Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


‘Dağıtım’ Değil, El Koyma!...

Yayınlanma Tarihi : 28 - 05 - 2014 : 13:19
İzmir Valisi Mustafa Toprak, aylardır tartışma konusu olan İzmir Özel İdaresi’nin malları konusunu netleştirdi ve “satılıp-savılıp genel bütçeye kaynak olması amacıyla toptan hanizeye devredildiğini” açıkladı. Tam da beklendiği gibi...
 
Kurtla kuzu hikayesini bilirsiniz... Kuzu dere kenarında suyunu içmekte iken bir kurt çıka gelir ve suyun kaynak tarafında su içmeye koyulurken bir yandan da kuzuyu “uyarır”; “Bak... Suyumu bulandırıyorsun!...” Zavallı kuzu “sen derenin üst, ben alt tarafındayım. Senin suyunu nasıl bulandırırım” gibi saf bir savunmaya girse de sonunda kurda yemek olmaktan kurtulamaz. Çünkü kurt kuzuyu yemeyi kafasına koymuştur...
 
Biz saf İzmirliler’in “masumane savunması” da aynen hikayede olduğu gibi... İzmir’in malları, Trabzon’a, Kayseri’ye, Konya’ya “yol-su-köprü” olmak üzere Hazine’ye, oradan da “satılıp-savılmak” üzere, “İzmir milletvekili” sıfatını taşıyanların alkışları arasında Özelleştirme İdaresi’ne devredilip, genel bütçeye gelir olarak yazılacaktır ve gereği de yapılmıştır...
 
Özel idarelerin kuruluş amacına aykırı...
 
Bugüne kadar bu konuda çok yazı yazdım ama yine de içimde, büyükşehirlerin görev ve hizmet alanlarını genişleten kanun kapsamında kapatılan özel idarelerin mallarının, şu veya bu şekilde yerelde kalması mantığının hatırlanacağı, “dağıtım” sırasında “özel idarelerin kuruluş amaçları, hizmet alanları, gelir getirecek mal edinme sebepleri”nin gözardı edilemeyeceği gibi.
 
“Kurt kuzuyu yemeden sahibin çıkageleceği”, “Trabzon, Kayseri, Konya özel idarelerinin mallarını oraların büyükşehir belediyelerine doğrudan devrederken, İzmirliler’in günahı ne?” diyebilecek birinin çıkabileceği gibi...
 
Ama Olmadı... Ama Olmadı...
Bu uygulama bir kez daha apaçak ortaya koydu ki; İzmir’e kesilen “iktidar cezaları” bitmek bilmiyor. Son 10 yılda hükümete 280 milyar liraya yakın vergi ödeyip, 10 yılda satece 16.5 milyar liralık devlet yatırımı alabilen İzmir, sonunda tapulu mallarını da kaybetmiştir.
 
Konuyla ilgisi ve bilgisi olmayanlara hatırlatırım; “Ak belediyecilik”in tercih edildiği bir çok ile yapılan devlet yatırımları, o il genelinde ödenen vergilerden fazladır, veya ödenen toplam vergi miktarına çok yakındır.
Ak belediyecilik-kara belediyecilik...
 
Vali Bey’in, “İzmir’in malları toptan Hazine’ye devredilmiştir” kararını açıkladığı toplantıda, bir gazetecinin “Trabzon Özel İdaresi’nin malları Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ne verilerken...” şeklindeki bir sorusuna verdiği cevabındaki “mantık” enteresandır: “Bu durum olabilir. Her yerde aynı olsaydı, İzmir’in adı Trabzon, Trabzon’un adı da İzmir olurdu. Bak böyle bir şey yok. Sizin adınız farklı benim adım Mustafa... Örnek gösterilme konusu yanlıştır...”
 
“Doğru yorum”a ne denir?.. Trabzon’da “Ak belediyecilik” var, İzmir’de “Kara belediyecilik...” Hiç aynı şey olur mu?
 
Bir de; Vali Toprak her ne kadar “kurduğumuz Dağıtım Komisyonu kendi inisiyatifi ile hareket etmiştir” demeye getirse de, kusura bakmasın günümüz şartlarında buna inanmak güçtür. 
 
Geldiğimiz noktada işin özü şudur; Hükümet İzmir’in tapulu mallarına resmen el koymuştur ve bundan sonrası hukuka ve hukukçulara emanettir. Not: Bu yazı asla bir “muhalefet olsun” yazısı değildir.  Sade bir İzmirli’nin şartlar elverdiğince “özgür”, kişisel değerlendirmelerinden ibarettir, içimden gelenlerin sadece yüzde 1’idir...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN