Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bu Yöntem Artık Bayatladı Başkan

Yayınlanma Tarihi : 10 - 06 - 2014 : 12:00
Algı yönetimi kavramına, Karesi Belediye Başkanı Yücel Yılmaz da başvurdu, müdürlerine talimatlar verdi:
-Fiziksel değişikliği yaparken, halk bunu istemiyorsa istemesini sağlayın.
-Dünyada algı yönetimi kuralı var, bunu kullanın.
-Eğer istediğimiz yatırımı yapmakla ilgili insanların negatif düşüncesi varsa, iyi örnekleri ortaya koyup, yatırımı ister hale getirtin.
-İnsanların ne düşünmesi gerektiğini bizim dizayn etmemiz ve bunun için bir planımız olması lazım.
Başkan Yılmaz biliyor mu bilmiyorum ama, bu yönetim modeli oldukça eskidir, mucidi de ABD Savunma Bakanlığı’dır.
Temeli “yanıltmaya” dayanan açılımı da şöyledir:
-Kitlelerin duygu, düşünce, amaç, mantık, istihbarat sistemleri ve liderlerini etkileyerek, seçili bilgilerin yayılması veya durdurulması..
-Bunun sonucunda hedef davranış ve düşüncelerinin, hedefleyenin istekleri doğrultusunda yönlendirilmesi..
-Amaca giden yolda her şeyin mubah görülmesi..
-Kitlelerin hislerinin, güdülenmelerinin, düşünce sistemlerinin etki altına alınması..
-Bilginin belirli çıkarlar uğruna manipüle edilip, hedef kitleyi yönlendirmek amacıyla kullanılması..
Ancak, Başkan Yılmaz’ın fark etmesi gereken önemli bir nokta var.
Algı yönetimi uygulaması artık bayatladı.
Son dönemlerde bu kavramlar kamuoyunda olumsuz çağrışımlar yapmaya başladı.
Onun yerine, kulağa daha hoş gelen ifadeler ve yollar getirildi. 
-Kamu diplomasisi..
-Yumuşak güç..
-İtibar yönetimi..
-İmaj yönetimi gibi..
Hoş.. Kavramların ismi değişikliğe uğramış olsa da, esas itibariyle bu yöntemlerin içeriğinde ve temelde değişen pek bir şey yok.
Sonuç olarak şunu söyleyeyim..
Karesi halkı zayıfsa, zaafları varsa, uygulanacak algı yönetimine mağlup düşebilir.
Yok zayıf değil de güçlüyse, bilgiliyse, o zaman tillahı gelse onları kimse ikna edemez.
 
İzmir 80’lere Dönebilir mi?
Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği’nin (ETİK) hazırladığı 2013 İzmir Turizm Raporu, ilginç tanımlamalar ve bilgilerle dolu.
Oradan bazı alıntıları bir süredir sizlere de aktarıyorum.
Bugün de yine rapordan gidiyorum.
Konumuz da “İzmir turizminin ekonomik ve sosyal hayata etkileri”..
Turizmle az çok ilgilenenler hatırlarlar.
-İzmir, 1980’lere kadar Türkiye turizminin en önemli merkezlerinden biriydi, Antalya’dan daha fazla yabancı ağırlıyordu.
-İzmir o dönemlerde, Türkiye turizminde üretilen iş ve katma değerin neredeyse yüzde 10’luk bölümünü yaratıyordu.
-1980’lerin ortalarından itibaren, turizmi teşvik yasalarının özellikle Güney bölgelerinde hızlı biçimde hayata geçmesi, turizmin ağırlığının kültürel ve tarihi unsurlardan kitle turizmine kayması, İzmir’in öneminin görece azaldığı izlenimini doğurdu.
-Bu hızlı yatırım ve kitle turizmi merkezli büyümede İzmir’in payı yüzde 6-7 bandına indi.
-2000’li yıllar boyunca, özellikle Antalya, Muğla ve son dönemlerde de İstanbul’un gösterdiği hızlı büyüme karşısında İzmir’in ülke turizmindeki payı yüzde 5’ler seviyesine geriledi.
Peki..
Bu tabloya bakarak umutsuz mu kalacağız?
Kentin turizmde yeniden bir ivme yakalaması mümkün olamayacak mı?
Tabii ki olacak, umutsuzluğa da hiç gerek yok.
Çünkü..
İzmir, bugün sahip olduğu değerler ve potansiyellerle, yeniden büyük bir çıkış yakalama aşamasına geldi.
Şehrin ihmal edilen, üzerinde ayrıntılı düşünülmeyen o değerleri ve potansiyeli hayata geçirildiğinde, ki çoğunda yükseliş var, ciddi hareket var, turizmde arzulanan düzeye ulaşılır.
Aşağıda verdiğim oranların arttırılması ve geliştirilmesiyle, 80’li yılların çizgisine dönmek mümkün olabilir.
 
Bu Oranlar Yükselmeli
1- Bugün 1.5 milyon turisti ağırlayan İzmir, Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi trafiğinden yüzde 5 pay ediniyor.
2- Ülkemizin elde ettiği turizm gelirleri açısından, İzmir’in aldığı pay da yüzde 5’i buluyor.
3- Konaklama tesislerinin dağılımında, Türkiye’deki tesislerin yüzde 10’a yakın kısmı İzmir’de yer alıyor.
4- İzmir aynı zamanda Türkiye’deki toplam yatak arzının yüzde 5’lik bölümünü elinde tutuyor.
5- Kent, Türkiye’de faal olan turizm işletmelerinde çalışan insanların yaklaşık yüzde 7’sine hitap ediyor.
6- Konaklama tesislerindeki istihdamın yüzde 4’üne ekmek kapısı oluyor.
7- İzmir, son yıllarda gelişme hızı artan kruvaziyer turizminde de öncü limanlardan birine sahip. Türkiye’nin kruvaziyer yolcu pazarından yüzde 35’lik paya sahip.
8- Sürdürülebilir turizm perspektifinde, ülkemiz turizmini öne çıkaran unsurlardan biri de mavi bayraklı plajlar. İzmir, Türkiye’deki mavi bayraklı plajların yüzde 10’unu bünyesinde bulunduruyor.
9- Çevreye duyarlı tesislerin yüzde 7’si İzmir’de faaliyet gösteriyor.
10- Turizm yatırımları açısından da son yıllarda yeni projelerin gündemde olduğu İzmir, turizm sektörüne verilen yatırım teşvik belgelerinin yüzde 5’ini alıyor.
 
Mesele Selülit Değil ki
-Tuğba Ekinci sahnede 38.yaşını kutlamış, “Bakın hiç selülitim yok, beni selülitsiz izleyebilirsiniz” demiş.
-38 yaşa da, selülite de, selülitsizliğe de dayanırız ama, o ses var ya o ses, asıl ona dayanamıyoruz!..
 
Bilen Yok
-İzmir Kuş Cenneti’ni dünya tanıyacakmış.
-Geçtim dünyayı, şu İstanbul tanısa bile razıyım!..
 
Ya Jakuzi İsterse
-Milli Eğitim Bakanlığı, otellerdeki yıldız uygulaması gibi, özel okulları A, B, C, D diye dört kategoriye ayıracakmış.
-Çocuklar şimdi “jakuzisi, kapalı havuzu olmayan okula gitmem” diye tutturursa, görürsünüz siz A’yı, B’yi!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN