Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Altınordu, Spor Okullarında Ders Olarak Okutulmalı

Yayınlanma Tarihi : 08 - 08 - 2014 : 09:17
Seyit Mehmet Özkan’ın başkanlığındaki Altınordu Kulübü’nün özellikle futbolun altyapısı için getirdiği yenilikleri, yaptığı muhteşem işleri her fırsatta anlatıyorum, aktarıyorum.
En son “uzman futbolcu yetiştirme” sistemi kurduklarını iletmiştim.
Önüme gelen yeni bilgiler ise, beni daha da etkiledi.
Bunlara baktığımda şimdi de diyorum ki, “Altınordu’nun yaptıkları spor okullarında mutlaka ders olarak okutulmalıdır.”
Bu önerimde çok ciddiyim ve samimiyim.
Çünkü öğrenciler, Altınordu’nun yarattığı dünyayı hiç bir okulda öğrenemezler, göremezler, bulamazlar.
“Şeytanlar”da olup bitenleri öğrenince, bana hak vereceğinizi düşünüyorum.
***
— Tüm yaş gruplarının yanı sıra, personele sürekli İngilizce dersi veriliyor.
— Sporcuların okullarındaki başarı oranlarını yükseltebilmek için, başta matematik ve Türkçe olmak üzere ek ders hizmeti sağlanıyor.
— Bir aylık aralıklarla gelişim seminerleri düzenleniyor.
— Bankacılık, medya, madencilik, mühendislik gibi herhangi bir alanda uzmanlaşmış kişiler, mesleklerindeki yükselişleri konusunda sporculara seminer veriyor.
— Her takım için iki haftada bir sosyal bir faaliyet organize ediliyor.
— Bu bazen bir müze gezisi olabileceği gibi, tiyatro, sinema ya da farklı bir etkinlik de olabiliyor.
— Her sporcu “etkili iletişim” dersi alıyor.
— Profesyonel bir futbolcunun kamera önünde nasıl durması gerektiği anlatılıyor, demeç verme özelliği geliştiriliyor.
— Down sendromlu ve lösemili çocuklar ziyaret edilerek, onlara moral veriliyor.
— Sporcuların sosyal sorumluluk alma yetileri güçlendiriliyor.
***
Anlı şanlı kulüplerimizde bu çalışmaların birini bile görmek mümkün değil.
Olanlar da göstermelikten öteye gitmiyor.
Altınordu ise, sistemini ve varlığını bunun üzerine inşa ediyor.
Şimdi söyleyin bakalım, önerimde haklı mıyım, haksız mıyım?
 
Aydın’la Anlaşamadık, Benim Logo Kaybetti
Aslında kaybedeceğini biliyordum.
Hatta, geçen hafta içinde Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile görüşürken, halk oylamasında seçtiğim logonun büyük ihtimalle ikinci geleceğini, mavi zeminlinin ise birinci olacağını söylemiştim.
Tahminimde yanılmadım.
Aydın halkı, Büyükşehir Belediyesi’nin yeni logosu olarak, “mavi zeminli, efe-zeytin-incir” karışımlı logoyu tercih etti.
Seyfi Güzeloğlu’nun çizdiği yeni logo, Çerçioğlu’nun istediği şartları tümüyle taşıyor:
***
— Aydın’ın kent kimliğini yansıtıyor.
— Vizyonunu ortaya koyuyor.
— Ege’nin imajıyla uyumlu duruyor.
— Akılda kalıcı tasarlanmış.
— TC Aydın Büyükşehir Belediyesi yazıyor.
— Belediyenin kuruluş tarihi 1881 ibaresi bulunuyor.
***
Yeni logonun Aydın’a uğur, yatırım ve bol kazanç getirmesini dilerim.
 
Uşak’ın Son Şansı
Uşaklılar’ı defalarca uyardık.
Havaalanının açık kalmasını, uçuşların sürmesini istiyorsanız uçağa binin diye..
Doluluk oranı yetersiz kalırsa, güç bela koyulan seferler tekrar iptal edilir diye..
Sözler verildi, toplantılar yapıldı, kent yöneticileri, vekiller, odalar, örgütler devreye girdi ama nafile..
Borajet, Uşak- İstanbul uçuşlarını son 3 gündür doluluk oranının yetersiz olması nedeniyle iptal etti.
Uşak Havalimanı Müdürü Uğur Yalvaç gelişmeden dolayı çok üzgün.
Uşaklılar’a yeniden çağrı yapıp, yolcu sayısının arttırılması için gayret gösteriyor.
Başarır mı, bilmiyorum.
Ama, hem uçak isteyeceksin, hem de uçmayacaksın, böyle bir uygulama yok.
Kimse zarar edecek işi yapmaz.
O nedenle..
Uşaklılar ya son bir hamle daha yapıp Borajet’i ikna edip yolcu sayısını arttıracaklar ya da uçuş konusunu tamamen kapatacaklar.
Karar onlara ait..
 
Denetim mi Dediniz?
Güldürmeyin Adamı...
İş kazalarında Türkiye’nin sicilinin parlak olmadığı malum.
AB ile kıyaslandığında, bizdeki iş kazalarında ölüm oranı 7 kat fazla.
İş kazaları yüzünden uğradığımız yıllık kayıp ise 7 milyar lira dolayında..
Bu kazaların en önemli tetikçisi, taşeronlaşma ile denetimsizlik..
Mesela, geçen yıl 1.5 milyon işyerinden sadece 8 bin 854’ü denetlendi.
Son 11 yılda denetlenen işyeri sayısı ise yalnızca 90 bin oldu.
17 milyon kişinin çalıştığı ülkede, iş sağlığı ve güvenliği denetimi yapabilecek müfettiş sayısı sadece 266.
Onların yanında 315 de müfettiş yardımcısı bulunuyor.
Toplamda denetim yapabilecek yetkinliğe sahip kişi sayısı 581 iken, bu rakam Almanya’da 3 binin üzerinde..
Sanayileşmiş ülkelerde 10 bin kişiye bir müfettiş düşerken, Türkiye’de 30 bin kişiye bir müfettiş denk geliyor.
Dolayısıyla..
— Bu tablo Türkiye’de denetim mekanizmasının fiilen işlemediğini..
— Pek çok iş yerine hiç gidilmediğini..
— Gidilen yerlerde ise denetimlerin kağıt üstünde yapıldığını gösteriyor.
 
Devamı Öbür Filmde
— “Ceza” filminin başrol oyuncusu Ebru Şancı, “kız kıza öpüşmekten haz aldım. Daha fazlasını yapar mıyım, bilmiyorum” demiş.
— Gelecek filmde onu da dener, merakınızı ve soru işaretlerini ortadan kaldırırız Ebru hanım!..
 
Ne Yapsın Garipler
— Şarkıcı Ziynet Sali, “dünyadaki hiç bir sanatçı bizimkiler kadar kendilerini beğenmiş değil” demiş.
— Tamam da.. Başkaları beğenmeyince mecburen kendi kendilerini beğenmek zorunda kalıyorlar. O yüzden yani...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN