Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Kanunun Bittiği Yer, Ahlaktır...

Yayınlanma Tarihi : 14 - 07 - 2014 : 13:20
Bu haftanın gündemi geçen haftadan çizildi. Bunları bastıracak bir durum ortaya çıkmazsa, Türkiye genelinde cumhurbaşkanlığı seçimlerini, kent bazında ise İzmir’in 9 yıllık yılan hikayesi Üçyol-Üçkuyular hattındaki yenilmez-yutulmaz cinsten iddiaları konuşacağız.
3.5 ay önce yapılan yerel seçimlerin sonuçlarından sonra havada uçuşan “çoğu belgeli hile iddiaları”nın aksini ispat etme zahmetine bile girmeden reddetmekle tarafsızlığı konusunda zihin bulandıran Yüksek Seçim Kurulu, geçen haftayı da kurumun “yüksekliği”ni tartışanlara koz olabilecek bir karara imza attı.
Özeti şu;
İlgili kanun her ne kadar cumhurbaşkanlığına aday olan kamu görevlilerinin, adaylıkları kesinleştikten sonra üzerlerindeki kamu görevlerinin bitmiş sayılacağı gibi bir hüküm varsa da, adaylıkla bitecek görevler arasında “başbakan” kelimesi geçmemektedir. Dolayısıyla Sayın Başbakanımız’ın, mevcut görevlerinden istifa etmeden başka bir görev (cumhurbaşkanlığı) için seçim propagandalarını sürdürmesinde bir sakınca yoktur...
Bu noktada merak ettiğim şudur;
O maddelerden o yorumu çıkaranların, “bir yarışa girenlerin şartlarının eşitliğini sağlamak gibi bir ahlak maddesi”ne ne gibi bir yorum getirdikleridir. Geçmişin kuralsızlıklarını, tozlu raflardan bulup bulup bu güne “kural” olarak yamama marifetini gösterenlerin, bugün değirmenine su taşıdıklarından aldıkları “aferin”lerin, gelecekte önlerine “utanç belgesi” olarak çıkacağını akıllarına bile getirmemiş olmalıdır.
Ortada kişiye uydurulan bir düzenleme gibi gerçekler tokat gibi yüzümüzde patlarken, kimin cumhurbaşkanı olacağı benim hiç de umurumda değil.
İsminin önünde “yüksek” kelimesi bulunan bir kurumdan, “yüksek kararlar” beklerdik...
 
Gençler... Bunu Beklemezdim...
AKP Gençlik Kolları’nın İzmir’de uygulamaya konan toplu ulaşım sistemine karşı çıkmak ve eleştirmek için düzenledikleri “eşekli eylem”, yorumlamak üzere bir kenara koyduğum haberler arasındaydı. Bilmem nereden bulup, orasından burasından çekiştire çekiştire meydanlara indirip kendilerine “siyaset malzemesi” yapanların bu hareketini hiç beğenmemiştim. Üstüne üstlük, şu çağda gençlerimizden bir bölümünün, düşüncelerini ifade aczine düşüp, uzun yıllar ötesinin ulaşım aracı eşekten medet umar hale gelmeleri, protestolarını da “İzmir’de bundan sonra her halde toplu ulaşımda eşek kullanacağız”la noktalamaları, herhalde en çok öğretmenlerini üzmüştür.
Oysa bu gençlerden beklerdim ki; her biri İzmir’in çeşitli noktalarında bulunan ilk duraklardan belirli bir buluşma yerine doğru toplu ulaşım araçlarıyla hareket etsin, yolda geçirdikleri zamanın uzunluğunu, duraklarda çektikleri çilenin boyutlarını hakla ve basınla paylaşıp, yetkililere de yol gösterici olsunlar. Ama onlar, akılcılık yerine “eşekli fantezi”yi protesto yolu olarak seçtiler, bu hareketlerinin karşılığını da sosyal medya üzerinden bol bol almaktadırlar. Ne demişler; “Eşeği süren......”
 
ESHOT’un “T”si, Troleybüs Değil...
Selçuk’ta oturan sayın okurum Gültekin Akıncı, geçenlerde yaptığım bir “T” hatasını düzeltmek üzere eline kağıt-kalemi almış, aşağıdaki metni yazdıktan sonra bir zarfa koyup, 125 kuruşluk pul parası da ödeyerek postaya vermiş;
HT Egeli’nin 28.06.2014 tarih sahife 5’teki yazınızda, ESHOT’un açılımını yaparken “T” harfini “troleybüsün T”si olarak açıklamışsınız. Oysa 1943’te troleybüs yoktu. Doğrusu “tramvayın T’si” olacaktı. Teşekkür ve saygılarımla.... 02.07.2014
Gültekin Bey’e, duyarlılığından ve bir yanlışı düzeltme yolunda katlandığı zahmetlerinden dolayı teşekkür ediyor, saygılarımı gönderiyorum...
Bu gün 14 Temmuz... 1789 Fransız İhtilali’nin başlangıcının 225. yıl dönümü ve Fransızlar’ın milli bayramı. Sadece Fransa’da değil, tüm dünyada kutlanıyor. İçimizdeki “milli bayram düşmanları”na selam(!) olsun...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN