Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


2.500 Yaşındaki Solon’a Saygılar...

Yayınlanma Tarihi : 22 - 06 - 2014 : 14:30
Son günlerde o kadar çok “İzmir’in tapulu malları” ya da “vali” kelimelerini o kadar çok kullandım ki; bu durum bayağı bıkkınlık yarattı. Ama bu kente açık açık yapılan büyük bir haksızlık, resmen el konulmuşluk vardı ve bizim gibi beklentisizlere, yetişmişliğinde akıl, izan ve ölçü bulunduranlara da, bu kentin kazanımlarını savunmak düşüyordu.
Ancak ne yaparsak yapalım, ne yazarsak yazalım; beynini, aklını, izanını bir yerlerin arzularını yerine getirmeye programlamış beyinlerde “delik açmak” mümkün olmadı. Ekmeğini yedikleri, suyunu içtikleri, havasını soludukları, üstüne üstlük sıfatını da göğüslerine astıkları bu kente ihanette birleşenleri, bu kentin “özelini genelleştiren” kanun ve uygulama ların alkışçışı durumundan alıkoyamadık.
Bir grubu veya kişiyi, akıldan, mantıktan, ölçüden, izandan, kentlilik bilincinden uzaklaştıran sebepleri hala kavrayabilmiş değilim. Her halde kayıtsız şartsız güce tapmanın, o güçten beklenen maddi ve manevi ikballer uğruna çok şeyden vazgeçme halidir.
Mezarlıklar “insan kalıntıları”yla doludur... Kimisi gömüldüğü gün unutulmuştur, kimisi de yaşadığı dönemdeki “icraatları” ile binlerce yıldır yaşamaktadır.
İnsanlık tarihinde on binlerce “yönetici” gelip geçmiştir. Kimisinin ismi, taşıdığı sıfat kalkar kalkmaz kaybolup gitmiş, kimisinin ismi de yüzyılları, bin yılları dele dele günümüze kadar ulaşmıştır.
Bugün size kısaca, 2.500 yaşındaki bir devlet adamı Solon’dan bahsetmek istiyorum.
Kitaplar her ne kadar “Yunanlı devlet adamı” dese de, ırkının, dininin, imanını, mezhebinin ne önemi var; o tüm “insan”ların değeridir.
 
İlhamı Anadolu’dan Almış 
Milattan önce 460-558 yılları arasında uzun bir ömür sürmüş olan Solon’un, küçük yaşlarda başladığı ticaret hayatında başta Efes olmak üzere İyon şehirlerini dolaştığı, Ege’nin havasını soluduğu biliniyor. Anadolu’da gördüğü ileri uygarlık düzeyi genç Solon’un çok ilgisini çekmiştir.
Fakir ama aristokrat (seçkin) bir ailenin oğlu olan Solon, Atina’ya dönüşünde yurtsever, bilgili ve akıllı bir insan olarak saygı görmeye başlamıştır.
Bir yandan kendisini yetiştirmeye devam ederken, bir yandan da halkla yavaş yavaş paylaşmaya başladığı ilk düşünceleri, küçük ticaret erbabı ve küçük arazi sahipleri tarafından çok beğenilmiştir.
594 yılında, devrin yöneticileri tarafından Atina’nın hayatını düzenleyecek kanunları yazmakla görevlendirildi. 
Ancak tarihe “Solon Kanunları” olarak geçen bu düzenlemeler bazı kesimlerde geniş tepkilere yol açtı. Bu kanunlar, sınıflar arasındaki eşitsizliği, borç yüzünden hapse girmeyi kaldırıyor, babanın kızını satma ve oğlunu öldürme gibi “hakları”nı kısıtlıyordu.
Solon, politik ve ekonomik alanda başarı için de bazı önemli kurallar koyuyordu. Ayrıca, fakirlere toprak dağıtımını öngörecek tedbirler de öngörüyordu.
 
Kanunlarını Yazıp, Gitti
Solon, ünlü kanunlarını yaptıktan sonra uzun bir yurtdışı gezisine çıktı. Bazıları bu geziyi, kanunların uyandırdığı tepkiden kaçış olarak, bazıları da Solon’un, “her ne pahasına olursa olsun, kanunları değiştirmemek konusundaki kararlılığından dönmeye zorlanmamak için terki diyar ettiği” ettiği şeklinde yorumlar.
Şöyle ya da böyle... Solon 10 yıl sonra Atina’ya döndü ve yurttaşlarını yeniden yanlış yollara sapmış buldu. Buna üzülerek Kıbrıs’a gittiği ve orada öldüğü söylenir.
Solon’un söz ve düşüncelerinde Anadolu etkileri apaçık bellidir. Nitekim; “Hiç bir şeyde aşırı olma!” sözü, dönemin Anadolu olgunluğunun söze dökülmüşüdür.
Devam edelim;
Keder doğuran hazdan kaç.
Yalan söyleme, doğruyu söyle... İyi olan şeye kendini ver.
Yurttaşlara en hoşa gideni değil, en iyiyi tavsiye et.
Başkalarının sana hesap vermesinin iyi olduğunu düşünüyorsan, kendin de hesap vermeye razı ol. 
Hepinize sağlık içinde mutlu pazarlar dilerim...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN