Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Valiyi Seçmek Zamanı

Yayınlanma Tarihi : 11 - 06 - 2014 : 13:34
Siyaset meclislerinin tarif ve etkinlik zemini hangi düzeyde olursa olsun, bu zeminlerde farklı siyasi eğilim ihtilaflarının tartışılması kaçınılmazdır.
Yani siyaset tartışması sadece TBMM salonlarında olmaz. Gruplar vesile doğdukça; ya da kurnazca vesile yaratıldıkça her mecliste siyaset yapmaktan kaçınmazlar.
Büyükşehir belediye meclisi toplantısında, belediyelere devredilmesi beklenen il özel idaresinin malları hakkında bir tartışma yaşandı.
CHP’li grup sözcüsünün görüşlerini belirtmesi, doğal davranış olarak AKP’li üyelerin karşı çıkışını harekete geçirdi. Ve konunun ayrıntı değerleri fazla öne çıkarılmadan gündemin en heyecanlı maddesi haline geldi.
 
Elli yılı aşan siyaset tecrübem içinde bu ve benzeri tartışmaların kaçınılmazlığını gördüm. Olanları bu imbikte damıtarak görüşlerimi özetlemek istiyorum.
1. Tartışmasız siyaset zemini olmaz. Her meclisteki tartışma siyasidir...
2. Her siyaset tartışması “makul ile yetinmez” ve ölçüyü kaçırabilir.
3. Eğer hâkim noktadaki karar otoritesi, asıl gerçeği tam yansıtmazsa tarafların uzlaşma ahlakı gelişmez...
Bu üç unsurun yarattığı tam değerli ve iyi niyetli gerçeği bulmak ve isabetle yorumlamak sağlanmadıkça siyasi isabete varılmaz.
 
İşte bu noktada devreye Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Bey girdi. Özel İdare mallarının belediyelere devri konusunda İzmir valisinin sergilediği anlaşılmaz durumun tarafgir inatçılığını anlattı. Olayın başından bugüne kadar geçirdiği aşamaları, sarih ve sağlam değerleriyle aktardı.
Çok uzun yıllar siyasette hitabet ustalarını dinledim. Çok değişik zeminlerde de kendimi dinlettim.
Bu konumun kazandırdığı tecrübelerime dayanarak söylüyorum: Aziz Beyin meclisteki açıklaması, manada ve üslupta az bulunur bir hitabet zarafeti taşıyordu.
Aziz Bey olayın kronolojisinde karar kademelerinin siyasallaşarak görüşmeleri hangi amaç ve ölçüler içinde zora soktuklarını anlattı.
Belediye meclisinin grupları çıt çıkarmadan sabırla dinlediler ve işin gerçeğindeki çok şeyi öğrendiler...
Meclis üyelerine, İzmir’in geçmişindeki sorumluluk ahlakını açıkladı. İzmirlilerin, sırf İzmir için hangi bağışlarla o muhteşem varlıkları yarattıklarını aktardı.
Şimdi bu varlıkların nasıl adil olmayan bir karar ve ısrarla başkalarına dağıtıldığını özetledi.
Meclis çıt çıkarmadan bunları dinledi. Ve böylece vali ile genişleyen ihtilafın aslındaki niyeti ve uygulamadaki zaafı açıkladı.
 
İzmir halkı, valisini değiştiremez.
Valilerin cesaret kaynağı budur.
Bunu hem İzmir halkı biliyor, hem de İzmir valisinin kendisi...
Dolayısıyla valiler, bulundukları ilin halkına karşı kendilerini sorumlu hissetmezler.
Şimdi kent halkı ile vali arasında yeni bir münasebet fırsatı doğuyor.
Mademki cumhurbaşkanını halk doğrudan seçiyor; cumhurbaşkanın temsilcisi diye illere gönderilen valiler, neden patronu cumhurbaşkanı gibi seçimle işbaşına gelmesinler?
Tam haklılık taşıyan bir yönetim yöntemi budur işte...
Hani Tayyip Bey “seçilmişler, atanmışlardan önemlidir” diyor ya, işte bu sözün tam fırsatı gelmiştir.
Bırakın valileri ilin halkı seçsin, bakın o zaman bunlar olur mu?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN