Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bu “Düzen”, Saygın Sonuç Üretmez...

Yayınlanma Tarihi : 11 - 08 - 2014 : 14:14
Ülkemizdeki seçim sistemi, geleneksizliği, ölçüsüz aday söylemleri, üslup bozukluğu, kişiye göre yorumlanan kanunlar, denetime kapalı bilgisayarlar, tüm itiraz yolları kapalı Yüksek Seçim Kurulu kararları, cezasız kalan “seçim filleri”, seçim meydanlarında “yuhalatılan insanlar” gerçeği ile gidilen bir seçimde, çıkan sonucu “normal” sonucu kabul etmek zorunda olsam da, bu şartlarda gidilen bir seçimin sonucuna saygı duymayacağımı daha önce açıklamıştım.
 
“Türk işi siyaset, Türk işi siyasetçi, Türk işi seçim, Türk işi demokrasi, Türk işi adalet, Türk işi seçmen, Türk işi sayım, Türk işi insan hakları, Türk işi kardeşlik, Türk işi Müslümanlık” bende tiksinti boyutlarına ulaştı.
 
Ama her şeye rağmen bu ülkenin has evlatlarıyız. Birileri yaşamımızı zehir etme gayreti içinde çırpınsa da, kendi geleceğini sağlama alma adına bu ülkenin insanlarını milliyetine, mezhebine, inanışına göre ayrıştırmaya kalksa da, televizyon ekranlarını “korku filmi sahnelerine çevirse de” çevirse de, bu topraklar bizim de vatanımız.
 
Avrupalı’nın 500-600 yıl önce gerçekleştirdiği Rönesans, dinde reform gibi insani silkinmeler, başımıza çöreklenmişler tarafından “bastırılmaya, gereksiz bulunmaya” devam edildikçe, biz de “ileri demokrasinin piyonları” olmayı 50-60 yıl daha sürdüreceğiz... 
 
Bir Kez de Kestelli’den Dinlemek
Seçimin sonucunu, kendi içindeki denklemlere bırakarak biz gelelim bir başka bir konuya... Geçtiğimiz hafta Ankara’da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından “7.Türkiye Ticaret ve Sanayi Şurası” yapıldı. Bu münasebetle İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli’nin, ülkemizdeki 365 ticaret odası, ticaret borsası ve sanayi odasının 365 başkanı arasında tek kadın başkan olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlamış olduk. Şuraya katılan İzmir Ekibi, Işınsu Kestelli’ye bir de “sözcülük görevi” yüklemişti. 
Oldukça cesur bir konuşma metni hazırladığı gözlenen Kestelli, İzmir’in hakettiği gelişimin önündeki engelleri tek tek sıraladıktan sonra “Akdeniz çanağının cazibe merkezi ve yeni Barcelona’sı olmayı arzu ediyoruz” diyor ve İzmir için hazırladığı “acil eylem planı”nı, hükümetin zirvesinin de yer aldığı toplantıda bir bir sıralıyor.
Bayan Başkan’ın sıraladığı “İzmir gerçekleri” aslında yeni dillendirilmiş şeyler değil. Ankara’dan gelen her yetkiliye büyük çabalar sonucu sunulan dosyaların, Ankara’ya giden İzmir heyetinin koltuğunun altına kıstırıp götürdüğü her dosyanın içinde var. Hem de her türlü çözüm yollarını da göstererek.
İzmir’in her dosyasına göz ucuyla şöyle bir bakıp, kendi özgür iradesiyle “haklısınız” diyen ağızlar, bir yerde bir duvara tosladıktan sonra tam tersini söylemeye başlıyor.
Ne demek istediğimi, İzmirli işadamı örgütü temsilcileri çok iyi bilir. “Haklısınızlar”ın çarpık, şekil değiştirdiği canlı duvarı da... Ancak Hükümet’in, bırakın İzmir’den gelen yeni yeni talepleri; bizzat kendi üyeleri tarafından hazırlanmış ve yazılı belge haline getirilmiş seçim vaatlerini bile gerçekleştirmeye yanaşmıyor.
 
İzmir 10 Verip, 1 Bile Alamıyor...
Örneğin, geçtiğimiz yerel seçim öncesi bazı “sıfatlarının önünde İzmir bulunanlar” tarafından sıkça tekrarlanan bir rakam vardı; Hükümetimiz, 10 yıl içinde İzmir’e tam 16.5 milyar liralık yatırım yaptı... Nankörler...” 
Asıl o “nankörler” bilmeli ki, bahsettikleri 10 yıl içende İzmir’in ödediği vergi, 275 milyar lira. 
Yani hükümete 10 veren kent, 1 bile alamamış. Türkiye’de böylesine cezalandırılmış bir kent daha yok...
***
Kimseyi umutsuzluğa sevk etmiş olmak istemem ama   ayrıntıları gazete haberlerinde yer alan “İzmir istekleri” konusunda hükümetin, beklenenin onda birini bile yapmayacağından eminim. 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN