Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Başkasına Anlatsak İnanmaz

Yayınlanma Tarihi : 05 - 08 - 2014 : 09:20
—Valiler..
—Emniyet müdürleri..
—Kaymakamlar..
—Okul müdürleri..
—İl eğitim müdürleri..
—İlçe eğitim müdürleri..
***
Artık hepsinin atanması veya atanmaması siyasete bağlı hale getirildi.
Ankara’ya yakın olanlara görev veriliyor, yakın görülmeyenlere kapı gösteriliyor.
Bu işlerde “merkeze çekilmek” diye bir tanımlama var.
Merkez valisi, merkez emniyet müdürü oldun mu, bil ki “kızaktasın” demektir.
Kızağa çekilenin bir daha göreve ne zaman döneceği belli değil.
 
Bugünlerde İzmir’de böyle bir tablo yaşanıyor.
36 ilçe milli eğitim müdürü görevden alındı, hepsi birden Karabağlar Halk Merkezi’ne atandı.
Her gün laf olsun diye merkeze gidip tavla oynuyorlar, sonra da hiçbir iş yapmadan evlerine dönüyorlar.
Çünkü sistem öyle emrediyor.
Türkiye’de onlar gibi yüzlercesi var.
Vali var, vali yardımcısı var, emniyet müdürü var, okul müdürü var, var oğlu var..
Ve hepsi hiçbir görev verilmeden, hiçbir işe dokunmadan günlerini geçiriyorlar.
***
Oysa okullar müdür eksikliğinden, öğretmen eksikliğinden kıvranıyor.
Keza kentler, ilçeler idareci azlığından şikayet ediyor.
Onlar bu haldeyken, biz elimizdeki yetişmiş insanları “merkeze” atayıp, hiçbir iş yaptırmadan maaşlarını ödüyoruz.
Dünyada bizim gibi başka bir ülke, bizimkine benzer “merkez” modeli var mı acaba, çok merak ediyorum doğrusu..
 
Güzelim Doğanlar’a ne yaptınız böyle!
 
İzmir Büyükşehir Belediyesi, harabe haline dönen Bornova’daki Doğanlar Kilisesi’ni restore etti.
19’uncu yüzyıldan kalma tarihi yapı, uzun süren çalışmalar sonucu ayağa kaldırıldı.
Buraya kadar her şey güzel..
Haber toplantıda önüme geldiğinde de hoşuma gitti.
Belediyenin tarihi bir binayı daha kente kazandırmasını alkışladım.
Fakat ve fakat..
***
—Binanın doğal hali ile yeni halini kıyaslayınca..
—Yapılan restorasyonu görünce..
Toplantı masasında “olamaz” diye çığlık attım.
***
O güzelim tarihi kilise gitmiş, yerine bambaşka bir şekil gelmiş.
Binanın eski halinden eser kalmamış, restorasyon diye sanki üzerinden alçı-sıvayla geçilip, bütün halinde her yeri beyaza boyanmış.
Restorasyon uzmanı değilim ama, düz vatandaş gözüyle baktığımda bile ortaya çıkan görüntüyü hiç beğenmedim.
Arkadaşlardan, kiliseyi uzmanlara göstermelerini ve görüş almalarını istedim.
Bu yazıyı yazdığımda görüşler henüz toplanmamıştı.
Onlar belki beğenecekler, belki beğenmeyecekler, bilmiyorum.
Ama ben bu restorasyonu kesinlikle sevmedim, onu biliyorum.
 
A.Ordu’nun Yeni Ürünü: Uzman Futbolcu
Altınordu’nun attığı her adımı hayranlıkla izlerken ve keyfini yaşarken, hemen bir başkası daha çıkıyor karşıma..
Ve o yeni çıkanı da aynı zevkle takip ediyorum.
Mesela şimdi, tüm altyapı takımlarına “tek tip antrenman programı” uygulaması getirmiş.
Profesyonel takımda hangi taktik, hangi çalışma, hangi sistem uygulanıyorsa, aynısı bütün altyapı ekiplerine yayılmış.
En küçüğünden en büyüğüne her oyuncu aynı programla eğitilecekmiş.
***
Bu çalışmalara “zincir modeli” deniyor.
Altınordu bu modeli Barcelona’dan örnek aldı.
Bu sistemde, örneğin bir sol bek oyuncusu A takıma yükselene kadar daima sol bek eğitimi alıyor, böylelikle üst takıma geçtiğinde uyum sorunu yaşamıyor.
***
Söz konusu uygulama her ne kadar “zincir modeli” diye tarif edilse de, ben buna “uzman futbolcu yetiştirme sistemi” demeyi tercih ediyorum.
Eğer uygulamaya tavizsiz devam edilirse, Türkiye’de hemen her meslekte büyük eksiklik olan “uzmanlık”, Altınordu sayesinde futbolumuza bilimsel ve bilinçli olarak girecek demektir.
Bir futbolcu sol bek ise, futbol hayatı boyunca (tabii Altınordu’da kalırsa) gerçekten sol bek eğitimi alacaktır.
Bir futbolcu santrforsa, gerçekten santrfor eğitimiyle donanacaktır.
Bu disiplin bize “uzman futbolcu” oluşumunu getirir ki, işte o zaman Türk futbolunda somut bir kıpırdanma başlar, her kulübe örnek olur.
 
Ahmet Koptu Gidiyor
Sevgili dostum Ahmet Aslaner bize röportajlar yapıyor.
Eline sağlık, hepsi de birbirinden güzel.
Bugün de Ayşe Kulin’le olan söyleşisini veriyoruz.
Ancak Ahmet’te ciddi bir değişim gözlüyorum.
Başlarda oldukça çekingendi, röportaj yaptığı kişiyle yan yana poz verirken bile sıkılırdı.
Aradan günler, haftalar, aylar geçti.
Şimdi bakıyorum da, eski Ahmet’ten eser kalmadı.
Ayşe Kulin’le çektirdiği fotoğrafları gördüm, Ahmet artık kopmuş gidiyor.
Bu gelişme, vatana-millete hayırlı olsun diyorum.
 
Evlilik ve Erkek
—İngilizlerin araştırmasına göre, evlilik en fazla erkeklere yarıyormuş.
—Eğer “yarardan” kasıt kilo almak, belin genişlemesi, fiziğin bozulması anlaşılıyorsa, o zaman araştırma sonucu doğrudur!..
 
 
Armut Düşmüş
— Sibel Can ve Seda Sayan’ın oğullarından sonra, Orhan Gencebay’ın oğlu da pembeli, boncuklu ayakkabı giymiş.
—Ehh.. Bu duruma “babasının kıyafetlerine bak, oğlunun ayakkabısını al” denebilir herhalde!..
 
Kimse Dayanamıyor ki
—Eda Taşpınar yine yalnız kalmış, şu aralar yine sevgilisi yokmuş.
—Onunla birlikte olanlar güneşte tek tek eridiklerinden, sık sık yalnız kalıyor tabii!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN