Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


TOBB Kürsü mü; Ring mi?

Yayınlanma Tarihi : 24 - 05 - 2014 : 14:42
Önceki gün TOBB’da yaşanan olay bir hayret manzarasıdır. Danıştay kürsüsünden çok daha ağır ölçekli bir müdahale biçimidir. Bugüne kadar benzeri yaşanmamıştır.
TOBB bir tartışma zemini midir; yoksa bir siyaset ringi mi?
Kürsüye çıkan konuşmacı makam avantajını, istediği gibi kullanma keyfiliğini bir itham ve teşhir zeminine dönüştürme hakkına sahip midir?
Yani açıkçası TOBB, geleneği olmayan, sıradan ve keyfe tabi bir kuruluş mudur ki, siyasetin emrine girmiş manzarayı kurumsal iftiharı haline getirmiştir.
*
TOBB, Demokrat Parti’nin eseridir.
Celal Bayar tarafından kurulmuştur. İlhamını İttihat Terakki’den ve Kara Kemal yönetimindeki esnaf cemiyetinden almıştır.
Bayar, TOBB’u kurarken siyaseti bu kuruluşun içine sokmamak için çırpınmıştı. Oysa o günlerde bastonuna sedeften  DP amblemi işletmişti.
Bu kuruluşun başına Vehbi Koç’u getirmek istedi. O tarihte Vehbi Koç, CHP’nin en has adamıydı. TOBB’a siyaset bulaştırmamak isteyişinin en isabetli örneği budur.
*
TOBB toplantılarında misafirler en üst düzeyde itibar ve hürmet bahsiyle karşılanır, konuk edilirdi. 
Eleştirisine saygı duyulur ve kendisine teşekkür edilirdi.
Ya şimdi?
İzaha hacet yok; her şey gözler önünde ve televizyon ekranlarında izlendi. Yurttaş olanı biteni kulaktan duymuyor ve gözleriyle görüyor.
*
TOBB Kongresinde başbakan kuralın dışına çıkıyor. Protokole göre en son konuşması gerekirken direktif verip konuşmasını öne aldırıyor.
Anlaşılıyor ki, Tayyip Bey, Kemal Beyi dinlemeyecektir. Son sözü söyleyen adam hükmünü yerine getirecek ve salondan ayrılacaktır.
Ancak bu sahnenin taçlandırılması için Kemal Bey’e şahsen çatan bir de mizansen eklenmesinde yarar vardır.       Bu mizansen de uygulanır.
*
Peki, işin ayıp tarafı nedir?
İşin ayıp tarafı, Tayyip Bey’in hemen çekip gitmesidir. Çünkü Kemal Bey’i küçümseme senaryosuna kendini kaptırmış olabilir.
Ama asıl ayıp, protokoldeki ünlü, unvanlı ticaret erbabı ve sanayi kadrosunun bir darüşşifadan boşanır gibi, salonu terk eden kaba davranıştır.
Hele hele, Rıfat Bey’in mütebessim (hatta beşuş) çehresi     hiç de münasip olmamıştır.
Rıfat Bey, siyaset sıkışınca başbakanlık, cumhurbaşkanlığı, parti başkanlığı için akla gelen isimlerdendir. Bu manzara, bu bahisteki liyakat tesellisinin isabetsiz olduğunu göstermiştir.
Bu bir yaranma iştiyakı olabilir. Ya da paçası tutuşmuş tüccar korkusunun kontrolsüz tezahürü de olabilir.
Telaşın mahiyeti ne olursa olsun, bu toplu terk hurucu TOBB’a ve/veya TOBB mensuplarına hiç yakışmamıştır.
*
Kemal Bey’in yerinde olsam, o “hurra”lı boşalma sahnesini tekrar seyrederim. O kadrodakileri saptar ve kendilerine yazılı bir protokol hatırlatması yaparım. Medeni nezaketten, mesleki hareket terbiyesine kadar her eylemlerini yüzlerine vuran bir mektup yazar ve şahıslarına gönderirim.
Bu mektubu yırtıp atacak cesarette olanı kolay çıkmaz...
*
Hazreti İbrahim, Nemrut’un ateşinde yanıyormuş. Karıncanın biri da taşıyabileceği kadar suyu sırtına alıp yangını söndürmek için yola koyulmuş.
Nemrut’un askerleri, karıncayla alaya başlamışlar: “Bu suyla neyi söndürebilirsin ki?”demişler.
Karınca gururla cevaplamış: “Önemli olan o değil, maksat safım belli olsun...”
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN