Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Dolandırılmamak İçin Okuyun

Yayınlanma Tarihi : 24 - 05 - 2014 : 14:41
Dolandırılma haberleri yine sıklaşmaya başladı.
Dolandırıcıların yöntemleri çözüldükçe, yeni formüllerle yine işlerine devam ediyorlar, dur-durak bilmiyorlar.
En fazla da, 155 numaralı polis telefonundan arayarak tuzağa düşürüyorlar.
Kendilerini polis ve savcı gibi tanıtıp, hesap boşaltıyorlar.
Son dönemlerde en sık rastlanan dolandırıcılık yöntemini iki yıl kadar önce de yazmıştım, ancak gelişmeler üzerine tekrar etmeyi uygun gördüm.
 
Bu aldatmaca Birebir Şöyle İşliyor:
*
- Dolandırıcı, internetten indirdiği programla numarasını “155” olarak değiştirip, kurbanını arıyor.
- “Polis İmdat” hattından arandığını sanan vatandaş, “hesabının olduğu bankaları” söylüyor.
- Dolandırıcı, “Bankanızla birlikte çalışıyoruz. Operasyonda sonuca ulaşmamızda bankanız da yardım ediyor” diyor.
- Yanında bulunan çete üyesi, internetten o bankanın telefon numarasını temin ediyor.
- Telefonda kurbanını oyalayan dolandırıcı, “Sizi biraz sonra bankanızdan arayacaklar. Gerekli talimatı verdik. Yardım edin” diyerek, güven kazanıyor.
- Telefonda vatandaşla uzun uzun konuşan dolandırıcı, bilgileri alıp telefonu kapatıyor.
- Banka numarasını temin eden ikinci çete üyesi devreye giriyor.
- Aynı sistemi kullanarak bankanın numarasıyla mağduru arıyor.
- Polisin bilgi verdiğini, hesapları güvenli bir hesaba aktarmaları gerektiğini belirtiyor.
- Kendisini arayan numarayı kontrol eden vatandaş, numaranın bankasına ait görünmesi üzerine parasını dolandırıcıya ait hesaba aktarıyor.
*
 
Bu Şistem Böyle İşliyor.
Fakat bir başka yöntem daha var.
O da şu şekilde çalışıyor:
*
- Vatandaşa “Türk Polisi Siber Suçlarla Mücadele Bölümü” başlıklı bir mail gönderiliyor.
- Yasadışı işlem yaptıkları için bilgisayarlarının kilitlendiği bilgisi veriliyor.
- Kilidin kaldırılması için 200 lira ödeme yapılması isteniyor.
*
Sakın Ola Bunlara Kanmayın.
Ne 155’li ve bankalı numaralara, ne de maille gönderilen sahte bilgilere..
Aklınızda bulunsun, polis asla telefonda işlem yapmaz.
Böyle bir durumla karşılaştığınızda, derhal en yakın Polis Merkezi’ne gidip bilgi verin, dolandırıcılara kapılmayın.
 
‘Timsah’ımı Kaybettim
 
Dün öğle saatlerinde sevgili arkadaşımız Süleyman Alasya’nın ani ölümü haberiyle yıkıldık kaldık.
Kimse duyduklarına inanamadı, bu ani vefatı Süleyman’a yakıştıramadı.
Çünkü, gayet iyi biliyorduk ki, son güne kadar oldukça sağlıklıydı, kendisine her zaman çok iyi bakardı, en sağlıklı ürünleri tüketmek için titizlik gösterirdi.
 
Ama, ölüm kapıyı çaldığında bunların hiçbir değeri kalmıyor galiba..
Yaşamına, vücuduna, ruhuna bu denli hassasiyet gösteren dostumuz, kalbinin ona oynadığı oyunla hayatını bir anda kaybediverdi, yakalandığı krizi atlatamadı.
 
Süleyman ile aramızda bir takma ismimiz vardı.
İkimiz de birbirimize “Timsah” derdik.
Birbirimize sürekli takıldığımız Hürriyet’teki günlerimizden kalma bir alışkanlıktı.
En son konuşmamızı ise 15 gün kadar önce yaptık.
Telefonda beni ziyarete geleceğini ve Altay dergisi için röportaj yapmak istediğini söyledi.
“Tamam, ne zaman istersen yaparız” dedim.
Kısmet olmadı, melekler onu yanlarına çağırdı.
Biliyorum ki gittiği yerde ışıklar içinde yatacaktır.
Allah ailesine ve sevenlerine sabır versin.
 
Didim’e Cezaevi Komedisi
 
Aklı başında hiç kimsenin önereceği bir şey değildi bu..
Turistlerin kaynadığı, turizmin gözbebeği bir ilçeye, sen git, üstelik de denize sıfır bir yere, cezaevi kur..
Memlekette başka yer kalmamış gibi, en kıymetli bölgeye hapishane aç!..
Bu düşünceyi aklına getirene bile burun kıvrılır, “hadi ordan ya, olur mu öyle şey” denilerek gülüp geçilir.
Ama burası Türkiye..
Hiç bir şeye gülünemez.
Çünkü, gülünen pek çok konu insanın başına gelir.
Nitekim Didim’in de geldi.
Adalet Bakanlığı ilçeye cezaevi yapma kararı aldı.
Bunun için de, denize sıfır 4 bin dönümlük hazine arazisini Maliye Bakanlığı’ndan istedi.
Yani, iş gayet ciddiydi.
Ortada gülünecek bir durum yoktu.
Hatta aksine, tam bir kabus oluşmuştu.
Neyse ki, başta belediye başkanı olmak üzere, CHP’li ve AK Parti’li vekiller ile sivil toplum örgütleri sağduyulu çıktılar da, Ankara’ya verdikleri tepkilerle kararı değiştirttiler.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ı cezaevi fikrinden caydırdılar.
Bu iptalde, Aydın AK Parti milletvekillerinin etkisinin büyük olduğunu düşünüyorum.
Çünkü, tepkilerde CHP’liler yalnız kalsalardı, Ankara onları ciddiye almaz, hatta tersini bile yapmayı amaçlardı.
Fakat AK Parti’lilerin de yoğun itirazı, durumun ciddiyetini ortaya koydu.
Bu çaba içinde yer alan herkesi kutlarım.
Ortak aklın ve ortak mücadelenin ne kadar güçlü bir sonuç verdiğini hepimize göstererek, Didim’i bu saçmalıktan kurtardılar.
 
Adı Küçük Kendi Büyük
 
Bakmayın siz adının “Küçük Kulüp” olduğuna..
Aslında kendi çok önemli ve kaliteli işler yapıyor, adı büyük büyük olanlardan çok daha fazla etkinlikler gerçekleştiriyor.
İzmir Alsancak’taki tenis kulübü “Küçük Kulüp”ten bahsediyorum.
Sevgili kardeşim Emre Sarıgedik’in başkanlığındaki dinamik yönetim, yerinde duramıyor ve devamlı bir organizasyon peşinde koşuyor.
Şimdi de “Hayatın İçinden Söyleşileri” başlattılar.
Bu söyleşiler kapsamında dün gece, son dönemin en önemli aktörlerinden biri haline gelen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nu ağırladılar.
Bu toplantıların devamı da gelecek tabii..
Üstelik gündem yaratan konuklarla..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN