Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Denizdeki Yangına Kara İtfaiyesini Kim Gönderir

Yayınlanma Tarihi : 03 - 07 - 2014 : 13:46
Kim olacak, biz göndeririz..
Hatta sadece göndermekle kalmayız, denizin ortasında teknesi yananlara kıyıdan bağırıp, “birader tekneyi karaya doğru getir, çünkü biz oraya gelemiyoruz, sen buraya gel, yangını buradan söndürelim” diye de akıl veririz.
Şimdi yazacaklarım Karadeniz’de olmadı, lazlar da yapmadı, fıkra da değil.
Çeşme’nin tam göbeğinde oldu, Aya Yorgi Koyu’nda yaşandı, üstelik her kelimesi de gerçek..
Biliyorsunuz iki gün önce, tanınmış işadamı Noyan Gürel’e ait lüks yat, elektrik arızası nedeniyle gün ortasında denizde cayır cayır yandı.
Sevgili arkadaşlarım Noyan ile eşi Nilgün Gürel’i geçmiş olsun demek için dün aradım.
Yangının nasıl olduğunu kendilerinden dinlerken, arka planda acı gerçeklerle ve büyük sorumsuzluklarla karşılaştım.
Gerçi, bu tür ihmaller karşısında artık kaşarlandık, çünkü nereye el atsak benzer durumlara rastlıyoruz, ama yine de her seferinde elimizde olmadan donup kalıyoruz.
Bakın o gün neler olmuş..
 
Yanan tekne yerine Marrakech’e
Yangın çıkar çıkmaz, teknedeki 12 tüple müdahale edilmeye çalışılıyor.
Bu arada “SOS” veriliyor ve Sahil Güvenlik’e haber gönderiliyor.
Teknedekiler derhal tahliye ediliyor.
15 dakika kadar sonra Sahil Güvenlik geliyor.
Fakat, sadece etrafta tur atıyor ve yangına yaklaşmıyor.
Çünkü, yanlarında su püskürtme ve köpük sıkma cihazları yok, sadece silahları var.
Bu arada sanılıyor ki, denizden yangın söndürenler kısa zamanda yetişecek.
Nasıl olsa yer çok merkezi, Aya Yorgi Koyu’nun göbeği, müdahale anında yapılabilir.
Ama unutulan bir şey var ki, burası Türkiye..
15 dakika kadar sonra itfaiye varıyor, ancak tekneye değil, kıyıdaki Marrakech’e!..
Yangını orada arıyor.
Onlar da itfaiyecilere “biz değil, bakın karşıda denizdeki tekne yanıyor” diyerek, yönlendirme yapıyorlar.
Meğer itfaiye yardım çağrısını yanlış anlamış!
Bu arada Sahil Güvenlik yanan teknenin etrafında turlamasını sürdürüyor.
İtfaiye ise oradan çıkıp, 10 dakika kadar sonra karadan koyun en ucuna ulaşıyor ve orada duruyor.
Tabii, denizin ortasındaki yangına karadan müdahale etme gibi bir fikirleri olduğundan, itfaiyenin ne yapmak istediğini başta kimseler anlayamıyor.
Sonra, bazı itfaiyeciler güçleri yettiğince denize, alevlerle boğuşan teknedekilere bağırmaya başlıyorlar:
Biz oraya gelemeyiz, hortum oraya yetişmez, siz tekneyi karaya getirin, sizi ancak öyle söndürebiliriz.
Bu dahiyane fikir etraftakilerde şok etkisi yaratırken, anlaşılıyor ki, denizdeki yangına kara itfaiyesi gönderilmiş.
Dolayısıyla karacılar, kendi mantıklarına göre haklılar.
“Madem bizi çağırdınız, o zaman karaya çıkın” diyorlar.
Bu sırada, etrafta ne kadar tekne varsa, kafelerde, plajlarda ne kadar görevli varsa, yangını söndürmek için olağanüstü gayret gösteriyorlar, tüplerle tekneye köpük püskürtüyorlar.
Fakat nafile..
Yangının sönmesi için hiçbiri yeterli olamıyor.
Nihayetinde, tekne yanıp kül olduktan sonra, Çeşme Marina’dan bir söndürme feribotu olay yerine ulaşıyor.
Ama, artık geçmiş olsun.
O sadece tekneyi açığa çekip batırma işini hallediyor, söndürmeyi değil.
Sahil Güvenlik tekne etrafında turlarken..
İtfaiye yangını karadan seyrederken..
Denizden hiç bir müdahale gelmezken..
Tekne sizlere ömür..
 
Yönetmelik ne diyor
Şu yönetmeliğin havasına bakın hele:
Karada Çıkabilecek Yangınlarla, Deniz, Liman Veya Kıyıda Çıkıp Karaya Ulaşabilecek Ve Yayılabilecek Veya Karada Çıkıp Kıyı, Liman Ve Denize Ulaşabilecek Yangınlara Karşı Alınabilecek Önleme, Söndürme Ve Kurtarma Tedbirleri Hakkında Yönetmelik:
Madde 9:
Denizde çıkan yangınların söndürülmesi görevi bölge liman ve deniz işleri müdürleri ve liman başkanlarına aittir.
 
Ya yolcu gemisi olsaydı
Bu facia özel bir teknenin başına geldi, zarar mal kaybıyla geçti, insanlara bir şey olmadan atlatıldı.
Ancak, aynı olayın bir yolcu, bir gezi teknesinin başına geldiğini düşünün..
O zaman neler yaşanırdı?
Belli ki bu alanda büyük bir zaafiyet var.
Elektriksel ve mazot kaynaklı yangınlara karşı etkili bir yapılanma ve müdahale gücü yok.
Ayrıca, kurumlar arasındaki koordinasyon da berbat.
Hafta sonları Aya Yorgi ve benzeri koylarda yüzlerce tekne yanyana duruyor.
Eğer bu olay hafta sonu yaşansaydı, yangın diğer teknelere de sıçrayabilirdi.
Demek ki, yetkililerin bu tür gelişmelere karşı önlemleri yeniden gözden geçirmeleri gerekiyor.
Yoksa, her an daha büyük sıkıntılarla karşılaşabiliriz.
Durum açıkça onu gösteriyor.
 
Bu yangınları
dünyada kimse söndüremezmiş
Çeşme Liman Başkanlığı yetkilileri yangınla ilgili şu açıklamayı yaptı:
 
Denizde çıkıp da karaya yayılabilecek yangınları yasa gereği Liman Başkanlığı idare eder.
Çeşme’deki yat yangınında da Ulusoy Limanı’ndan Çeşme 1 Römorkorü bizim talimatımızla transfer edildi.
O sırada Çeşme Limanı’nda tatbikatta bulunan römorkör, gerçekten meydana gelen yangına gitmek durumunda kaldı. 
Römorkörün tekneye ulaşması mesafe nedeniyle yaklaşık yarım saat sürdü.
Bu tür tekne yangınlarının söndürülmesi dünyanın hemen hiçbir yerinde pek mümkün değildir.
O nedenle öncelikli olarak can güvenliğinin sağlanması esastır.
Sahil Güvenlik ile yapılan koordine sonucu yanan teknenin yakındaki başka teknelere de zarar vermemesi için servis motoruyla koyun içinden açığa aldık.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN