Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Üvey Evlattık, Şimdi Sokağa Bırakıldık

Yayınlanma Tarihi : 21 - 08 - 2014 : 09:11
—Ankara’dakilerin İzmir’in devlet eliyle büyümemesi, gelişmemesi için her türlü bahaneyi öne sürdüklerini..
—Kamu yatırımlarını mümkün olduğunca kıstıklarını..
—Yerel projelere olabildiğince engel çıkardıklarını..
—Teşvikten vergiye kadar her kalemde kenti alabildiğince arka planlara attıklarını..
—Merkezi desteği minumum düzeyde verdiklerini..
Artık senelerdir biliyoruz.
Elbette bunların sebebini de biliyoruz.
İzmir’e yıllardır “muhalif duruşunun” cezası çektiriliyor.
Geçmiş dönemlerde de böyleydi, şimdi de böyle.
Değişen bir şey olmadı.
Ne İzmir dik duruşunu değiştirdi, ne de Ankara İzmir’e karşı tepkisini..
***
Gördüğümüz kadarıyla, “İzmir’e bedel ödetme” yarışı her geçen gün etkisini arttırıyor ve ağırlaşıyor.
Maliye Bakanlığı’nın son olarak hazırladığı “6 aylık dönemdeki vergi gelirleri ve gider tabloları” bu ağırlaştırmayı gayet net gösteriyor.
Bugüne kadar Ankara’ya 4 verip 1 almaktan yakınan ve haksızlığın giderilmesini bekleyen İzmir, yeni tablo karşısında küçük dilini de yuttu.
Düzeltme olacağını sanarken, 7 verip 1 alan konumuna düşürüldüğünü, kente yapılan haksızlığın katlanmış olduğunu öğrendi.
Yeni tabloya göre, İzmir genel bütçeye ilk 6 aylık dönemde 30.5 milyar liralık katkı koyarken, devletten sadece 4.6 milyar liralık destek aldı.
Yani ülke geneline göre rekor düzeyde vergi ödedi, devlete bağlılığını azamı ölçüde gösterdi, ama bunların ancak 7’de biri kamu yatırımı ve desteği olarak kente geri döndü.
Ankara ise, aynı düzende 3 ödeyip 1 aldı.
***
Bence bu durumda lafı daha fazla uzatmaya gerek kalmadı.
İzmir düne kadar Ankara nezdinde üvey evlattı, bugün ise sokağa bırakıldı.
Tablonun özeti ve verdiği mesaj budur.
 
Sigara içmek suç değil
 
—Sigara kullanımının azaltılması için çalışma yapmayı anlarım.
—Sigaranın zararlarının çeşitli yollarla aktarılmasını kabullenirim.
—Ama, sigara içiyor diye insanların işten çıkarılmalarını veya tehdit edilmelerini asla ve asla onaylamam.
İsteyen içer, isteyen içmez ve buna da kimse karışamaz.
Bu kişisel özgürlüktür, kişisel tercihtir, kurumsal olarak müdahale edilemez.
En fazla, sigara içimi iç alanda, kapalı mekanda veya bunlara benzer yerlerde yasaklanır, ki günümüzde bu şekilde yasaklar var, ancak bu yasak kişisel saldırıya dönüştürülemez.
Dolayısıyla..
İzmir Halk Sağlığı Müdürlüğü’ndeki şoför odasına, “eğer bir hafta içinde sigarayı bırakmazsanız. İş haklarınız fesh edilecek” yazısının asılmasını kesinlikle doğru bulmuyorum.
Sigara içmek, içki içmek bir suç değildir.
O yüzden de içicilere kimse suçluymuş gibi davranamaz, kimsenin böyle bir hakkı olamaz.
Sigara bağımlılığından kurtarmayı teşvik etmek ayrı şey, fakat sigarayı bahane gösterip işten çıkarmakla tehdit etmek ayrı şeydir.
Bunlar karışırsa ortalık da karışır ki, Halk Sağlığı Müdürlüğü’nün bu duyurudan sonra karışmış olması çok normal..
Bugün sigara içenleri işten çıkarmak isteyenler, yarın “şimdi de ayran içenleri, peşinden de kavurma sevenleri işten çıkaracağız” derlerse ne olacak?
Onu da kabul edecek miyiz?
 
Kent Hastanesi’ne teşekkürlerimizle..
 
Henüz 6 yaşındaki Müesser’deki talihsizliğe bakın..
40 bin kişide bir görülen NF (nörofibromatozis) hastalığına yakalandı ve vücudu tümörle kaplandı.
Tedavi edilmezse felç tehlikesiyle karşı karşıya olan minik Müesser’in ailesi, ameliyat için gerekli 25 bin lirayı bulamıyordu.
Konuyu gazetemize taşıyınca, sağolsun İzmir Kent Hastanesi Genel Müdürü Ruşen Yıldırım telefonla arayarak, Müesser’in ameliyatını ücretsiz yapacaklarını ve onu tamamen sağlığına kavuşturacaklarını söyledi.
Aileyle irtibatı sağladık ve ameliyat gününü beklemeye koyulduk.
Dört saat süren operasyon dün gerçekleşti ve Müesser’in belindeki 8 santim büyüklüğündeki tümör başarıyla alındı, vücudu temizlendi.
Durumu da gayet iyi, bir kaç gün sonra taburcu edilecek.
Minik yavrumuza bundan sonra sağlıklı bir hayat diliyorum, Kent Hastanesi’ne de gösterdiği duyarlılıktan dolayı teşekkürlerimi iletiyorum.
 
Kaçak Kazı Yapanlar...
 
Bu sözüm sizlere..
—Madem define aramaya bu kadar meraklısınız..
—Madem kısa yoldan zengin olmaya bu kadar heveslisiniz..
—Madem tarihi alanları delik deşik etmeye bu kadar meğillisiniz..
O zaman bunu doğru düzgün ve kaçak kazının kurallarına göre yapın.
Kaçak kazıya, kaçak iş makinesiyle, kaçak işçilerle gelirsen, Kınık’ta olduğu gibi başına toprak da çöker, dağ da!..
Bir kere, iş makinesiyle kim define bulmuş ki, siz bulasınız!
Kepçeyle kazarak kim tarihi esere rastlamış ki, siz rastlayasınız!
Bunlar ince işler, santim santim, milim milim yapılan çalışmalar..
Öyle iş makineleriyle, dozerlerle, kepçelerle olsaydı, binlerce meslektaşınız üç günde zenginliğe kavuşurdu değil mi?
O yüzden tembellik etmeyin, işinize saygı gösterin!..
 
Aşkın Plakası
—Ünlüler aşklarını otomobillerinin plakalarına yazıyorlarmış.
—Plakadan önce kalplerine yazsalar, bence daha iyi.. O zaman bu kadar kolay boşanmazlar!..
 
Bugün Okşar Yarın Çakar
 
—Trabzonspor taraftarı, Ayşe Hatun Önal’ın şarkısı “Çak Bi Selam”ı yeni transfer Cardoza’ya uyarlayıp, marş haline getirmiş.
—Cardoza’yı şimdiden uyarayım. Eğer gol atamazsa, bilsin ki taraftar “Çak Bi Selam” yerine anında Demet Akalın’ın “Yıkıl Karşımdan” şarkısına döner, ona göre!..
 
Bu Halde Göremez
 
—EBSO Başkanı Ender Yorgancılar “ekonomide sonbahar olmasın” diye uyarıda bulunmuş.
—Vallaha, ekonomi böyle giderse sonbaharı filan değil, doğrudan karakışı görecek herhalde!...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN