Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


İhtilaf Ülkesi Türkiye

Yayınlanma Tarihi : 19 - 08 - 2014 : 09:03
Ne kadar ihtilaflı ülke haline geldik?
Ve neden geldik?
“İhtilaf” sözcüğü için bugünlerde “anlaşmazlık” diyoruz.
Hayır!
İhtilaf, anlaşmazlıktan çok daha derin içerikli ve vahim kapsamlı bir kavramdır. Siyasette bu kavram, hakkı verilerek tartışılmalıdır.
Neden mi?
Çünkü yakında çok gereksiz; ama çok büyük ölçekte bir kavga yaşayacağız.
Ring hazırlandı. İpler gerildi. Eldivenler giyildi.
Gong vuruldu, vurulacak... 76 milyon kişinin hakemliği alesta bekliyor...
***
Bir ülkenin başbakanıyla, o ülkenin Barolar Birliği Başkanı bir hitap zemini (aslında üslubu) hakkında kavga ediyorlar.
Hatırlayacaksınız; ikisinin de asabiyetlerini kontrol edecek ölçülerinin bulunmadığını gösteren bir siyaset vodvili izlemiştik.
Danıştay’daki törende başbakan, dönemin cumhurbaşkanını arkasına alıp toplantıyı terk etmişti...
***
O günün başbakanı, bugünün cumhurbaşkanıdır...
Biz de kavga kapandı diye rahatlamıştık.
Şimdi kendi kendimize “hadi canım sen de” diyebiliriz...
Vodvilin yeni bir perdesi var...
Tayyip Bey, cumhurbaşkanlığını devraldıktan üç gün sonra “adli yılın” açılış törenine katılacak.
Bütün gözler onun üstünde: Acaba hukuk varlığımız hakkında ne diyecdk?
Barolar Birliği Başkanı, gelenek gereği adli yılın açılış töreninde bir konuşma yapacak.
İşte bu noktada Tayyip Bey, şimdiden fikrini açıklıyor: Diyor ki, “o konuşursa ben törene gelmem”...
O dediği Metin Feyzioğlu... İşte ihtilaf denen konu bu.
Metin Bey bir açıklama yapmış: Tayyip Bey’in konuşmasını “üzücü” bulmuş.
Metin Bey mahiyette haklı... Üslup da temkinli... İfadede tertipli...
Yani, geleneksel avukat karakteristikleri taşıyor...
Peki, siyaseten haklı mı?
Hayır!
Çünkü her zemini sadece kendisi için kullanamaz.
***
Kişisel fikrimi söylüyorum:
· Eğer Metin Bey, ülkenin adli sorunları, hukuk disiplini, adalet ahlak, medeni değerleri ve demokrasi idraki hakkında görüşlerini açıklarsa isabet eder, takdir toplar.
· Halkın özgürlüklerini dikkate alan, yönetimde keyfiliğe ve hukuk ciddiyetsizliğine karşı çıkan üslupla konuşursa, bu konuşma, Metin Bey’e ana sütü kadar helal olur ve meslek onuru kazandırır.
Hatta bu konuşma, onun Başkan olarak görev tarifinin en ciddi sorumluluğudur...
Böyle bir konuşma yapılacak diye cumhurbaşkanı töreni teşrif etmezse, elbette ki bir gerekçe bulabilir; ama adil ve mukni olduğunu söylemek mümkün olmaz.
***
Bir eleştiri de Metin Bey’e...
Metin Bey, neden cevaplarınızı bu kadar uzun ve sık tekrarlı yazıyorsunuz? Hitabetin etkinliği kürsüde uzun süre kalmak değildir...
Elbette ki avukatlar, yargının içinde yurttaşı temsil eden kurucu unsurdur.
Hukuk, “az söz, öz söz” sanatıdır...
Bu açık unsuru, paragraflarca uzatmanın lüzumu var mı?
Cicero’yu sakın unutmayın: “Avukatlık, ihtilaf yaratma sanatı (mesleği) değildir”...
***
Yargıtay, hukukun “devlet” kanadıdır...
Barolar Birliği ise “millet” kanadını temsil eder.
“O gelirse ben gelmem” demek, belli ki asabi bir ifadedir... Biraz da millete karşı erken takınılmış tavır acemiliği sayılabilir...
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN