Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Birleştirici Güç-Birleştirici Korku...

Yayınlanma Tarihi : 04 - 08 - 2014 : 09:21
Bir seçime daha günler kala, karalama propagandasının dozu her türlü terbiye sınırının üzerine çıktı. Haysiyetler, şerefler, iftiralar, havada uçuşturuluyor. Küçücük bir duyuma dayalı iddialar bile gerçek gibi meydanlarda pazarlanıyor; çünkü biliniyor ki, bu yalanlara bile itibar edecek seçmen çok. Bir kere birisinin yalanına inandı mı, dünyanın gerçeğini önüne serseniz, “asla yolundan dönmeyecek” seçmen sayısı milyonlarla ifade edilebilecek düzeyde. Madem demokratik bir ülkeyiz, madem bir seçime gidiyoruz, taraflar diğer demokratik ülkelerin tamamında olduğu gibi neden televizyon ekranlarında karşı karşıya gelmez, projelerini milletin ve rakibinin gözünün içine baka baka anlatıp oy istemiş olmaktan kaçar?
 
Eskiden, yani “ileri demokrasiye henüz geçiş yapmadığımız dönemler”de bizde de uygulanan bir yöntem, neden ortadan kaldırıldı?
Çünkü propaganda taktiği “göğüs göğüse” çarpışmaktan “vur kaç”a dönüştü. Zaten düzen de bunun üzerine kuruldu.
Önemli bir siyasi şahsiyet bir yerlerde yalanı-yanlışı-iftirayı-çamuru harman edip, birilerine verip veriştiriyor.
 
Tüm televizyonların canlı canlı vatandaşa ulaştırdığı o yalanı düzeltmeye kalktınız mı, duyan bile olmuyor. İlk söylenen “yalan”, 24 saat yayın yapan haber kanallarında günde 48 kez (her yarım saatte bir) tekrarlanırken, “söylenen yalandır” haberi, bir kere okundu mu, adet yerini buluyor...
 
Övünülecek Bir Durum Değil...
Son zamanlarda bir de enteresan bir söylem var; AKP’nin birleştirici gücü...
Bunu, İktidar Partisi’nin her kademesinden birileri övünerek söylemekte, “Bu ülkenin asla bir araya gelmeyecek güçlerini, sol parti CHP ile sağ parti MHP’yi, hatta bu ülkenin Komünistlerini bile blok haline getirdik” denilmektedir.
 
Aslında ortaya çıkan durum, AKP’liler tarafından övünülecek bir gelişme değil, “Biz nerede hata yapıyoruz? Ülkenin bizim gibi düşünmeyen, bizden olmayan tüm kesimleri karşımızda blok oluşturma çabasına giriyor” deyip, partinin bundan sonraki stratejisini yönlendirmek üzere derin analizleri gerektiriyor.
 
AKP dışındaki tüm kanatları AKP’ye karşı birleştiren, “AKP’nin birleştiriciliği”nden değil, “sınırsız güç kullanımı konusunda tüm kural ve kaideleri alabildiğine zorlamasındandır. Bu duruma seyirci kalmak ve sorumluluk üstlenmek istemeyen her kanattan siyasi parti temsilci ve seçmenlerinin “AKP’ye karşı blok oluşturması” da  bu yüzdendir.
 
AKP hükümetlerinden önceki hükümetin de bir CHP-MHP ve ANAP koalisyonu olduğu, siyasi fikirleri uyuşmasa da, ülkenin geleceği söz konusu olduğunda her zaman bir araya gelebileceklerinin çok uzaklarda olmayan kanıtıdır.
 
O Koalisyona Çok Şey Borçluyuz...
Kendilerine “siyasi miras” olarak bıraktıkları, köklü ekonomik tedbirler demeti, şimdi cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda da birlikte hareket kararı alan o partileri yönetenlerin eseridir.
 
Eğer o üçlü koalisyonun, dünyanın sayılı ekonomistlerinden Kemal Derviş gibi bir yetkin bir vatansevere kurdurdukları, siyasi görüşlerini bir kenara bırakıp sonuna kadar destek oldukları düzen olmasaydı, acaba dünyanın bu çalkantılı döneminde halimiz nice olurdu?
Örneğin;
 
AKP hükümetlerinin yıllardır kurmaya çalıştığı ve bir türlü dikiş tutturamadığı eğitim sistemi,
Yaz-boz tahtasına dönen, gecelik kanunlarla ayakta tutulmaya çalışılan hukuk sistemi,
Komşularla “sıfır sorun” ilkesi ile yola çıkılıp, ortada dost most bırakmayan bir dış işleri politikası ve benzerleri gibi bir düzenin makro ekonomi alanında da yapılmış olmasının sonuçlarını aklıma bile getirmek istemiyorum.
 
Bu gün, bir milli sorun çevresinde bir araya gelmelerinden rahatsızlık duyulan, o partilerin kurdukları “o koalisyon hükümetinin siyasi ömrünü tamamlayarak seçime gidilmiş olsaydı”yı, -bir faydası olmayacağı için- es geçsem de, geleceğin şekillenmesi için geçmişin unutulmaması açısından hatırlatmak isterim.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN