Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Seçim Bilgisayarı, Denetime Açılsın...

Yayınlanma Tarihi : 02 - 08 - 2014 : 09:21
Cumhurbaşkanlığı seçimleri iyice yaklaşırken, yargıladığımız ve müebbet hapse mahkum ettiğimiz “12 Eylül Darbecileri”nin yazdırdığı kanunları tepe tepe kullanmaya devam ediyoruz. Birisi çıkıp “şu faşist dönem kanunları” diye başlayacak olsa cevap hazırdır; bu kanunları biz yazmadık, biz çıkarmadık, önümüzde bulduk...
Muhalefet partisi milletvekillerini adeta bağırta bağırta meclis çoğunluğu ile bir gecede “emredilen kanunlar”ı çıkarmada ustalaşmış bir kadronun, savunmasının samimiyetini taktirlerinize arz ediyorum. 
Eleştirmek alabildiğine serbest, kullanmak hak!...
Üç aylık seçim döneminde, bazı adayların tepe tepe ayaklarının altına serdiği devlet-kamu olanaklarının, parasının, personelinin, uçak, helikopter dahil her türlü aracının, gerecinin, televizyonunun, radyosunun kullanımına, “kanun gereği” seçim sandıklarının kurulmasına 10 gün kala yasak gelmiş.
Peki bu yasakların namusunu koruma sorumluluğu kimin üzerinde?
 
Şaibeli Seçimleri Üst Üste Yığmak...
Daha 4 ay önce yaptığımız yerel seçimlerin sonucu üzerindeki şaibeleri bile ortadan kaldıramamış, hatta kaldırma gereği bile duymamış Yüksek Seçim Kurulu’na ve organlarının...
Adaylar veya taraftarlarından gelecek “Bak sayın kurulun sayın üyeleri... Şu arkadaş, seçimde devlet olanaklarını kullanıyor” şeklindeki olası sikayetleri değerlendirecek olanın da bu kurul olduğunu düşündükçe, açıklanacak seçim sonuçlarına “saygı” duymamak da, “kişisel hak” olarak şimdiden şekillendi bile...
Nasıl şekillenmesin ki; öyle bir “demokratik seçim”e gidiyoruz ki; oyların içine konduğu zarfların sandık kurulu üyeleri önünde açılıp sonuçların tutanağa geçmesinden sonraki tüm aşamalar, her türlü ulusal ve uluslararası denetime kapalı...
Daha bundan önceki (2011) genel seçimleri ve 4 ay önce yaptığımız yerel seçim sonuçları üzerindeki şüpheleri, şaibeleri bile ortadan kaldıramamış bir kurumun açıkladığı sonuçlara, sade bir seçmen olarak nasıl saygı duyacağım?
Bu saygı duymamanın sorumluluğunu da hiç üzerime almıyorum.
Kendisini ve kararlarını saygınlaştıracak olan, seçime giden bir başbakanın oluşturduğu Yüksek Seçim Kurulu’nun sayın üyeleridir.
 
Güldüremedik; Bari Sinirden Gülün...
Aylardır, yıllardır gülmeye hasret insanlarımızın önemli bir bölümünü, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç güldürmeyi (!) başardı. Ortada fol yokken, yumurta yokken öyle bir fetva, öyle bir vaaz verdi ki, hiç güleceği olmayanlar bile ya sinirden gülmeye başladı, ya da “Arınç’a inat kahkaka atma yarışına girdi...”
Başbakan Yardımcısı’nın söylediklerini, o günkü konuşma metnini “iffet ve ideal Müslümanlık”a ayırmış bir cami vaizi söylese, (nitekim defalarca söylenmiştir) hiç de yadırganacağını zannetmiyorum. 
Bu konuda kendisine kişisel tepkim de yok...
Ancak, söylediklerini savunmak üzere “söyledikleri”ni ise, (direğe tırmanmak, kocasını bırakıp sevgilisi ile tatile çıkma) gibi anlatımlarını ise, evrensel terbiye sınırlarına “tam tecavüz” olarak değerlendiriyorum.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN