Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Monşers

Yayınlanma Tarihi : 09 - 07 - 2014 : 13:28
Tayyip Bey’in geçmiş konuşmalarında, değerli şeyleri küçümsemek için sıklıkla kullandığı deyimler vardı.
Bunları istihza doruklaştırmasının lisanı olarak kullanır; müstehzi üslupla “Monşer” deyip geçerdi... Kahkaha sesi duyar, alkış alırdı...
Örneğin ülkemizin en seçkin değerlerinin oluşturduğu Dışişleri Bakanlığı’nın olgun ve deneyimli kadroları için “bunlar monşer” diyerek aşağılardı. Güya bu aşağılamanın halk nezdindeki siyasi algısından fayda sağlamaya çalışırdı.
 
Eskiden bunu “telmihen” yapardı. Yani kinayeyi severdi. Yani kötü anlamı gülerek söylerdi. 
O dönemin metin yazarları Osmanlıca’nın siyaset lisanındaki etkinliğinden ustaca yararlanıyor ve bu yöntemi sıklıkla kullanıyorlardı.
Acaba Tayyip Bey mi bu lisanı istiyordu da, metin yazarları talebe cevap veriyorlardı; yoksa metin yazarları bu üslubu dayatıyor ve Tayyip Bey de ekranlarda yazılanları okuyordu; işte burası anlaşılamadı.
Şimdi ya Tayyip Bey metin yazarlarını değiştirdi; ya da eski yazarlar üsluplarını değiştirdiler.
Bana soracak olursanız şimdiki metin yazarları, ima sanatını eskileri kadar ustaca kullanmıyorlar...
Çünkü siyasette ima, manaya takaddüm eder...
 
Tayyip Bey risk yüklenip muhatap netleştirmesi yapmak yerine, aferist davranarak müphem şahsiyet bilinmezliğinde dikkat çekmeyi sever. 
Neden mi?
Nedeni basit! Siyaset istihza değil nükte sanatıdır... 
Çünkü siyasette belagat ustaca kullanılmazsa, hatibin belahata düşmesine yol açar...
İşin açıkçası kurnaz tanımlama ile tesir yarattığını düşünebilir. 
İşin ilginç yanı şudur: Meydanlardaki otobüs kalabalığı, ne anlama geldiğini bilmediği “monşer” kelimesine bir alkış tutarlar ki sormayın gitsin...
Böylece rakibini alt ettiğini yazan gazete yandaşlığının etkinliğinden yararlanmayı sürdürür. 
 
Bu özetlediğim siyaset zaafına Tayyip Bey de yenik düştü. 
Hayır, düşmedi; aksine bilerek, isteyerek bu lisanı tercih etti. 
Yani kasıt unsurunun altını çizdi: Erzurum konuşmasında, Ekmeleddin Bey için Monşer dedi. 
Peki, neyi amaçladı?
Bu hitap hayatta hiçbir mana taşımaz ki, siyaseten mana ve mahiyet taşısın...
 
Eğer siyasette bir sözcüğü çok sık kullanıyor ve herkese izafe ediyorsanız, sizin siyaset sıfatlandırmasındaki maharetinizin çok sınırlı olduğuna hükmederler...
Buna da “dar lügatlı siyasetçi” denir.
 
Monşer, “azizim” anlamına geliyor. 
Muhafazakâr muhitlerde ve yâran meclislerinde mensuplar bir birlerine “muhterem” diye hitap ederler ki, tam monşer karşılığıdır.
Çok makbul bir hitaptır...
 
Artık eminim, Tayyip Bey’in metin yazarları bundan sonraki konuşmalarda “monşer” kelimesini kullanmayacaklardır.
Kullanırlarsa da Tayyip Bey kelimeyi ya hiç okumaz, ya da “muhterem”e çevirir...
Kim seçilirse seçilsin; Türkiye cumhuriyetinde cumhurbaşkanının ağzına istihza yakışmaz...
Biz, Gazi Hazretlerinden başlayarak bugüne kadar hep bunu gördük; değiştirmek için hiçbir gerekçeyi makbul saymayız...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN