Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Çocuklarımıza Nasıl Bir Türkiye Bırakacağız?

Yayınlanma Tarihi : 18 - 06 - 2014 : 13:40
Memleketin geleceğini şekillendirecek ana gündem maddeleri ve kritik konular nelerdir?
Herhalde şu 6’lıda hepimiz hemfikiriz:
1- İki seçim sürecinin Türkiye’nin siyasi ve ekonomi geleceğine yansıması..
2- AB normları çerçevesinde, demokrasi ve hukuk alanındaki açıklarımız..
3- Barış sürecinin uzaması..
4- AB ve ABD’de toparlanma güçlenirken, sınır komşularımızda giderek büyüyen sorunlar..
5- 32 yılda 16 kere değişen Anayasa’nın gelecek Türkiye’sinden uzak kalması..
6- 11 yılda 13 kez değişen eğitim sisteminin ülkeye, gençlere ciddi zarar vermesi..
Ülkemizin geleceğini şekillendirecek en önemli sorunları bu şekilde sıralayabiliriz.
İyi de..
Sözkonusu kritik konuların üstesinden gelebilmek için neler yapmalıyız?
Asıl mesele orada değil mi?
Bu soruya en gerçekçi cevabı, bana göre Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Başkanı Ender Yorgancılar veriyor.
Diyor ki..
İş dünyası olarak bizler, tüm bu ana gündem maddeleri gözetilerek, yeni bir kalkınma modeline ihtiyaç duyduğumuzu özellikle ifade etmek istiyoruz. Üretimin başrolde yer aldığı bir kalkınma modelinin yaratılmasını bekliyoruz.
Ender Yorgancılar bu ülkeye, ülkenin maddi ve beşeri kaynaklarına sonsuz güven duyan, ciddi sorumluluklar üstlenen, içinde her zaman umut taşıyan bir başkandır, bir işadamıdır.
Çocuklarımıza daha çağdaş, refah düzeyi daha yüksek, daha mutlu Türkiye bırakma sevdalısıdır.
O yüzden..
Yorgancılar’ın 6’lı saptamasına aynen katılıyorum.
2023 Türkiyesi’ne emin adımlarla yürümek istiyorsak önce bu 6’lıyı aşmamız gerekir.
 
Ağzımızdaki Baklalar
Avrupa Birliği baklası..
Onu yarım yüzyıldır ağzımızda eveleyip geveleriz.
Avrupa ağzından çıkarır gibi yapar, çıkarmaz.
Biz baklayı kapar gibi yaparız, fakat her harekette daha çok içeri kaçırırız.
Ermenistan baklası..
Bizimkilerin ağzında bir “yol haritası”dır, bir “kapıdır” gidiyor.
Ancak harita nere, yol nere, kapı nere, kimseler çözemiyor.
Soykırım baklası..
Bu baklamız dünyaca meşhurdur.
Sağolsun Amerika, her yıl düzenli olarak ağzındaki baklayı çıkaracak gibi yapar ve günlerce yüreğimizi şişirir.
Ermeniler baklayı söküp almak için uğraşırlar, biz de baklanın fırlamaması için ağzı tıkamaya çalışırız.
Kıbrıs baklası..
Uluslararası ağızların, ABD’nin, AB’nin, Türklerin, Yunanlıların ortak baklasıdır.
Ağızdan çıkarmaya yeltenmek demek, büyük problem demektir.
Ağızda kalması demek de, sıkıntıların her daim artması demektir.
Bu öyle bir bakladır ki atsan atılmaz, tutsan tutulmaz.
 
Mevsim gereği olsa gerek, yine bakla bolluğu yaşadığımız bir dönemdeyiz.
Apo baklası..
Çözüm baklası..
Esad baklası..
IŞİD baklası..
Irak baklası..
Bu baklalar sürekli ağızdan çıkacakmış gibi dururlar, lakin bir türlü çıkmazlar.
Zaten çıksalar bir dert, çıkmasalar bir dert..
Galiba yine en iyisi evelemek, gevelemek!..
 
 
Sedat İsterse O Ödülü Sürekli Alır
Ne yazık ki, gelişen koşullar ve teknolojinin üstünlüğü gazetelerde foto muhabirliği dönemini kapattı.
Oysa eskiden, kadrolarda en az 4-5 foto muhabiri bulundurulurdu.
Biz ise bu konuda hala şanslı gazetelerden biriyiz.
Çünkü, aramızda Sedat Yılmaz gibi, sadece foto muhabirliği görevini üstlenen profesyonel bir arkadaşımız bulunuyor.
Geçmiş dönemin ustalığını günümüze de yansıtıyor.
Foto muhabirleri neslinin son temsilcilerinden olan Sedat, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin düzenlediği Yılın Basın Fotoğrafları Yarışması’nda, Yılın Spor Fotoğrafı ödülünü kazandı.
Sedat’ın çektiği hentbol fotoğrafı, yarışmaya katılan 4 bin 381 fotoğrafı geride bırakıp, şampiyonluğu elde etti.
Doğrusu bu büyük ödüle hiç şaşırmadım.
Çünkü, Türkiye’de ikinci bir Sedat Yılmaz daha yok.
Sedat isterse, o ödülü her sene cebine koyar gelir.
Sebebiyse basit..
Hem eskinin “yüksek yetenek” avantajını kullanıyor, hem de “yeninin teknolojisini” rakiplerinden çok daha iyi biliyor.
İkisini birleştirdiğinde, herkesi ezip geçiyor tabii..
Kutluyorum sevgili arkadaşımızı..
 
 
Tuttu Bu Yasa
Manşetimizi okudunuz.
Denetimli Serbestlik Yasası’ndan yararlanarak İzmir’de cezaevlerinden tahliye olan 33 bin 300 mahkumdan, 6 bin 434’ü belediyelere ait park ve bahçelerde çalışarak cezalarını çekiyor.
Diğerleri de başka görevler üstleniyor.
Bence, bu harika bir uygulama..
Çeşitli cezalara çarptırılan tutuklular, yeni yasa sayesinde farklı kamu hizmetlerine veriliyorlar.
Böylece hem onların gücünden yararlanılıyor, hem kamunun eksikleri kapatılıyor, hem cezası çektiriliyor, hem de cezaevlerindeki tutuklu sayısı azaltılmış oluyor.
Yani, yöntem her kesimi fazlasıyla memnun ediyor.
Nihayet mantıklı bir yasa çıkarmayı ve doğru uygulamayı başardık galiba..
 
Siyaset Ağzı
Ağız sağlığı çok önemliymiş, yanlış uygulamalar psikolojik sorunlara bile yol açabilirmiş.
Siyasetçiler ağızlarını her açtığında bunalıma girmemiz bu yüzden demek!..
 
Kurtaramazsa Yandın
Karayolu kenarında zifte yapışan 4 oğlak, itfaiye tarafından kurtarılamayınca kesilmiş.
Ne o? İtfaiye artık “ya kurtar ya öldür” yöntemine mi geçti yani.. Arası yok mu bunun!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN