Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


''Nafile'' Deklarasyon!...

Yayınlanma Tarihi : 30 - 05 - 2014 : 11:29
İzmir’in 30 ilçesinden 24’ünün belediye başkanı, kapatılan İzmir Özel İdaresi’nin mallarının Hazineye devredilmesine karşı çıkan bir deklarasyon (açıklama) yayınlamış ve “bu kentin yerel servetinin yine bu kentte kalması”nı istemiş.
 
“Büyükşehir Belediyesi ile birlikte 31 ilçenin belediye başkanından 6’sı bu haklı ve yasal isteğe neden katılmamışlar, ya da karşı çıkmamışlardır?” diye soracak olursanız, cevap basittir; onlar ucu nereye varırsa varsın, kime dokunursa dokunsun, mensup oldukları partinin genel yönetiminin her türlü icraatına kayıtsız şartsız alkış tutan AKP’li belediye başkanlarıdır.
 
HT Egeli’nin önceki günkü manşetinde yer alan İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkanvekili Sırrı Aydoğan’ın şu sözü kulaklarımda çınlamaktadır; Siz de İzmirlisiniz, İzmir’in mallarına sahip çıkın...” Bu sözün hedeflerinin ne kadar “İzmirli” olduklarını, bu sözü de üzerlerine almayacaklarını yakından biliriz.
 
Aslında “başkanlar deklarasyon”u, İzmir’in hükümete para kaynağı olmak üzere Ankara’ya doğru “ayaklanan” tapulu mallarının ardından nafile bir çıkıştan ibarettir. Hukuktan başka başvuru yeri kalmamıştır, başkanlara düşen de gereği için harekete geçmektir.
 
Çünkü;
Özel İdare mallarının dağıtımı, “amaçlı ve ustalıkla yazılmış” bir kanun metnine dayanılarak yazılmış bir kanun metni uyarınca İzmir’in elinden alınmıştır. Bu resmen “el koyma”, yaklaşık 150 yıllık bir geçmişe sahip özel idarelerin kuruluş, görev ve mal edinme amaçlarına aykırıdır. Yerele hizmet amacıyla kurulmuş olan idarelerin malları da yerel halkındır, ancak yerel halkın faydasına kullanılabilir.
 
Özel İdare mallarına “el koymaya” zemin hazırlayan kanunun, Türkiye’nin de imza koyduğu “Avrupa Yerel Yönetimler özerklik Şartı”na aykırıdır. İlgili kanun metninin yazanlar, bu aykırılığı bilerek gözardı etmiştir.
 
''Memur Hukukçu'' İşi Değil...
Konuya hakim hukukçular, mahkemelere yapacakları itiraz başvurularına neler eklerler bilemem. Ama itiraz edecek belediye yönetimlerinin, itiraz hazırlıklarını yaparken, işi “memur hukukçulara talimat”ın ötesinde düşünmelerini, bu ülkenin yetkin hukukçularıyla birlikte deneyimli hukuk fakülteleri hocalarından da yardım almalarının gereği ortadadır.
*
Maalesef; muhalefet partilerine “bu kanun çıkarken nerelerdeydiniz de, iş işten geçtikten sonra itiraz ediyorsunuz?” gibi eleştiriyi yöneltemiyorum. Çünkü bu kanun metni, hükümetin “önümüzdeki yerel seçimlerde mevcut belediye başkanlıklarını korumayı, özel idare mallarını Ankara inisiyatifine alıp paraya çevirme” amacına uygun olarak yazılmış, kendi vekillerinin oylarıyla kanunlaşmıştır.
Bu noktada muhalefetin yapacağı tek şey, Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaktı. Nitekim o başvuru yapılmış, Yüksek Mahkeme kanun metnini “anayasaya aykırı” bulmamıştır.
 
Geçtiğimiz yerel seçim sonuçları gösterdi ki; “amaçlı kanun”, hedefi “tam 12’den vurmuş”tur. 
 
 
İşte Bizim ''Hukuk Devleti''miz...
Uzun süreceği kesin gibi görünen hukuki süreç tamamlanana kadar İzmir’in malları “yeni sahipleri”ni bulur mu bulmaz mı bilemem. Ancak şunu bilirim; diyelim ki mahkeme süreci Anayasa Mahkemesi’ne kadar ulaştı, ortaya da “yerelin mallarının yerel idarelere devredilmesi” gibi bir kadar çıktı. O karar çıkana kadar da, değeri yaklaşık 6.5 milyar lira olarak tahmin edilen gayrimenkuller de satıldı. Kanunlarımızdan ilgili metin diyor ki; “Anaya mahkemesi kararları geriye dönük işlemez...”
 
Yani; kanunsuzluğu ortaya konsa da, yapanın yaptığı yanına kar kalır, her türlü “anayasaya aykırı işler” de sineye çekilir. İşte, bizim “hukuk devleti”miz...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN