Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


İhsanoğlu ile 1.5 Saat

Yayınlanma Tarihi : 24 - 07 - 2014 : 09:21
Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’nu önceki akşam İzmir’de 1.5 saat dinledim.
Basın ve sivil toplum örgütleri temsilcilerine yaptığı sunumda, kimliğine ve düşünce yapısına yönelik şu saptamalarda bulundum:
***
—Büyük laflara değil, gerçek söylemlere değer veriyor.
—Samimiyet çizgisinden ayrılmamaya özen gösteriyor.
—Siyasetçi değil, ama tanıdığım pek çok siyasetçiden daha bilgili, daha kültürlü.
—Halkı ayrıştırmadan değil, bütünleştirmeden yana duruyor.
—Sosyal adalet, adil hukuk sistemi, huzurlu ülke ve milli birlik vurgusunu ısrarla kullanıyor.
—Rakipleri hakkında asla kötü söz etmiyor.
—Eleştirilerini nazikçe ve kişileri hedef almadan yapıyor.
—AK Parti dahil, bütün siyasi partilere eşit durduğunu gösteriyor.
—Anayasa’nın değişmesini, ancak bu değişimin bütün partilerin ortak kararıyla yapılmasını benimsiyor.
—Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebileceğini gösteriyor.
—Ülkede giderek azalan sevgi-saygının yayılması ve paylaşılması için çalışacağı mesajını aktarıyor.
—Filistinliler’e sahip çıkılıp, Türkmenler’e yardım edilmemesine tepki koyuyor.
—Adalete, yargıya çok önem veriyor, siyasetin buralara dokunmaması gerektiğini savunuyor.
—Devletin tepesinde sorun yaratanların değil, sorun çözenlerin oturması gerektiğini düşünüyor.
—Milleti bölmenin, ötekileştirmenin büyük suç olduğunu söylüyor.
—Başkanlık sisteminden değil, parlamenter sistemden yana duruyor.
—Atatürk’e karşı büyük saygısı ve sevgisi var.
—Dünya çapındaki kariyeriyle parmak ısırtıyor.
—Uluslararası dünyada bizden daha çok tanınıyor.
—Saçmalasalar bile, herkesi sonuna kadar sabırla ve saygıyla dinliyor.
—Üslubu yumuşak, duruşu zarif, sakin ve yalın bir görüntüsü var.
***
Şahsen, ilk buluşmada kendisini beğendim.
Hatta, keşke daha genç yaşlarda karşımıza çıksaydı diye düşündüm.
 
 
Bugün, Gerçek Gazeteciliğin Patlama Yaptığı Gün
1908’in yaz ayları 2. Abdülhamit için zor geçiyordu..
Selanik’ten yayılan İttihatçı isyanını ne Şemsi Paşa bastırabilmişti ne Müşir Osman Paşa. 
Binbaşı Enver Bey ve adamları dağlardaydı..
Ayaklanmanın 40. gününde Abdülhamit geri adım attı.
Bir başka açıdan da ileriye doğru atılmış bir adımdı bu..
— 24 Temmuz 1908’de 2. Meşrutiyet ilan edildi.
Osmanlı Matbuat Cemiyeti adıyla örgütlenmiş gazetecilerin büyük bölümü meşrutiyeti sevinçle karşıladılar.
Sansürün karşısına dikilebileceklerdi artık.
1876’dan kalma sansür kararnamesini uygulatmayacaklardı.
Yani, sansür memurları yayından önce gazeteleri kontrol edemeyecekti.
Meşrutiyetin ilan edildiği günün gecesinde İkdam gazetesinin sahibi Ahmet Cevdet ile Sabah Gazetesi sahibi Mihran Efendiler, gazete provalarını görmek için gelen sansür memurlarını aynı sözlerle geri çevirdiler:
—Gazeteler hürdür, sansür yasaktır.
25 Temmuz 1908 sabahı dağıtılan gazeteler farklıydı artık.
Uzun yılların ardından ilk kez sansür memurlarının değil gazetecilerin tercihlerine göre basılmışlardı.
Özgürce yayımlanan gazetelere halkın ilgisi de büyük oldu.
Bazı gazeteler satışlarını 2 binlerden 5 binler düzeyine çıkardı.
Fiyatı 10 kuruş olan İkdam karaborsada yarım liraya kadar alıcı bulabildi.
Bir ay içinde 200 yeni gazete için yayın hakkı alındı.
24 Temmuz bir anlamda gerçek gazeteciliğin patlama yaptığı gündü.
Bu nedenle 24 Temmuz Cumhuriyet Dönemi’nde “Türk basınından sansürün kaldırılması ve basın bayramı” olarak ilan edildi.
Daha sonra kutlamalar “Geleneksel Gazeteciler Günü” adı altında yapılmaya başlandı.
Türkiye’deki basın kuruluşları zaman zaman 24 Temmuz 1908 öncesini hatırlatan dönemlerden geçtiler, ama 24 Temmuz simge olarak önemini hiç kaybetmedi.
 
AK Parti’yi Kutlarım
AK Parti’nin yeni İzmir İl Başkanı Bülent Delican’ın titizliğini biliyorum.
49 kişilik yeni yönetim kurulu listesini hazırlarken kılı kırk yardığını da biliyorum.
Haftalardır yüzlerce kişiyle görüştü, öneriler aldı, hepsini süzgeçten geçirdi, sonunda da listesini oluşturdu.
Liste için farklı yüzler, özellikle de gençler arıyordu.
Bulduklarıyla Ankara’ya onay almaya gitti.
Ancak, Genel Merkez listeyi incelediğinde, 49 kişilik listede sadece 9 kadın görünce onayı vermedi.
Çünkü, yüzde 30 kadın olması ilkesi vardı ve buna göre de yönetimdeki kadın sayısı 15 olmalıydı.
İzmir’e dönen Delican, şimdi listeye 6 kadın yönetici daha koymak ve yönetim kurulunu tekrar düzenlemek durumunda..
AK Parti’nin bu tavrı hoşuma gitti.
Siyasette kadınların daha fazla söz sahibi olması gerektiğini bütün partiler söylüyorlar, ama uygulamaya gelince o sözler havada kalıyor.
Bu defa havadan yere indirildi.
Tutarlı davranan ve ilkesine sahip çıkan AK Parti Genel Merkezi’ni kutlarım.
 
Don Yerine Ne Giyilecek
— Antalya Konyaaltı Plajı’nda denize donla girmek resmen yasaklanmış.
— Tamam da.. Don yerine ne giyileceği belirtilmemiş. Bu yüzden yine karmaşa çıkmasın!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN