Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


En Büyük Konu, En Büyük Mecliste...

Yayınlanma Tarihi : 20 - 06 - 2014 : 11:30
İzmir Valiliği, bu kentin “yereli ve özeli” olan özel idarenin 1.700 küsur tapulu malının başına “çorap örüp” merkezi hükümetin emrine tahsis ettikten tam 24 gün sonra, açılacak davalara belge olacak kayıtları İzmir Büyükşehir belediye Başkanlığı’na iletmiş.
Demek ki; karşılıklı iki bina (Vilayet Konağı ile Büyükşehir Belediyesi) arasındaki 200 metrelik, olsa olsa 24 saniyede katedilebilecek yol, 24 gün sürmüş... İşin özü; Bu kentin “yerel mallarının yerelde kalması gerektiği gerekçesi” ile açılacak davalar 24 gün geç bırakılmış.
*
Aslında uzun süredir tartıştığımız konu, geldiğimiz noktadan sonra işi adaletin şaşmaz terazisine havale etmekten öte bir anlam taşımıyor.
Vali Bey’in, bir “oldu bitti”yi, bu kente göz göre göre yapılmış bir haksızlığı her fırsatta savunmamış olması, işi “kendi üzerine düşen işleri bile beceremeyen İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimi, özel idare mallarını ne yapacak” noktasına kadar taşıması, yapılanları eline tutuşturulan kanun metnine bağlayıp “kusura bakmayın, başkası elimden gelmiyordu. Buyrun dosyaları, adalete mi gideceksiniz, nereye giderseniz gidin” demesi gerekirken, konuyu saptırıcı söylemlerde bulunması tartışmayı uzattıkça uzatıyor.
Kusura bakmasın ama Vali Toprak biraz da “laf kalabalığı”nı seviyor ve konuştukça da karşı tarafa cevap hakkı veriyor, bize de yazacak konu yaratıyor.
 
Siyasileri Gölgede Bırakan Bürokrat
 
Vali Toprak ne derse desin, son yıllarda İzmir’in en büyük yerel sorunu olarak gördüğüm konu, önceki gün bir kez de İzmir’in en büyük sivil toplum örgütü İzmir Ticaret Odası’nın Meclis Toplantısı’nda gündeme gelmiş. Konuşmacı olarak katılan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Vali Toprak’ın, “ince siyasi hesaplar, kendileri için ‘kontrolsüz güç’ olarak gördükleri 150 yıllık geçmişe sahip özel idarelerin kapısına kilit vurma, mallarına el koyma” amacıyla çıkarılmış bir kanunu, siyasileri bile gölgede bırakacak şiddette savunmuş olmasına ağır göndermeler yapmış.
Başkan “İzmir’in pis kokusunu taaa Belkahve sıralarından duyan, Harmandalı Çöplüğü’nün bir gün patlayacağı kehanetinde bulunan Vali’nin, bir de Bornova’nın göbeğinde kaderine terk edilmiş kültür merkezi inşaatının son durumuna bakmak üzere küçük bir mesai harcamasını, Türkiye’nin üçüncü büyük kentinde bir kongre sarayı, on binlerce tarihi eserin hapsedildikleri depolardan çıkarılıp sergilenmesini sağlayacak bir metropol müze eksikliği ile ilgilenmesini” önermiş.
 
Gerçek Demirtaş’ı Özlemişiz...
 
Vali Toprak’ın, bu sitemle karışık eleştirileri sonuna kadar haketmiş olduğuna inancımı belirttikten sonra sözü, İZTO Başkanı Ekrem Demirtaş’ın çok anlamlı “dokundurmaları”na taşımak istiyorum.
Demirtaş, birincisini kıl payı kaçırdıktan sonra “bu kez mutlaka kazanacağız” umuduyla yola çıktığımız EXPO’yu “hükümet parmaklaması” ile nasıl kaybettiğimizden girip, yine Vali başkanlığında oluşturulan “İzmir Turizmi’ni Kurtarma Komisyonu”ndan çıkmış;
Vali Başkanlığı’ndaki bir kurulla turizm geliştirilemez. Vali Başkanlığı’ndaki konseyle EXPO’yu alamadık. Nalları topladık. Şimdi de, Vali başkanlığında, bir Turizm Komitesi oluşturulmuş ve İZTO’ya da icra kurulu üyeliği verilmiş. Hayırlı olsun. Ancak biz İzmir Ticaret Odası olarak bu tür oluşumları çok gördük. Hem modelin, hem de yöntemin yanlış olduğunu düşünüyoruz.”
Bu kentin geleceği konusunda büyük birikim, girişim ve teşhis sahibi Başkan Demirtaş’ı kutluyor, bu kente reva görülen haksızlıklar karşısında daha yüksek ses bekliyorum.
Bu arada “kent Bürütüsleri”ne de, bir kez daha selam(!) gönderiyorum...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN