Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


'Asgari Müştereksizlik’ Üzerine...

Yayınlanma Tarihi : 11 - 06 - 2014 : 13:30
Pazartesi yapılan İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde gelişen diyalogların, gazete sütunlarına yansımış halini okuyunca, “şu talihsiz kentin üzerinde yaşayan tüm tarafların tartışmasız uzlaşabileceği ortak bir meselesi olmaması” karşısında büyük üzüntüye kapıldım...
Ne kadar ayrışmışız, ne kadar kutuplaşıp “birilerinin faziletini bile suç sayabilecek” hale gelmişiz... Getirilmişiz... Oysa İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ortak paydası İzmir’dir. Bu kentin malını-mülkünü korumak, gelişmesi yolunda bir çivi çakmak, işsizliğini dert edinmek, yıllardır vergisini tıkır tıkır alan hükümeti, onun onda birini bile “devlet yatırımı” olarak döndürmemiş hükümete karşı hak mücadelesine girişmek, “ortak ülkü” olarak şekillenmiş olmasına rağmen, bazılarının hala bu kente yapılan haksızlıkların yanında yer almış olmasını, “birer haksızlık alkışçısı” haline gelmiş olmalarını kabullenemiyorum.
Bu kentin tapulu mallarının, hükümet tarafından resmen el konulup, paraya çevrilerek genel bütçeye kaynak olarak yamanmasının, bu kentte doğmasa da doğan insanlar tarafından savunulmuş olmasının mantığını kavrayamıyorum.
 
Partili Olsam Değişir miyim?
Bazılarının, bu kentin hemşerisi olarak değil de, Ankara’dan gelen her kanunun, uygulamanın kayıtsız-şartsız alkışçısı olurken, Allah’ın verdiği aklı-mantığı bile resmen ıskalamış olmasını, bir yerlere koyamazken, “acaba bu insanları, maddi manevi ikbal beklentisi mi bu hale getiriyor, yoksa kendilerinden olmayanların her türlü düşüncesini doğruluğuna-yanlışlığına bakmadan mutlak karşı çıkmak için özel eğitimden mi geçirilmişlerdir?” diye kendi kendime sebep arama içine giriyorum.
Daha da ileriye giderek kendimi de sorguya çekiyorum; Acaba ben de bir gün AKP saflarında yer alsam, bu arkadaşlar gibi düşünür, aklı, mantığı, hemşeriliği çuvala koyup ağzını bağlar, sonra da birilerinin hoşuna giderecek, haneme puan olarak yazmalarını bekleyecek hale gelir miydim...”
Tabii ki yaşamadan bu içsel soruyu cevaplamak zor... Ancak, bir kaç gün içinde “parti söylemlerine ters düşen gerçekleri savunmak, genel merkezin uygun gördüğü parti politikalarının dışına çıkmak, belki de partiye ihanet”ten anında atılacağım da kesindi.
 
Vali Bey’i Anlıyorum da...
İzmir’in mallarına resmen el konulmuşlukta, Vali Mustafa Toprak’ı, “bir gece ansızın Diyarbakır’dan İzmir’e atanmış” olmasının sebebeplerini kendimce irdelediğim zaman anlayabiliyorum. Ya sıfatlarına “İzmir” eklemiş, milletvekilleri, belediye meclis üyeleri ve onlar gibi düşünenleri... Bırakın “anlama”yı, affedemiyorum bile...
Bazıları İzmir’in mallarına el konulmuşluğun gündeme geldiği Büyükşehir Belediye Meclisi’nin “siyaset yeri olmadığını, bu gibi konuların parti il binalarında konuşulması gerektiği”ni söylemiş...
Seçimden sonra siyasetten arınmış, ortak paydası sadece kentin gelişmişliğine, insanlarının mutluluk ve müreffehine odaklanmış insanlar topluluğu olan, örneğine gelişmiş ülkelerde bolca rastladığımız imrendiğimiz bir belediye meclisi benim de özlemimdir.
Bu düşünceyi savunan o arkadaşlara sormak isterim; bu kentin açını doyurmak, dağ köyleri standartlarında yaşayan insanlarına yol, su elektrik götürmek, okullar açmak, çiftçiyi modern tarım alet ve edevatlarıyla tanıştırmak, yoksulluktan okuyamayan çocuklarına kol kanat germek amacıyla mal-mülk edinmiş, gelir düzeni kurmuş yerel bir kurumun mallarına el konulmuşluğu, “yerel parlamento” belediye meclisinde görüşülmeyecek de nerede görüşülecek?
Bu meseleyi CHP ve kendileri dışındaki diğer partilerin “iç meselesi” görüp, kendi sorumluluklarını unutanlara bir kez daha selam olsun...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN