herkes yeni stad yapılması peşinde koşarken, ben hep şunu söyledim, defalarca da yazdım:
***
—Yeni stad fikirleri güzel de, elimizdeki eskiler ne olacak?
—Alsancak ile Atatürk stadlarından niye kimse bahsetmiyor?
—Neden önce onları düzeltelim, sonra yenilerine bakarız gibi bir düşünce oluşmuyor?
—Neden kimse, bu ikisini yenilersek İzmir’in sorunu ortadan kalkar demiyor?
—Neden onlar hiç yokmuş gibi davranılıyor?
***
İzmir stadsızlıktan kıvranırken, hem iktidardaki, hem de muhalefetteki yöneticiler kısır döngü içinde çekişip durdular bugüne kadar..
Biri Örnekköy dedi, öteki Yalı’yı gösterdi, biri Gaziemir’den bahsetti, diğeri Güzelyalı’yı işaret etti.
Ancak hiç biri “önce Alsancak ve Atatürk yenilensin, sonra diğerlerine bakarız” gibi bir diretmeye, ortak bir tavıra gitmedi.
Peki şimdi ne oldu?
Alsancak Stadı’nın depreme dayanıksız çıkması sebebiyle kapatılması kararı alındı.
Bundan böyle Alsancak’ta maç oynanmayacak.
Ve bu karara herkes şaşırmış gibi duruyor.
Kusura bakmasınlar ama şaşırmasınlar, şaşırmış gibi de yapmasınlar.
Çünkü..
—Alsancak’ın da Atatürk’ün de son derece çürük yapılar olduğunu..
—Bırakın depremi, normal halde bile tehlike saçtıklarını..
—Her an bir yıkım yaşayabileceklerini..
—En az son 15 yıldır makyajla ayakta tutulduklarını..
—Alt yapılarının artık tamamen çürüdüğünü..
—Mutlaka yıkılıp yeniden inşa edilmeleri gerektiğini..
—Veya çok ayrıntılı yenilemeden geçirilmesinin şart olduğunu..
Hepimiz biliyorduk.
Ben de, siz de, kulüpler de, yetkililer de..
O yüzden şimdi kalkıp kimse “bu nasıl karar, kasıtlı karar” diye beylik laflar üretmesin.
Kapatma kararı aslında çok çok geç verilmiş bir karardır.
Normalde çok daha öncelerinden kapatılmalıydı.
Ancak buradaki sorun bu karar değildir.
Sorun; Alsancak ve Atatürk stadlarının vahim durumunu bilmelerine rağmen, onların yenilenmesi veya ciddi bakıma alınması için zorlamayanlardır.
Yeni stadlar için çırpınırken, Atatürk ve Alsancak’ı dışlayanlar, onları yok sayanlardır.
Bu nedenle de, şimdi ağlaşmaya hakları yok.
Kendiniz ettiniz, kendiniz buldunuz.
 
Kanserli kentler yarattık..
Sonuçlarına katlanacağız
 
Prof. Dr. Yüksek Mimar Ahmet Vefik Alp’in sosyal duyarlılığını ve yaptığı çalışmaları beğenirim.
Alp, son dönemde yaşadığımız hava değişikliklerine yönelik çarpıcı bir yorumda bulundu.
Ben etkilendim, sizlerle de paylaşayım istedim.
***
İklimlerin değiştiğini, hortumlar, kasırgalar yaşamaya başladığımızı artık hepimiz görüyoruz.
Çünkü teknolojiyi yükseltirken ekobalansı bozduk, yaşamı hormonladık, genetikle oynadık.
Doğayı yiyip bitiriyoruz.
Alt yapısı, şehirciliği özürlü şehirlerimizi taşıyabileceğinin 3 katı insanla dolduruyoruz.
Ülke ekonomisini imar rantına endeksledik.
Şehirlerimiz birer birer ‘Ekümenopolis’ oluyor.
‘Polis’ şehir demektir.
Büyüğü ‘Metropolis’, daha büyüğü ‘Megapolis’dir.
Skalanın en tepesinde ise kabus ve korku şehri ‘Ekümenopolis’ vardır.
Ekümenopolis deyimi, nüfusu 30 milyonlara dayanmış, her tarafı betonlanmış, havası, yeşili, suyu tükenmiş, yaşanması bir ıstırap, bir çile olan, hastalanmış, bitkisel yaşama girmiş ölümü bekleyen kanserli kentleri tanımlamak için kullanılmaktadır.
Burada bir taraftan kuraklık bir taraftan seller yaşanır.
Çünkü doğayı ‘balans’ edecek, dengeleyecek yeşil örtü azalmıştır.
Bugün şehirlerimizde yarım saatlik yağmurda boğulup ölenler olmaktadır.
Her kentsel boşluğu yapılar ile doldurmaya, sürekli çevreye yayılmaya, biraz daha ağaç kesmeye ve etrafı çölleştirmeye devam ederseniz toplu ölümler yaşarsınız.
Ama selde, ama yangında, ama depremde..
 
Avrupa, Manisa’nın Neresini Beğeniyor
 
Dünya Ekonomik Forumu, “Şehirlerin Rekabeti” başlıklı raporunda Manisa’yı örnek gösterdi.
Üstelik, Türkiye’den sadece Manisa’yı işaret etti.
Raporda, kentin yabancı yatırımcıyı çekme ve diğer şehirlerden ayrışmadaki başarısına dikkat çekildi.
Kararı görünce Egeli olarak, İzmirli olarak ben de gururlandım.
Kaldı ki, bu onur Manisa’nın elde ettiği ikinci büyük başarı..
Daha önce de “Yatırım Yapılacak En İyi Avrupa Kenti” unvanını almıştı.
Hepimize gurur veren bu iki seçimden ne anlıyoruz?
Ekonomi ve sanayi gücünün ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz.
Ayrıca, Manisa’nın her iki alanda da doğru yolda ilerlediği işaretini alıyoruz.
Çifte ödül bize bunların mesajını çok net veriyor.
 
Zamanla
anlarsın
 
—Şarkıcı Soner Arıca, “bir şarkı niye kıymet görüyor ya da görmüyor anlamıyorum” demiş.
—Zaten anladığında, kendini köşeyi dönmüş olarak bulursun!..
 
Al-ver’den Sıkıldık
 
—İzmir, vergi ödemelerinde devlete 
7 verip karşılığında 
1 alıyormuş.
—Şu al-ver hesabından tamamen kurtulsak ve hiç almayıp hep versek olmuyor mu!..
 
Hedef Şaşmasın
 
—Müziğe türkücü olarak başlayan Hatice popçu olmuş, “daha kaliteli işlere imza atacağım” demiş.
—Türkücüydü, popçuydu derken, kariyerinin finali 
bir topçuyla 
olmasın da!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN