Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


İnsaf Dinin Yarısıdır

Yayınlanma Tarihi : 21 - 07 - 2014 : 09:26
İzmir’de kurulmasına karar verilen “Kâtip Çelebi Üniversitesi” üzerine bir fırtına koparılmıştı. Her vesileyle kentin gündeminde yer alan “monden entelektüalizmi” hızla harekete geçmiş ve kentin yobazlaştırıldığı iddiasını pazarlamaya başlamıştı. Belli ki bu cereyanın “anot” ve “katot”ları Kâtip Çelebi’yi tanımıyorlardı.
***
Oysa Kâtip Çelebi, Türk kültür ve bilim dünyasının dev ismiydi.
Evet! Tam tanımıyla Türk bilim dünyasının başta gelen abidevi değeriydi. Türk insanı Batının tarih metodolojisini, coğrafya disiplinini ve biyografiyi ve bibliyografiyi onun sayesinde tanıdı.
Dünyanın hayranlık duyduğu bir “yöntem bilim” ustasıydı...
İzmir’de kurulacak bir üniversiteye verilecek isimlerden en layık olunanlarından birisiydi.
O hücum tufanına karşı bu savunmayı yapmıştım...
***
İzmir halkı olgun davrandı. Asıl gerçeği öğrendi ve Kâtip Çelebi Üniversitesini hızla ve gururla bağrına bastı.
Devlet, İzmir’in en güzide binalarını, kurum ve kuruluşlarını bu üniversiteye tahsis etti. Doğrusu, iyi de etti...
Bunlardan birisi de Ege Ordu Komutanının eski ikametgâhı idi... İzmir’in en güzel cephe mimarisine sahip binalarından birisiydı.
***
Dün beni derinden sarsan bir manzara ile karşılaştım.
Şimdi o durumu sizin takdirine sunuyorum.
Binanın üzerinde bir tabela asılmış... Basmahane barlarını andıran bir ışıklı hiddet parmağı gibi gözünüze batıyor...
Aman yarabbi! Nedir bu tabela?
Şairin dediği gibi “Nedir bu anlamsız iştiha?????????”
 
“İzmir Katip Çelebi Üniversitesi”...
 
10 kilometrelik sahil şeridinde boyutuna emsal bulamayacağınız bir ölçü katliamı yaratan bu tabela neyi amaçlıyor?
***
O güzelim cephe gitmiş, yerine bu pleksiglas çığlık çirkinliği getirilmiş...
Estetik iddia ve zarafet ihtiramı hiç mi kimsenin aklına gelmemiş...
Bir üniversite yerleşkesinin ihtişam ölçekleriyle karşılaştırıldığında, bacaksız bir mekân boyutunu aşamayan bu binaya bir estetik eksikliğiyle hangi iddiayı ispatlamak için bu tabela asılmış olabilir ki?
Kimin aklına gelmiş olabilir ki?
İzmir halkını bir ıstıraplı tedai zinciriyle bağlayıp, her gün en az iki kez bu garip manzarayı seyrettirmeye kimin hakkı var?
Bu nasıl bir ölçek anlayışı?
Peki, Belediyemiz bu kentin güzelliğini sağlamak (veya zaten sağlanmış olanı) sürdürmek durumunda (aslında zorunda) değil mi?
***
Peki, İzmir’in Mimarlar Odası Yok mu?
 
Ah Oktay Ekinci ah! Hayatımda ilk defa senin varlığına derin bir ihtiyaç duydum. Hayatta olsaydın bu manzaranın gırtlağına kim bilir nasıl sarılırdın?
İzmir’in selim zevkli mimarları nerelerdesiniz?
Reklam sanatının dev isimleri nerelerdesiniz?
İzmir estetiğinin namlı müntesipleri Allah aşkına nerelerdesiniz?
Güzelim park yerini bu binanın yapımı için ruhsatlandıran Burhan Özfatura dostum neredesiniz?
***
Böyle bir tabela asmak için belediyeden acaba izin alındı mı?
Böyle bir izin verildiyse, bu izin nasıl verildi?
Akdeniz Akademisinin Başkanı Prof İlhan Tekeli’nin bir benzetmesini Aziz Kocaoğlu’dan dinlemiştim.
Tekeli, denizden İzmir’e bakıldığında manzarayı, Akdeniz’in Anadolu ile kucaklaştığı bir amfitiyatroya ( Amfiteatr) benzetirmiş.
Bundan sonra bu kucaklaşmanın herhalde en öncelikli tercihi, bir tabelacılık mübalağası (hatta istilası) olarak söylenecektir.
İnsaf, dinin yarısıdır derler ya; gelin de doğru mu diye düşünmeye başlayın...
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN