Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Hareketlenen “İzmir Vicdanı” Üzerine...

Yayınlanma Tarihi : 06 - 06 - 2014 : 12:24
Kendime pay çıkarmak gibi olmasın ama; İçinde 5 yıldızlı otellerin de bulunduğu İzmir’in 1.600 küsur tapulu malına, hükümet tarafından satılı-savılmak üzere el konulacağını, tüm hazırlıkların ve kanun maddelerinin buna göre düzenlenmiş olduğunu, valilerin “planlanan işlemi amacına ulaştırmak üzere görevlendirilmiş memurlar” olduğunu aylardır yazıp çiziyorum.
 
Bazılarının, İzmir’in mallarının “dağıtımı” konusunda mutlak hakimiyet ve inisiyatif sahibi olduğunu zannedip, bu konudaki eleştiri oklarının hedefi haline getirdiği Vali Mustafa Toprak’a “haksızlık” yapıldığını, “yanlış hedef” olduğunu, oysa onun üzerine yüklenen “görev”i yerine getirmekten öte İzmir lehine bir şeyler yapma gücünün olmadığını defalarca dile getirdim.
 
Yerel halkın mallarına merkezi hükümetin resmen el koymasına karşı çıkma işinin, sadece İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun üzerine yıkılamayacak kadar büyük, bu kentteki sivil vicdanın sesi olma durumundaki tüm sivil toplum örgüt temsilcilerinin mutlaka harekete geçmeleri gerektiğinin altını defalarca çizdim.
 
Vali Toprak’ın Tutumu Belli...
 
Çok şükür; bu kentin vicdanının temsilcileri, sergilenmekte olan haksızlık karşısında birer ikişer harekete geçti ve sonunda yumruğunu tek yere vurup ses çıkaracak dev bir güç haline geldi. Önce seslerini “itiraz metinleri” olarak kamuoyu ile paylaşan sivil toplum örgütü temsilcileri, ikinci aşama olarak Vali Toprak’ı ziyaret edip, bu kente yapılan haksızlığı yüz yüze anlatma aşamasına kadar geldi.
 
Daha önceki açıklamalarından, bu konuda kendisine soru yöneltilmesine bile tahammülsüzlük gösteren Vali Toprak’ın “İzmir’in vicdan heyeti” üyelerine, “İzmir’in mallarının kanatlanıp uçup gitmediğini, hepsinin yerli yerinde durduğunu, her şeyin sahibinin devlet, dolayısıyla hükümet olduğunu, malların yerelliği diye bir şey tanımadığı”nı uzun cümlelerle anlatıp, konuklarını “ağır bir tatminsizlik ve ikna olmamışlık” içinde uğurlayacağından eminim.
 
Zannediyorum ki; bu kentin saygın isimlerinden oluşan heyet üyeleri de, Vali’ye benzer öngörüler içinde gitmiş olsalar da, bu aşamayı mutlaka uygulanması gereken bir “protokol kuralı” olarak görmekte, “yolculukları”nın devamını getirme kararlılığındadır.
 
Boş bir hayal gibi görünse de, Vali Mustafa Toprak’ın İzmir Heyeti üyelerine; elimizdeki kanun metnini uygulamak dışında yapabileceğimiz bir şey olmadığı için sizi oyalamak istemem. Ortada yanlış olduğunu savunduğunuz bir idari karar var. Buna itirazın yolu da mahkemelerdir. Elimizdeki “el koyma listesi”ni ve yanındaki tüm evrakları, mahkemeye gidecek mercilere en kısa zamanda teslim edeceğiz. Yapılan bir yanlışlık varsa, adalete gereğini yapmak, bize de o kararı uygulamak düşer...
 
Adalete Gideceklerin Önünü Tıkamayın...
 
Ama gel gör ki; İzmir’in valisi, yönetiminde bulunduğu kentin hak arama durumundaki kurum ve kişilerinin eline, mahkemeye götürücekleri, “işte haksızlığın belgesi sayın hakimim...” diyebilecekleri bir belgeyi bile vermiyor... Kusura bakmasın; bu “oyalama taktiğinde”nde iyi niyetin kırıntısını bile bulamasak da ısrar ediyoruz; eğer bir hukuk devletinin valisiyseniz, hukukun yollarını tıkamayınız... Sayın Vali, nacizane önerimdir; daha yaşınız çok genç ve bu memleketin size ve sizin gibi deneyim kazanmış cumhuriyet bürokratlarına ihtiyacı var. Kimsenin eline, “zamanı gelip aleyhinize delil olarak kullanabileceği belge” vermeyiniz... Nasıl olsa gelip bu kentle vedalaşacaksınız... Sizi iyiliklerinizle, eserlerinizle anmak samimi isteğimizdir...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN