Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Böyle Çatışmaya İlk Kez Şahidiz

Yayınlanma Tarihi : 24 - 06 - 2014 : 11:52
-Böyle devlet adamlığı olmaz.
-Çok zararlı bu insandan, bu dertten hemen kurtulmak zorundayız.
-Onun için yargı sürecini başlatıyoruz.
-Bu vali geldikten sonra İzmir’de olaylar büyüdü.
-Önce beli tabancalı, eli sopalı polisler çıktı.
-Şimdi de sırt çantasında taş olan insanlar türedi.
*
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na ait olan ve doğrudan İzmir Valisi Mustafa Toprak’a yöneltilen bu sözler yenir-yutulur gibi değil.
Belli ki Kocaoğlu, artık Vali ile arasındaki tüm bağları tamamen kopardı, bütün köprüleri uçurdu.
Herhalde bu saatten sonra çok çok zorunlu haller dışında yan yana gelmesi bile mümkün olamaz.
Zaten bu kadar tepkili ve bu denli sert yaklaştıktan sonra gelmemesi de lazım.
Şurası gerçek ki, şehirde Toprak aleyhine ciddi bir hava oluştu.
Sivil toplum örgütlerinden odalara, çeşitli derneklerden vatandaşa kadar oldukça geniş bir kesimde valiyle ilgili olumsuz görüş hakim.
Sözkonusu ortama bizler de ilk kez şahit oluyoruz.
Daha önceleri de vali-başkan atışmaları ya da tartışmalarına tanıklık ettik elbet..
Fakat hiç biri böylesine vurucu, böylesine çatışmacı değildi.
Yarından itibaren işlerin nasıl yürütüleceğini, birlikteliğin nasıl sağlanacağını bilemiyorum doğrusu..
Tek bildiğim, vali ile başkanın neredeyse birbirlerine düello teklif edecek kadar gözlerini karartıp, ipleri gerdikleri..
Bakalım, o ip daha ne kadar dayanabilecek, izleyip göreceğiz.
 
Aramıza Hoşgeldin ‘Kasabalı’
Yarından itibaren Habertürk Egeli sütunlarında harika bir insanla, harika bir yazarla daha birlikte olacaksınız.
Gerçi, onu çoğunuz yıllardır yakından tanıyorsunuz, ses tonundan ince esprilerine, yazı dilinden dünya görüşüne kadar her yönünü gayet iyi biliyorsunuz.
Benim de epey eskilerden arkadaşım, ağabeyim, dostum olan Ümit Aktan, ricamı kırmadı ve HT Egeli’de bizlerle olmayı kabul etti.
Türkiye’nin en renkli isimlerinden olan Ümit abiyi ben şahsen çok severim.
Üslubunu ve yıllardır koruduğu çizgisini de beğenirim.
Yazılarıyla bizlere büyük güç vereceğinden, sizlere de farklı bir pencere açacağından eminim.
Onu herkes İstanbullu bilir, fakat aslında sapına kadar Egeli’dir, bizim toprakların çocuğudur.
Nazilli doğumludur, ancak Turgutlu’da yetiştip büyüdüğünden kendisini daha çok “Kasabalı” olarak tanımlar.
Dolayısıyla havamızı, suyumuzu, bölgemizi bizler kadar iyi bilir.
 
Kendisine büyük keyifle “aramıza hoşgeldin” derken, çarşamba ve pazar günleri yazacağı güncel köşeleri, onun dışında da sporda yapacağı yorumları kaçırmamanızı öneririm.
 
 
İzmirli Her Fırsatta Gösteriyor...
Varsa Sen de Göster, Görelim
Özellikle İstanbullu arkadaşlarım hep takılır:
-Siz İzmirliler bir garipsiniz vallaha.. Her hareketinizle aykırı durmayı pek seviyorsunuz. İzmirli olmayı tamamen size sunulmuş bir ayrıcalık olarak görüyorsunuz ve de hepimize gösteriyorsunuz.
Ben de “haklısınız” diyorum ve ekliyorum:
-İzmirli olmak ciddi bir ayrıcalıktır. Bizim için gurur vesilesidir. Bunu da her fırsatta herkese gösterir, gösterdikçe de mutlu oluruz. Varsa göstereceğiniz bir şey, siz de gösterin de görelim!..
Bakın, İzmirli olarak bugün yine gösteriyorum mesela..
Büyükşehir Belediyesi’nin 13 yeni yolcu vapuru ile 3 yeni arabalı yolcu gemisinin isimlerini belirlemek için internet üzerinden başlattığı ankette, en yüksek oyu “1881 Atatürk” ismi aldı.
İşte İzmirlilik, İzmir farkı, İzmir övüncü budur.
Mustafa Kemal Atatürk her zaman, her yerde, her ortamda baş tacımızdır.
Sadece bu tutkumuz bile kentimizle, kendimizle övünmemize yeter.
Bize “ayrıcalıklı” bakanlar, peki ya siz neyinizle övünüyorsunuz, söyleyin de bilelim!..
 
Madem Bakamıyorsunuz
O Zaman Müzeyi Devredin
İzmir Karataş’taki Cumhuriyet Eğitim Müzesi ve Türk Eğitim Tarihi ve Teknolojileri Müzesi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından her ne hikmetse tam 3 yıldır onarılamıyor!
Yine her ne hikmetse..
-Böylesine kıymetli bir müzenin neden onarılmadığı, onarım için niye 3 yıldır beklendiği kimse tarafından açıklanamıyor!
Yine her ne hikmetse..
-200 yılı aşan bir tarihe sahip binanın çökmesine, çürümesine, yıkılmasına kimseler ses çıkarmıyor!
Ve yine her ne hikmetse..
-Cumhuriyet tarihine, Atatürk’e, Kurtuluş Savaşı’na, Osmanlı’ya ait binlerce eserin perişan olmasını kimse dert etmiyor!
Müzeyi korumak, bakmak, geliştirmek ve onarmakla sorumlu Milli Eğitim Bakanlığı ile Milli Eğitim Müdürlüğü, sanki müzeyi kaderine terk etmiş havasındalar..
Böyle bir yer yokmuş gibi davranıyorlar.
O zaman kendilerine bir öneride bulunmak istiyorum:
-Madem bu müze size yük geliyor..
-Madem içini de, dışını da önemsemiyorsunuz..
-Madem bakımını beceremiyorsunuz..
-Madem Cumhuriyet, Atatürk, Osmanlı, Kurtuluş Savaşı filan sizi ilgilendirmiyor..
-Madem bir onarımı bile sağlayamıyorsunuz..
O halde, orayı acilen özel sektöre, üniversiteye veya belediyeye devredin.
Hiç olmazsa güzel müzemiz, değerli müzemiz hem sizin hayırsız elinizden, hem de bu perişanlıktan kurtulur.
Eminim ki, orayı kim alırsa alsın pırıl pırıl yapar, tarihimize de, kültürümüze de, atalarımıza da gerekli saygıyı sizlerden çok daha iyi gösterir.
Eminim...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN